İsrail'in kuzey sınırında, Lübnan sınırının hemen bitişiğinde bulunan ve eski ABD Başkanı Donald Trump'ın adını taşıyan Trump Heights yerleşimi sakinleri, yeni yönetimin İran'la nükleer anlaşma arayışından rahatsız olsalar da Trump'a olan desteklerini kaybetmemiş durumda. İsrail hükümeti tarafından 2019 yılında Trump'ın onuruna kurulan bu küçük yerleşim, bölgedeki jeopolitik dengelerin ve ABD-İsrail ilişkilerinin sembolik bir göstergesi haline geldi.
Trump Heights'ın kuruluşu ve sembolik anlamı
Trump Heights, İsrail'in Golan Tepeleri'ndeki Kela'alyan yerleşiminin yakınlarında, 2019 yılında dönemin Başbakanı Binyamin Netanyahu tarafından Trump'ın Golan Tepeleri'nde İsrail egemenliğini tanımasının ardından kuruldu. Yaklaşık 10 aileden oluşan bu küçük yerleşim, aslında sembolik bir jest olsa da, İsrail'deki sağcı çevreler için ABD'nin bölgedeki duruşunun bir yansıması olarak görülüyor. Trump döneminde Kudüs'ün İsrail'in başkenti olarak tanınması, büyükelçiliğin taşınması ve İran nükleer anlaşmasından çekilme gibi adımlar, İsrail'deki birçok yerleşimci için ABD'nin güvenilir bir müttefik olduğu algısını pekiştirmişti.
Ancak Joe Biden'ın başkanlık koltuğuna oturmasıyla birlikte, Washington'un İran'la yeniden nükleer müzakerelere başlaması, Trump Heights sakinlerinde tedirginlik yarattı. Yerleşimciler, Biden yönetiminin İran'a karşı daha yumuşak bir politika izlemesinin, İsrail'in güvenliğini tehdit edeceğini düşünüyor. Buna rağmen, Trump'a olan hayranlıklarını koruyan sakinler, isimlerini taşıdıkları eski başkanın politikalarını özlemle anıyor.
İran nükleer anlaşması ve İsrail'in endişeleri
Biden yönetimi, 2015'te imzalanan ve Trump'ın 2018'de çekildiği Kapsamlı Ortak Eylem Planı'nı (JCPOA) canlandırmak için İran'la dolaylı müzakereler yürütüyor. İsrail ise anlaşmanın İran'ın nükleer programını yeterince kısıtlamadığı, balistik füze kapasitesini ve bölgesel vekil güçlerini engellemediği gerekçesiyle karşı çıkıyor. Trump Heights sakinleri de aynı görüşü paylaşıyor: “Anlaşma İran'a sadece daha fazla para ve zaman kazandıracak, nükleer bomba yapmalarını engellemeyecek,” diyor bölge sakinlerinden biri.
İran'ın nükleer faaliyetlerini hızlandırdığı ve uranyum zenginleştirme seviyesini yükselttiği bir ortamda, İsrail'in güvenlik endişeleri de artmış durumda. Ancak Trump Heights'taki destek, ABD siyasetindeki kutuplaşmanın İsrail'e yansıması olarak da okunabilir. Biden yönetimine mesafeli duran bu yerleşimciler, Trump'ın politikalarının İsrail için daha güvenli olduğunu savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump Heights örneği, ABD'nin Ortadoğu politikasındaki dönüşümün ve İsrail'deki yerleşimci psikolojisinin bir yansımasıdır. Türkiye, bölgesel politikasını şekillendirirken ABD-İsrail-İran üçgenindeki bu tür sembolik ve psikolojik dinamikleri dikkate almalıdır. Biden yönetiminin İran'la anlaşması Türkiye'nin enerji güvenliğini ve Suriye ile Irak'taki nüfuz alanlarını etkileyebilir. Ayrıca, İsrail'de Trump'a duyulan bu bağlılık, İsrail siyasetindeki sağ eğilimin kalıcı olduğunu ve bölgesel dengelerin Türkiye aleyhine bozulabileceğini göstermektedir. Dolayısıyla Türkiye, hem diplomatik temaslarını artırmalı hem de olası bir İran anlaşmasının bölgesel yansımalarına karşı hazırlıklı olmalıdır.