ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik ekonomik baskıyı artırmak amacıyla Hürmüz Boğazı'ndan geçen tüm kargolara yüzde 20 oranında bir geçiş ücreti uygulama planını, yürürlüğe girmesine saatler kala geri çekti. Ancak Trump yönetimi, İran limanlarına yönelik deniz ablukasını sürdürürken İran'a karşı hava saldırılarını da yoğunlaştırdı. Salı günü yaptığı açıklamada Trump, "Hürmüz Boğazı ücreti fikrinden geçici olarak vazgeçtik, ancak İran'ın petrol ihracatını sıfıra indirme hedefimizden vazgeçmedik" ifadelerini kullandı. Bu karar, uluslararası piyasalarda petrol fiyatlarının bir süreliğine istikrar kazanmasına yol açarken, İran yönetimi ABD'nin savaş gemilerine karşı misilleme tehdidinde bulundu.
Plan neden iptal edildi?
Trump yönetiminin Hürmüz Boğazı için düşündüğü yüzde 20'lik vergi, küresel petrol ticaretinin yaklaşık üçte birinin geçtiği bu stratejik su yolunda ciddi bir tıkanıklık yaratma potansiyeli taşıyordu. Beyaz Saray kaynaklarına göre plan, hem ABD'nin müttefiklerinden hem de küresel nakliye şirketlerinden gelen yoğun itirazlar üzerine askıya alındı. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Japonya gibi ülkeler, bu verginin küresel ekonomiyi derin bir resesyona sürükleyeceği uyarısında bulunmuştu. Buna karşılık Trump, İran'a yönelik askeri baskıyı artırarak Tahran yönetimini müzakere masasına çekmeyi hedefliyor. ABD Merkez Kuvvetleri Komutanlığı (CENTCOM), son 48 saat içinde İran'ın askeri tesislerine yönelik altı ayrı hava saldırısı düzenlendiğini doğruladı.
Bölgesel ve küresel boyut
Hürmüz Boğazı'nda yaşanan bu gelişmeler, küresel enerji güvenliği açısından kritik bir döneme işaret ediyor. İran, boğazın kontrolünü elinde tutan en önemli aktörlerden biri olarak, ABD'nin deniz ablukasına karşı alternatif stratejiler geliştiriyor. Uzmanlar, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı mayınlayarak veya deniz kuvvetleriyle taciz ederek misilleme yapabileceği uyarısında bulunuyor. Bu durum, başta Çin ve Hindistan olmak üzere Asya'nın enerji ithalatçısı ülkeleri için büyük bir risk oluşturuyor. Ayrıca, ABD'nin İran'a yönelik hava saldırılarının sivil kayıplara yol açması, bölgede yeni bir göç dalgasını tetikleyebilir. Birleşmiş Milletler, tarafları itidale çağırırken, Rusya ve Çin ABD'nin tek taraflı eylemlerini kınadı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile hem kara hem de deniz sınırına sahip olması nedeniyle Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimden doğrudan etkileniyor. İran'a yönelik yaptırımların sıkılaşması, Türkiye'nin İran'dan yaptığı doğalgaz ve petrol ithalatını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Basra Körfezi'ndeki bir çatışma, Türkiye'nin enerji tedarik rotalarını tehdit ederken, bölgedeki Türk şirketlerinin ticari faaliyetlerini de riske atıyor. Türkiye, bu krizde arabulucu rolü oynamaya çalışsa da, ABD'nin İran'a yönelik maksimum baskı politikası Ankara'nın manevra alanını daraltıyor. Öte yandan, Türkiye'nin Libya ve Doğu Akdeniz'deki enerji politikaları da Körfez'deki gelişmelerden bağımsız değil.