ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, Dünya Sağlık Örgütü'ne (WHO) bağlı olarak yürütülen Gavi Aşı İttifakı'na sağlanan fonları kesme kararı aldı. Bu karar, Trump'ın Birleşmiş Milletler (BM) kuruluşlarıyla uzun süredir devam eden anlaşmazlığının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, ABD'nin uluslararası sağlık programlarına yaptığı katkıların gözden geçirileceği ve kaynakların öncelikle iç ihtiyaçlara yönlendirileceği belirtildi. Karar, küresel aşılama çabaları üzerinde önemli bir etki yaratabileceği endişelerini beraberinde getiriyor.
Gelişmenin Arka Planı: Trump Yönetimi ve WHO Arasındaki Gerginlik
Trump'ın WHO'ya yönelik eleştirileri, özellikle COVID-19 pandemisinin ilk dönemlerinde belirginleşmişti. ABD, 2020 yılında WHO'ya yaptığı katkıları askıya almış, hatta örgütten ayrılma sürecini başlatmıştı. Ancak Joe Biden'ın başkanlığa gelmesiyle bu süreç durdurulmuş ve ABD, WHO'ya ve Gavi'ye yeniden destek vermeye başlamıştı. Trump'ın yeniden seçilmesiyle birlikte, bu kuruluşlara yönelik finansmanın kesilmesi gündeme gelmişti. Trump yönetimi, uluslararası kuruluşların 'ABD'nin çıkarlarına hizmet etmediğini' ve 'mali açıdan verimsiz' olduğunu savunuyor. Bu kapsamda, Gavi Aşı İttifakı'na ayrılan fonların durdurulması, yönetimin küresel sağlık politikalarındaki değişimin en somut göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor.
Gavi Aşı İttifakı, düşük gelirli ülkelerde çocukların aşılanmasını sağlayan, küresel sağlık alanındaki en önemli ortaklıklardan biri olarak kabul ediliyor. ABD, Gavi'nin en büyük bağışçılarından biri konumunda. Fonların kesilmesi, özellikle Afrika ve Asya'daki birçok ülkede aşılama programlarının aksamasına yol açabilir. Uzmanlar, bu durumun kızamık, zatürre ve ishal gibi hastalıklara karşı yürütülen mücadeleyi olumsuz etkileyebileceği konusunda uyarıyor. Dünya Sağlık Örgütü ise kararın olumsuz sonuçlarına dikkat çekerek, uluslararası toplumu finansman açığını kapatmaya çağırdı.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Aşılamada Yeni Dönem mi?
ABD'nin bu kararı, küresel sağlık diplomasisinde yeni bir dönemin habercisi olarak yorumlanıyor. Trump yönetimi, 'Amerika Önce' politikası çerçevesinde uluslararası taahhütleri azaltmaya çalışıyor. Bu kapsamda, Paris İklim Anlaşması'ndan çekilme ve diğer BM kuruluşlarına yönelik finansman kesintileri de gündemde. Ancak Gavi'ye yönelik kesintinin, yalnızca sağlık alanını değil, jeopolitik denklemleri de etkilemesi bekleniyor. Çin ve Rusya gibi ülkeler, bu boşluğu doldurarak küresel sağlık alanındaki nüfuzlarını artırabilir. Özellikle Çin, Covax programı aracılığıyla aşı diplomasisini genişletmiş durumda. ABD'nin geri çekilmesi, bu ülkelerin önünü açabilir.
Ayrıca, bu karar Avrupa Birliği (AB) ülkeleriyle de yeni bir gerginlik noktası oluşturabilir. AB, Gavi'ye büyük bir bağışçı olarak katkı sağlıyor ve uluslararası iş birliğinin önemini vurguluyor. AB yöneticileri, ABD'nin bu adımını 'küresel dayanışmaya zarar veren' bir girişim olarak nitelendirerek eleştirdi. Öte yandan, Trump yönetiminin kararının, aşı üretimi ve dağıtımında özel sektörün rolünü artırabileceği yorumları da yapılıyor. Beyaz Saray, fonların uluslararası kuruluşlar yerine doğrudan ülkelerle ikili anlaşmalar yoluyla kullanılacağını ifade etti. Bu yaklaşımın, küçük ve savunmasız ülkelerin aşıya erişimini zorlaştırabileceği endişeleri bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin dış politikası ve sağlık diplomasisi açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, son yıllarda Afrika ve Orta Doğu'da sağlık altyapısının güçlendirilmesine yönelik insani yardım ve iş birliklerine büyük yatırımlar yapıyor. ABD'nin Gavi fonlarını kesmesi, Türkiye'nin bu bölgelerdeki etkinliğini artırması için bir fırsat penceresi açabilir. Özellikle Türk Kızılay ve Sağlık Bakanlığı'nın yürüttüğü aşı programları, bu boşluğu doldurabilecek potansiyele sahip. Ancak Türkiye'nin bu alanda daha aktif rol alması, hem mali kaynak hem de uluslararası koordinasyon gerektiriyor. Ayrıca, ABD ile Türkiye arasında zaten gergin olan ilişkilerde bu konu yeni bir tartışma başlığı olabilir. Türkiye, küresel sağlık güvenliğine katkı sağlama hedefine uygun olarak, Gavi gibi ittifaklara desteğini sürdürme eğiliminde olabilir.