Eski ABD Başkanı Donald Trump, Georgia eyaletinde yapılacak Senato ikinci tur seçimlerine (runoff) sayılı günler kala, kendisine sadık adaylardan Temsilci Mike Collins'ı açıkça desteklediğini duyurdu. Bu hamle, Trump'ı eyaletteki geleneksel Cumhuriyetçilerle, özellikle de görevden ayrılan Vali Brian Kemp ile karşı karşıya getiriyor. Collins'ın rakibi ise Demokrat aday, eski senatör yardımcısı ve aynı zamanda bir Trump eleştirmeni olan John Mathews. Seçim, Georgia'da Cumhuriyetçi Parti'nin iç bölünmüşlüğünü bir kez daha gözler önüne sererken, Trump'ın desteğinin belirleyici olup olmayacağı merak konusu.
Gelişmenin arka planı
Georgia, 2020 başkanlık seçimlerinin ardından Trump'ın kaybettiğini kabul etmeyen ve seçim sürecine müdahale ettiği gerekçesiyle soruşturma geçiren bir eyalet. Trump, Vali Kemp'i 2020 seçimlerinde kendisini yeterince desteklemediği için hedef almıştı. Collins ise Trump'ın seçim hileleri iddialarını sıkça dile getiren ve Kongre'de seçim sonuçlarını onaylamayı reddeden isimlerden. Bu nedenle Trump'ın desteği, Collins için önemli bir avantaj sağlasa da, Georgia genel seçimlerinde Kemp'in desteğini alan adayların daha başarılı olduğu gözlemleniyor. Collins'ın Kemp karşısında Trump'a bağlılığı, onu eyaletteki ılımlı Cumhuriyetçiler arasında tartışmalı bir figür haline getiriyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Georgia Senato koltuğu, ABD Senatosu'ndaki güç dengesi açısından kritik öneme sahip. Şu anda Demokratlar 51 sandalyeyle çoğunluğa sahipken, Cumhuriyetçiler 49 sandalyeye sahip. Eğer Collins seçimi kazanırsa, Cumhuriyetçiler 50-50 dengeyi yakalayacak ve Başkan Yardımcısı Kamala Harris'in belirleyici oyuyla Demokrat çoğunluk korunsa da, Başkan Biden'ın yasama gündemi darbelece. Bu durum, özellikle Ukrayna'ya yardım, sınır güvenliği ve bütçe gibi konularda Cumhuriyetçilerin blokaj yapma kapasitesini artırabilir. Ayrıca, Trump'ın desteğiyle seçilen bir adayın Senato'da daha muhafazakar ve Trump yanlısı bir çizgi izlemesi bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye açısından Georgia Senato yarışı, ABD'nin iç siyasetindeki Cumhuriyetçi bölünmelerin Türk-Amerikan ilişkilerine yansımaları açısından önem taşıyor. Trump'ın desteklediği adaylar, genellikle geleneksel Cumhuriyetçi elitlerden farklı olarak daha milliyetçi ve transatlantik ittifaka daha eleştirel bir duruş sergileyebiliyor. Mike Collins'in kazanması halinde, Kongre'de Türkiye'ye yönelik olumlu bir tutum beklenmez; zira Collins, Biden yönetiminin Suriye ve Doğu Akdeniz politikalarını sert eleştiren, Yunanistan ve Güney Kıbrıs yanlısı isimlerden. Bu durum, F-16 satışı ve diğer savunma konularında denklemi zorlaştırabilir. Ancak Türkiye, ABD'deki bu iç siyasi dinamiklerin dış politika yansımalarını yakından takip ediyor.