ABD Başkanı Donald Trump'ın Federal Acil Durum Yönetim Ajansı (FEMA) yöneticiliğine aday gösterdiği ve geçtiğimiz Çarşamba günü Senato Onay Oturumu'nda ifade veren Cameron Hamilton, ajansın çalkantılı bir yılın ardından yeniden düzenlenmesi ile Başkan Trump'ın federal afet yardımlarını kısma arzusu arasında ince bir çizgide yürümeye çalıştı. Hamilton, ajansın bütçe disiplinini sağlamak için 'yeni bir denge' kurulması gerektiğini savundu.
Hamilton'un vizyonu ve Trump'ın beklentileri
Hamilton, oturumda yaptığı konuşmada, FEMA'nın son dönemde artan doğal afetler ve yönetimsel sorunlarla karşı karşıya olduğunu kabul etti. 'Ajansımız, tarihinin en zorlu dönemlerinden birini geçiriyor. Ancak biz, kaynaklarımızı daha verimli kullanarak ve öncelikleri doğru belirleyerek hem afet mağdurlarına hizmet etmeli hem de vergi mükelleflerine karşı sorumlu olmalıyız' dedi. Bu ifadeler, Trump yönetiminin federal harcamaları kısma ve eyaletlere daha fazla sorumluluk verme politikasıyla uyumlu olarak değerlendirildi.
Trump'ın geçtiğimiz aylarda yaptığı açıklamalarda, FEMA'nın 'çok fazla para harcadığını' ve 'eyaletlerin kendi sorunlarını çözmesi gerektiğini' söylemesi, Hamilton'un atamasının bu vizyonu hayata geçirmek için kritik olduğunu gösteriyor. Hamilton, oturumda özellikle Kaliforniya ve Florida gibi sık sık büyük afetler yaşayan eyaletlerin federal yardıma bağımlılığının azaltılması gerektiğini ima etti. 'Federal hükümet her afette devreye girmemeli; eyaletlerin ve yerel yönetimlerin kendi kapasitelerini artırması şart' diye konuştu.
Tartışmalı geçmiş ve yeni yaklaşım
Cameron Hamilton, daha önce Başkan Trump'ın İç Güvenlik Bakanlığı'nda danışman olarak görev yapmış ve FEMA'nın 2024 yılındaki operasyonlarını yöneten isim olarak biliniyor. Ancak ajans, geçtiğimiz yıl özellikle Hawaii'deki orman yangınları ve Vermont'taki sel felaketlerine müdahalesi nedeniyle eleştirilmişti. Hamilton, bu eleştirilere yanıt olarak, 'Her afet bir ders niteliğindedir ve biz bu derslerden çıkarak daha iyi bir sistem inşa etmeliyiz' dedi. Önerdiği reformlar arasında, eyalet bazlı afet fonlarının oluşturulması, özel sektörle daha yakın işbirliği ve teknolojik altyapının modernizasyonu yer alıyor.
Demokrat senatörler, Hamilton'un özellikle iklim değişikliği kaynaklı afetlerin arttığı bir dönemde federal yardımları kısma niyetini sorguladı. Massachusetts Senatörü Elizabeth Warren, 'Böyle bir politika, en çok yardıma ihtiyaç duyan düşük gelirli toplulukları zor durumda bırakır' uyarısında bulundu. Hamilton ise, 'amacın yardımları tamamen kesmek değil, daha akıllıca harcamak olduğunu' söyleyerek, 'Yeni denge, israfı önleyerek gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşmayı sağlayacak' şeklinde yanıt verdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin afet yardımı politikalarındaki bu olası değişim, doğrudan Türkiye'yi etkilemese de, uluslararası yardım mekanizmalarına yansıması açısından önem taşıyor. Trump yönetiminin federal harcamaları kısma eğilimi, ABD'nin uluslararası afet yardımlarına ayırdığı bütçeyi de etkileyebilir. Türkiye, özellikle deprem gibi büyük afetlerde uluslararası yardıma ihtiyaç duyan bir ülke olarak, ABD'nin bu alandaki politikalarını yakından izlemelidir. Ayrıca, afet yönetiminde yerelleşme ve özel sektör katılımı modelleri, Türkiye'nin AFAD yapılanmasında da tartışılabilecek örnekler sunmaktadır.