Küba Parlamentosu, ülkenin son otuz yılın en derin ekonomik kriziyle boğuştuğu bir dönemde, Başbakan Manuel Marrero'nun 'stratejik etki' olarak nitelendirdiği kapsamlı bir reform paketini onayladı. Marrero, önlemlerin sosyalist sistemi terk etmek değil, aksine korumak amacı taşıdığını vurguladı. Paket, özel sektörün genişletilmesi, devlet işletmelerinde reform ve yabancı yatırımın teşviki gibi unsurları içeriyor. Ülkede akaryakıt, gıda ve ilaç kıtlığı had safhada; elektrik kesintileri günlük yaşamı felç ediyor.
Gelişmenin Arka Planı
Küba, 2020'den bu yana pandemi, ABD ambargosunun sertleşmesi ve turizm gelirlerindeki çöküşle ağırlaşan bir ekonomik darboğazdan geçiyor. Enflasyon üç haneli rakamlara ulaşırken, Küba pesosu karaborsada resmi kurun yüzde 10'undan daha düşük işlem görüyor. Hükümet, 2021'de özel küçük ve orta ölçekli işletmelere izin vermiş, ancak bürokratik engeller ve yüksek vergiler nedeniyle beklenen canlanma sağlanamamıştı. Yeni reform paketi, devlet işletmelerine daha fazla özerklik tanımayı, zarar eden şirketleri kapatmayı ve tarımda özel üreticilere daha fazla alan açmayı öngörüyor. Marrero, 'Sosyalizmi savunmak için onu daha verimli ve sürdürülebilir kılmalıyız' dedi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Reformlar, Küba'nın tarihi müttefiki Venezuela ve diğer Latin Amerika sol hükümetleri tarafından yakından izleniyor. Bölgede artan sağ dalga ve ABD'nin ambargo politikası, Küba'yı alternatif ekonomik modellere yönelmeye itiyor. Çin ve Rusya, ada ülkesine kredi ve yardım sağlarken, Türkiye ile ticaret hacmi son yıllarda artış gösterdi. Öte yandan, reformların başarısı, bölgedeki diğer sosyalist ekonomiler için de bir test niteliği taşıyor. IMF ve Dünya Bankası gibi kuruluşlar, Küba'nın yapısal dönüşümünü dikkatle izlerken, ambargonun hafifletilmesi halinde adanın turizm, ilaç ve biyoteknoloji sektörlerinde potansiyel barındırdığı belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Küba ile ikili ticaretini ve turizm bağlarını geliştirmeye çalışırken, adadaki reformların başarısı Ankara için de önem taşıyor. Türk inşaat ve tarım firmaları Küba pazarına girmeye istekli; ancak ödeme ve dönüştürülebilirlik sorunları yatırımları sınırlandırıyor. Reform paketi, bu engellerin aşılmasına katkı sağlayabilirse, Türkiye'nin Latin Amerika açılımı kapsamında Küba ile işbirliği fırsatları doğabilir. Ayrıca, ABD ambargosunun etkisizleştirilmesi, Türk şirketlerinin adada daha rekabetçi olmasına yol açabilir. Ancak kısa vadede reformların sonuç vermesi zor görünüyor; bu nedenle Türkiye'nin bekle-gör politikası izlemesi bekleniyor.