Trump yönetiminin Gazze'de kalıcı ateşkes ve barış için hazırladığı 'yol haritası' bugün Barış Kurulu tarafından tam metin olarak kamuoyuna açıklandı. Plan, İsrail ile Hamas arasındaki en kritik anlaşmazlık noktalarını ortaya koyarken, taraflar hâlâ silahsızlanma ve askeri çekilme konusunda ilk adımı karşı tarafın atmasını bekliyor. Açıklanan belgeye göre, üç aşamalı plan, ateşkesin kalıcı hale getirilmesini, rehinelerin serbest bırakılmasını ve Gazze'nin yeniden inşasını öngörüyor.
Planın Ana Hatları ve Tarafların Tutumu
Barış Kurulu'nun yayınladığı 14 sayfalık belge, ABD'nin iki devletli çözüm vizyonunu destekleyen somut adımlar içeriyor. Planın ilk aşamasında, tarafların 72 saatlik insani ateşkesi kabul etmesi ve ağır silahların belirli bölgelerden çekilmesi öngörülüyor. İkinci aşamada ise kalıcı ateşkes müzakereleri ve rehinelerin tamamının serbest bırakılması hedefleniyor. Üçüncü aşama, Gazze'nin uluslararası gözetim altında yeniden inşası ve sivil bir yönetimin kurulmasını içeriyor.
Ancak İsrail hükümetinden yapılan açıklamada, Hamas'ın silahlı kanadının tamamen etkisiz hale getirilmeden hiçbir çekilme yapılmayacağı vurgulanıyor. Başbakan Netanyahu'nun ofisinden yapılan yazılı açıklamada, "Güvenlik garantileri sağlanmadan Gazze'den çekilmek, 7 Ekim benzeri bir saldırının tekrarlanmasına zemin hazırlar" ifadelerine yer verildi. Hamas sözcüsü ise planın 'savunulamaz' olduğunu belirterek, "İsrail işgal güçlerinin tamamen çekilmesi olmadan hiçbir anlaşma kabul edilemez" dedi.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Bu plan, Mısır ve Katar'ın arabuluculuğunda yürütülen müzakerelere alternatif olarak sunuluyor. Ortadoğu'da giderek artan gerilim, planın uygulanabilirliği konusunda şüpheleri beraberinde getiriyor. Uzmanlar, iki tarafın da ön koşulları nedeniyle planın önümüzdeki aylarda tam olarak hayata geçmesinin zor göründüğünü belirtiyor. Ayrıca, planın açıklanması, bölgede ABD'nin etkisini yeniden artırma girişimi olarak yorumlanıyor.
Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler, planı 'yapıcı bir katkı' olarak nitelendirirken, uluslararası toplumdan gelen tepkiler karmaşık. Rusya, planın Batı yanlısı olduğunu öne sürerken, Çin ise tarafları diyaloğa çağıran temkinli bir açıklama yaptı. Bu durum, küresel güçlerin Gazze konusundaki jeopolitik çıkar çatışmalarını da gözler önüne seriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin meselesindeki tarihsel duyarlılığı ve Gazze'ye insani yardımlarıyla bu planın uygulanmasında kritik bir aktör konumunda. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın daha önce iki devletli çözümü desteklediğini açıklaması, Ankara'nın sürecin dışında kalmayacağını gösteriyor. Planın hayata geçmesi, Türkiye'nin bölgedeki nüfuzunu artırabilirken, başarısızlık halinde Ankara'nın arabuluculuk rolü daha da önem kazanabilir. Ayrıca, Gazze'nin yeniden inşası projelerinde Türk müteahhitlik firmalarının yer alması ihtimali ekonomik işbirliklerini de gündeme getirebilir.