ABD Başkanı Donald Trump, H-1B vizesi kapsamında yabancı vasıflı işçi çalıştırmak isteyen şirketlerden 100 bin dolar ücret alınmasını öngören düzenlemeyi yeniden gündeme getirdi. Silikon Vadisi'ndeki teknoloji devleri, bu vize programının küresel yetenekleri ABD'ye çekmenin kritik bir yolu olduğunu savunurken, Elon Musk gibi isimler programı uzun süredir destekliyor. Ancak Trump yönetiminin önerdiği yüksek ücret, iş dünyası ile Washington arasında yeni bir gerilim yarattı.
H-1B Vizesi ve Trump'ın Ücret Planı
H-1B vizesi, ABD'deki şirketlerin mühendislik, bilişim ve sağlık gibi alanlarda geçici olarak yabancı işçi istihdam etmesine olanak tanıyor. Programa olan talep her yıl izin verilen 85 bin kotayı aşarken, şirketler çalışan seçimi için piyango sistemiyle karşı karşıya kalıyor. Trump'ın önerisi, her bir vize başvurusu için işverenlerden ek 100 bin dolar talep edilmesini içeriyor.
Trump, bu adımın “Amerikan işçilerini korumak” ve göçü azaltmak amacı taşıdığını belirtiyor. Ancak teknoloji sektörü, bu tür bir ücretin özellikle küçük ve orta ölçekli şirketleri zor durumda bırakacağını, büyük firmaların ise küresel rekabette geri kalmasına neden olacağını savunuyor. Elon Musk, geçmişte H-1B vizelerinin “en yetenekli bireyleri ABD'ye getirerek inovasyonu güçlendirdiğini” dile getirmişti. Öneri, Beyaz Saray'ın göç politikalarına yönelik eleştirilerin odağında.
Hükümet, elde edilecek gelirin eğitim ve altyapı gibi alanlara aktarılacağını açıklasa da uzmanlar, bu tür bir maliyetin özellikle yeni kurulan şirketleri (startup) olumsuz etkileyeceğini belirtiyor. Ayrıca, programın uluslararası öğrenciler ve araştırmacılar için bir cazibe merkezi olduğuna dikkat çekiliyor.
Küresel Rekabet ve Yetenek Savaşları
H-1B vizesi, yalnızca ABD için değil, küresel teknoloji ekonomisi için de kritik önemde. Silikon Vadisi başta olmak üzere ABD merkezli şirketler, yıllardır dünyanın dört bir yanından mühendis ve bilim insanlarını bu program aracılığıyla çekiyor. Trump'ın ücret artışı önerisi, Kanada, Almanya ve Singapur gibi ülkelerin yetenekli göçmenler için cazip politikalar uyguladığı bir dönemde, ABD'nin rekabet gücünü zayıflatabilir.
Örneğin, Kanada'nın Express Entry sistemi ile Almanya'nın mavi kart programı, Amerikan H-1B kotasına göre çok daha esnek. Uzmanlar, bu önerinin onaylanması halinde ABD'nin teknoloji sektöründe dışa bağımlılığının artacağını ve inovasyonun yavaşlayabileceğini ifade ediyor. Öte yandan, Trump'ın bu hamlesi, Amerikan işçilerinin ücretlerini koruma amacı taşıdığı gerekçesiyle bazı çevrelerce de destekleniyor.
Beyaz Saray'ın önerisi Kongre'de henüz yasalaşmadı. Teknoloji şirketleri, lobi faaliyetleriyle bu ücretin düşürülmesini veya kademeli bir sisteme dönüştürülmesini hedefliyor. Ancak seçim dönemi yaklaşırken, göçmenlik konusu Trump'ın seçim stratejisinde önemli bir yer tutuyor.
Dünya Genelinde Yansımalar
ABD'nin H-1B vizesine ilişkin politikaları, küresel iş gücü hareketliliği açısından belirleyici olmaya devam ediyor. Hindistan ve Çin gibi ülkelerden gelen mühendisler, programın en büyük yararlanıcıları arasında. Bu ülkelerdeki yazılım şirketleri, ABD'deki ofislerinde çalışacak personel için büyük ölçüde H-1B vizesine bağımlı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, son yıllarda yurt dışına yüksek vasıflı iş gücü ihraç eden ülkeler arasında. Türk mühendisler ve yazılımcılar, ABD'deki teknoloji şirketlerinde de yer alıyor. H-1B vizesine getirilecek yüksek ücret, Türk vatandaşlarının ABD'de çalışma fırsatlarını doğrudan etkileyebilir. Ayrıca, bu durum Türkiye'nin yetenekli iş gücünü kaybetmesine yol açabilirken, beyin göçünü hızlandırabilir. Öte yandan, küresel yetenek rekabetinde ABD'nin zayıflaması, Türkiye dahil diğer ülkelerin nitelikli işçiler için daha cazip politikalar geliştirmesine zemin hazırlayabilir. Türkiye'nin Avrupa ve Orta Doğu'da giderek artan teknoloji üssü hedefi göz önüne alındığında, bu tür gelişmeleri yakından izlemesi ve kendi göç politikalarını buna göre şekillendirmesi önem kazanıyor.