ABD eski Başkanı Donald Trump, Yemen'deki Husi isyancıların Kızıldeniz'deki saldırılarıyla petrol fiyatlarını yükseltmeye çalıştığını ve bunu İran'ın talimatıyla yaptığını öne sürdü. Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada, "Husiler, İran'ın emriyle petrol fiyatlarını fırlatmaya çalışıyor. Bu, dünya ekonomisine yönelik bir tehdittir" ifadelerini kullandı. Açıklama, Husilerin Kızıldeniz'deki ticari gemilere yönelik saldırılarını artırdığı ve küresel deniz taşımacılığını sekteye uğrattığı bir dönemde geldi.
Arka Plan: Kızıldeniz'de Artan Gerilim
Husi milisleri, Kasım 2023'ten bu yana Kızıldeniz ve Bab el-Mendeb Boğazı'nda İsrail bağlantılı olduğunu iddia ettikleri ticari gemilere yönelik saldırılar düzenliyor. Bu saldırılar, İsrail'in Gazze'ye yönelik askeri operasyonlarına tepki olarak başladı. Ancak saldırıların hedefi zamanla genişleyerek, bölgedeki deniz ticaretini ciddi şekilde etkiledi. Birçok uluslararası deniz taşımacılığı şirketi, rotalarını Afrika'nın güneyindeki Ümit Burnu'na yönlendirmek zorunda kaldı. Bu durum, nakliye sürelerini ve maliyetlerini önemli ölçüde artırdı.
ABD ve Birleşik Krallık liderliğindeki koalisyon güçleri, Husilerin askeri kapasitesini zayıflatmak için Yemen'deki hedeflere hava saldırıları düzenledi. Ancak bu saldırılar, Husilerin elindeki İran yapımı füzeler ve insansız hava araçlarıyla gemilere yönelik tehdidi tamamen ortadan kaldıramadı. Husi yetkililer, İsrail'in Gazze'deki saldırıları durana kadar Kızıldeniz'deki eylemlerini sürdüreceklerini açıkladı.
Trump'ın açıklaması, İran'ın bölgedeki vekil güçler üzerindeki etkisine dair uzun süredir dile getirilen iddiaları yeniden gündeme getirdi. Tahran yönetimi, Husilere doğrudan silah ve istihbarat desteği sağladığı yönündeki suçlamaları reddediyor. Ancak Birleşmiş Milletler uzmanları, Husilerin kullandığı silahların büyük ölçüde İran menşeli olduğunu ve parçalarının İran'dan geldiğini tespit etmişti.
Petrol Fiyatları ve Küresel Ekonomik Etkiler
Kızıldeniz'deki gerilim, küresel petrol piyasalarını doğrudan etkiliyor. Bölge, dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 12'sinin geçtiği bir koridor. Saldırıların yoğunlaşması, petrol fiyatlarında dalgalanmalara yol açıyor. Brent petrolün varil fiyatı, son haftalarda yaşanan saldırıların ardından zaman zaman yükseliş gösterdi. Uzmanlar, Husilerin eylemlerinin sürmesi halinde arz endişelerinin artacağını ve fiyatların daha da tırmanabileceğini belirtiyor.
Trump, açıklamasında ayrıca mevcut ABD yönetimini, Husilere karşı yeterince sert tedbir almamakla eleştirdi. Trump, "Biden yönetimi zayıf bir görüntü çiziyor. İran ve vekilleri bunu fırsat biliyor. Ben başkan olduğumda İran'a azami baskı uygulamıştım ve Husiler bu kadar cesaret edemiyordu" dedi. Trump'ın bu sözleri, kasım ayında yapılacak ABD başkanlık seçimleri öncesinde dış politika konusunu yeniden gündeme taşıma çabası olarak yorumlandı.
Beyaz Saray'dan henüz Trump'ın açıklamalarına yönelik resmi bir yanıt gelmedi. Ancak ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, Husilerin saldırılarının İran'ın bölgedeki istikrarsızlaştırıcı faaliyetlerinin bir parçası olduğunu belirtmişti. İran Dışişleri Bakanlığı ise suçlamaları "asılsız" olarak nitelendiriyor ve Husilerin bağımsız hareket ettiğini savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kızıldeniz'deki gerilim, Türkiye'nin dış ticareti ve enerji güvenliği açısından doğrudan sonuçlar doğuruyor. Türkiye'nin Afrika ve Asya ile deniz ticaretinin önemli bir kısmı Süveyş Kanalı ve Kızıldeniz üzerinden yapılıyor. Saldırılar nedeniyle rotaların değişmesi, Türk ihracatçıları için navlun maliyetlerini artırıyor ve teslimat sürelerini uzatıyor. Ayrıca, petrol fiyatlarındaki olası bir artış, enerji ithalatçısı konumundaki Türkiye'nin cari açığını ve enflasyonunu olumsuz etkileyebilir. Türkiye, bölgede istikrarın sağlanması için diplomatik girişimlerde bulunabilir. Ancak İran ve Husilerle ilişkileri dengede tutma çabası, Ankara'nın tutumunu şekillendirecek.