ABD'nin Boston kentinde görevli Bölge Yargıcı Leo Sorokin, Trump yönetiminin Eylül 2020'de duyurduğu ve H-1B vize ücretlerini 100 bin dolara kadar yükselten düzenlemeyi yasa dışı ilan etti. Karar, 20 Demokrat eyalet başsavcısının açtığı davada alındı. Yargıç, ücret artışının Kongre'nin onayı olmadan yapıldığını ve idarenin yetkisini aştığını belirtti. H-1B programı, ABD'li şirketlerin nitelikli yabancı işçileri istihdam etmesine olanak tanıyor. Trump yönetimi, programı Amerikalı işçileri korumak amacıyla sıkılaştırmaya çalışıyordu.
Gelişmenin arka planı
Trump yönetimi, Eylül 2020'de H-1B vize ücretlerini önemli ölçüde artıran bir düzenleme yayımlamıştı. Yeni kurallara göre, belirli bir ücret eşiğinin üzerinde maaş alan çalışanlar için vize başvuru ücreti 100 bin dolara çıkarılmıştı. Bu, önceki ücretin yaklaşık 20 katıydı. Ayrıca başvuru sürecinde daha sıkı belge talepleri ve daha yüksek maaş şartı getirilmişti. Bu düzenleme, özellikle teknoloji şirketlerini hedef alıyordu; çünkü bu şirketler yazılım mühendisliği gibi alanlarda yabancı işgücüne yoğun şekilde bağımlı.
Dava, 20 Demokrat eyalet başsavcısı tarafından Ekim 2020'de açıldı. Başsavcılar, ücret artışının ABD işgücünü korumak yerine şirketlere zarar verdiğini ve yasal dayanağının bulunmadığını savundu. Yargıç Sorokin, kararında, düzenlemenin “keyfi ve kaprisli” olduğunu, çünkü yönetimin ücret artışının amacını yeterince gerekçelendirmediğini belirtti. Ayrıca, Kongre'nin vize ücretlerini belirleme yetkisini İç Güvenlik Bakanlığı'na devretmediğine hükmetti.
Bölgesel veya küresel boyut
H-1B programı, ABD'nin küresel yetenek havuzundan faydalanmasını sağlayan kritik bir araç. Hindistan ve Çin başta olmak üzere Asya ülkelerinden gelen nitelikli işçiler, bu program sayesinde ABD'de çalışabiliyor. Trump yönetiminin kısıtlamaları, özellikle Silikon Vadisi'ndeki teknoloji devlerini olumsuz etkilemişti. Karar, ABD'nin göçmenlik politikasında bir denge unsuru olarak görülüyor. Küresel ölçekte ise, benzer vize programları bulunan Kanada, Almanya gibi ülkeler, bu kararla birlikte yetenekli işçiler için daha cazip hale gelebilir. Ayrıca, ABD'nin korumacı politikalarının yargı tarafından sınırlandırılması, uluslararası iş dünyasında olumlu karşılanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye için bu karar, ABD'de çalışmak isteyen nitelikli Türk işçiler açısından olumlu bir gelişme. Yüksek vize ücretleri Türk vatandaşlarının ABD'ye erişimini zorlaştırabilirdi. Ayrıca, Türk teknoloji şirketleri ve girişimcileri için ABD pazarı önemli bir hedef; bu karar, Türk yeteneklerinin ABD'ye göçünü kolaylaştırabilir. Ancak, Türkiye'nin ABD ile ilişkilerinde bu tür göçmenlik politikaları doğrudan bir mesele olmasa da, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari bağları etkileyebilecek bir unsur. Küresel düzeyde ise, mahkeme kararı, korumacı politikalara karşı yargı denetiminin önemini vurguluyor.