Washington - Başkan Donald Trump'ın Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) komiserliğine aday gösterdiği isim, Perşembe günü Senato'da düzenlenen oturumda, özellikle Cumhuriyetçi senatörlerin çocukluk çağı aşı takvimiyle ilgili yoğun sorularıyla karşılaştı. Adayın geçmişteki aşı karşıtı söylemleri ve bilimsel kanıtları sorgulayan tutumu, hem Demokratların hem de bazı Cumhuriyetçilerin tepkisini çekti. Oturum, FDA'nın gelecekteki yönelimine dair önemli ipuçları verdi.
Aşı Takvimi Tartışmasının Arka Planı
FDA komiser adayı, daha önceki açıklamalarında çocukluk çağı aşılarının sayısının fazlalığına ve içeriklerine dair şüphelerini dile getirmişti. Bu görüşler, bilim camiasında geniş kabul gören aşı güvenliği verileriyle çelişiyor. Senato Sağlık, Eğitim, Çalışma ve Emeklilik Komitesi'ndeki oturumda, Cumhuriyetçi Senatör Bill Cassidy gibi isimler, adayın aşı karşıtı hareketle olan bağlantılarını sorguladı. Cassidy, kendisi de bir doktor olarak, aşı reddinin halk sağlığı üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekti.
Adayın savunması, "bilimi takip edeceğim" ve "FDA'nın altın standardını koruyacağım" şeklinde oldu. Ancak geçmişteki tweet'leri ve konuşmaları, aşı bileşenlerinde bulunan maddelerin otizme yol açtığına dair çürütülmüş iddiaları desteklediğini gösteriyor. Bu durum, onay sürecini zorlaştırıyor. Demokrat senatörler ise adayın bilimsel gerçekleri saptırması halinde FDA'nın itibarının zarar göreceğini vurguladı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD, küresel sağlık politikalarında belirleyici bir aktör. FDA'nın aşı onay ve tavsiye kararları, dünya genelinde aşı programlarını etkiliyor. Eğer FDA, aşı takviminde değişikliklere giderse veya aşı karşıtı söylemlere prim verirse, bu durum diğer ülkelerdeki aşı tereddütünü artırabilir. Özellikle kızamık, polio gibi hastalıkların yeniden görülme sıklığında artış yaşanabilir. Ayrıca, ABD'nin Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ile olan işbirliği ve küresel aşı dağıtım programları (COVAX gibi) olumsuz etkilenebilir.
Trump yönetiminin pandemi dönemindeki aşı geliştirme çabaları (Operation Warp Speed) takdir toplamıştı; ancak şimdi adayın aşı karşıtı duruşu, bu mirası gölgeleyebilir. Cumhuriyetçi Parti içinde de bir bölünme yaşanıyor: Bir yanda aşı karşıtı tabanı memnun etmek isteyenler, diğer yanda halk sağlığını önceleyen gelenekçiler. Bu durum, 2024 seçimleri sonrası siyasi dengeleri de etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, aşı konusunda kendi ulusal programını yürütüyor ve FDA kararlarını yakından takip ediyor. FDA'nın aşı takviminde yapacağı olası değişiklikler, Türkiye'nin aşı tedarik ve onay süreçlerini dolaylı olarak etkileyebilir. Ayrıca, ABD'de yükselecek aşı tereddüdü, küresel aşı talebini ve fiyatları etkileyerek Türkiye'nin aşı ithalatını zorlaştırabilir. Türkiye'nin kendi yerli aşı geliştirme çabaları (Turkovac gibi) bu bağlamda daha da önem kazanıyor. Jeopolitik olarak, ABD'nin bilimsel kurumlarına olan güvenin sarsılması, küresel sağlık diplomasisinde Türkiye'nin rolünü güçlendirebilir.