Donald Trump'ın İran'a yönelik 'maksimum baskı' politikası, Amerikan hanelerinin cebinden fazladan 59 milyar dolar çıkmasına neden oldu. Uzmanlar, bu rakamın ABD'li her bir aile için ortalama 450 dolarlık ek bir yakıt maliyeti anlamına geldiğini belirtiyor. Trump döneminde uygulanan yaptırımlar ve askeri gerilim, küresel petrol fiyatlarını yukarı çekerken, Amerikalı tüketiciler bu durumdan doğrudan etkilendi. 2020 yılında ortalama vergi iadesinin 380 dolar arttığı düşünüldüğünde, hanelerin yakıt harcamalarındaki artış bu iadeyi neredeyse tamamen sildi.
İran politikasının perde arkası
2018 yılında ABD'nin nükleer anlaşmadan tek taraflı çekilmesiyle başlayan süreç, İran'a yönelik yaptırımların yeniden uygulanmasına ve petrol ihracatının sınırlandırılmasına yol açtı. Trump yönetimi, İran'ı diplomatik ve ekonomik olarak izole etmeyi hedeflerken, bu politikalar küresel petrol arzında daralmaya neden oldu. Özellikle 2019 yılında Suudi Arabistan petrol tesislerine düzenlenen saldırılar ve Körfez'de artan gerginlik, petrol fiyatlarını hızla yükseltti. Amerikan Enerji Enformasyon İdaresi verilerine göre, ABD'de benzin fiyatları 2017'de galon başına ortalama 2,42 dolar iken, 2019'da 2,64 dolara yükseldi. Bu artış, özellikle düşük gelirli haneler için ciddi bir yük oluşturdu. Uzmanlar, Trump'ın İran politikasının ABD ekonomisine toplam maliyetinin 100 milyar doları aştığını tahmin ediyor.
Öte yandan, İran'a uygulanan yaptırımların petrol fiyatları üzerindeki etkisi sadece ABD ile sınırlı kalmadı. Avrupa ve Asya ülkeleri de artan enerji maliyetlerinden etkilendi. Özellikle Çin ve Hindistan gibi büyük petrol ithalatçıları, İran petrolünün piyasadan çekilmesiyle alternatif tedarikçilere yönelmek zorunda kaldı. Bu durum, küresel petrol piyasasında dengesizliklere yol açtı.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD'nin İran politikası, Ortadoğu'da tansiyonu yükseltti ve bölgesel güç dengesini etkiledi. Suudi Arabistan ve İsrail gibi ABD müttefikleri, Trump'ın sert tutumunu desteklerken, Avrupalı müttefikler anlaşmadan çekilmeye karşı çıktı. Avrupa Birliği, İran'la ticareti sürdürmek için INSTEX adlı özel bir ödeme mekanizması kurdu ancak bu mekanizma sınırlı kaldı. ABD'nin İran'a yönelik politikaları, aynı zamanda Venezüella ve Rusya gibi diğer petrol üreticisi ülkelerle ilişkilerini de etkiledi. Petrol fiyatlarındaki artış, Rusya'nın bütçe gelirlerini artırdı ve Moskova'ya daha fazla manevra alanı sağladı. ABD'nin İran'a yönelik yaptırımları, ayrıca küresel enerji güvenliği tartışmalarını alevlendirdi ve alternatif enerji kaynaklarına yönelimi hızlandırdı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump'ın İran politikası, Türkiye'yi doğrudan etkilemiştir. Türkiye, İran'dan doğal gaz ve petrol ithal eden bir ülke olarak yaptırımlardan olumsuz etkilenmiş, enerji maliyetleri artmıştır. Ayrıca ABD'nin İran'a yönelik baskısı, Türkiye'nin komşusuyla ticaretini zorlaştırmış ve iki ülke arasındaki ilişkilerde gerilime neden olmuştur. Türkiye, ABD'nin İran yaptırımlarına katılmayarak kendi enerji güvenliğini önceliklendirmiş, ancak bu durum Washington ile Ankara arasında zaman zaman sürtüşmeye yol açmıştır. Küresel petrol fiyatlarındaki artış, Türkiye'nin cari açığını büyütmüş ve enflasyonist baskıları artırmıştır. Dolayısıyla, ABD'nin İran politikası sadece Amerikalı tüketicilere değil, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkelere de önemli maliyetler yüklemiştir.