ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik baskıyı artırarak Hark Adası’nı ele geçirme tehdidinde bulundu. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf ise bu tehdide sert yanıt vererek, herhangi bir tırmanışın enerji altyapısı ve piyasalarında patlamaya yol açacağını söyledi. Gerilim, ABD ile İran arasında son haftalarda karşılıklı saldırılarla tırmanırken, Hark Adası dünya petrol arzının yaklaşık %3’ünü sağlayan kritik bir terminal konumunda.
Gelişmenin arka planı
Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada İran’ın nükleer programı ve bölgesel faaliyetlerine atıfta bulunarak “Hark Adası’nı ele geçirmezsek, ne yapacağız?” ifadelerini kullandı. Bu açıklama, İran’ın Basra Körfezi’ndeki en büyük petrol ihracat terminalini hedef alan ilk doğrudan tehdit olarak kayıtlara geçti. İran Meclis Başkanı Galibaf ise Tahran’da düzenlediği basın toplantısında, “ABD’nin bu tür maceraları sadece bölgesel değil, küresel enerji güvenliğini de tehdit ediyor. Herhangi bir yanlış adım, tüm enerji altyapısını ve piyasalarını patlatabilir” dedi. Galibaf ayrıca, İran’ın bu tehditlere karşı koymak için her türlü askeri seçeneği masada tuttuğunu vurguladı.
Hark Adası, İran’ın ham petrol ihracatının yüzde 90’ından fazlasının gerçekleştiği stratejik bir nokta. Ada, Basra Körfezi’nde yer alıyor ve günlük 2-2,5 milyon varil petrolün sevkiyatına ev sahipliği yapıyor. ABD’nin adaya yönelik bir operasyonu, küresel petrol fiyatlarında ani ve sert bir yükselişe yol açabilir. Uzmanlar, böyle bir hamlenin İran’ı tüm bölgedeki enerji altyapısını sabote etmeye yöneltebileceği uyarısında bulunuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD ile İran arasındaki gerginlik, son yılların en yüksek seviyesine ulaşmış durumda. Son olarak, ABD’nin İran destekli Husilere yönelik saldırıları ve İran’ın Yemen’deki vekil güçler aracılığıyla Suudi Arabistan’a yönelik tehditleri, bölgede yangını körüklüyor. Trump yönetimi, İran’ın nükleer anlaşma müzakerelerine dönmesi için maksimum baskı politikasını sürdürürken, Tahran yönetimi uranyum zenginleştirme faaliyetlerini artırarak karşılık veriyor. Hark Adası tehdidi, bu baskının yeni bir boyuta taşındığını gösteriyor.
Öte yandan, uluslararası toplum bu gelişmeyi endişeyle karşılıyor. Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler, taraflara itidal çağrısında bulunurken, Çin ve Rusya da ABD’yi provokasyonlardan kaçınmaya davet etti. Petrol piyasaları ise tehdit sonrası haftalık bazda yüzde 5’in üzerinde yükseliş kaydetti. Analistler, Hark Adası’na yönelik fiili bir operasyonun Brent petrolü varil başına 100 doların üzerine çıkarabileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının büyük kısmını ithal eden bir ülke olarak Hark Adası’ndaki olası bir çatışmadan doğrudan etkilenecektir. Petrol fiyatlarındaki ani yükseliş, Türkiye’nin cari açığını ve enflasyonunu olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, İran ile komşu olan Türkiye, sınır güvenliği ve bölgesel istikrar açısından gerilimin daha da tırmanmasını istemiyor. Ankara, hem Washington hem de Tahran’la diyaloğu sürdürmeye çalışsa da, bu tür bir kriz Türkiye’yi zor bir denge politikasına itebilir. Rusya ve Katar gibi alternatif tedarikçilerle ilişkiler bu süreçte daha da önem kazanabilir.