ABD Başkanı Donald Trump, Ermenistan, Azerbaycan ve Türkiye arasında önerilen bir ticaret ve ulaşım koridoru için oluşturulan 200 milyon doların üzerindeki bir fonu denetlemesi için Chicago merkezli yatırımcı Konstantin Sokolov'u görevlendirdi. Rusya doğumlu olan Sokolov, daha önce ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile birlikte çalışmış ve Ukrayna yanlısı lobi faaliyetleriyle tanınan bir isim. Atama, Washington'un Kafkasya'da artan nüfuz mücadelesinde yeni bir aşamayı işaret ediyor. Fonun, bölgedeki jeopolitik dengeleri değiştirme potansiyeli taşıdığı belirtiliyor. ABD Dışişleri Bakanlığı, bu girişimin bölgesel ticareti ve enerji geçişini kolaylaştıracağını savunurken, bazı analistler bunun Rusya ve İran'ın bölgedeki etkisini azaltmaya yönelik bir hamle olduğunu düşünüyor.
Gelişmenin Arka Planı
Sokolov'un atanması, Trump yönetiminin Zangezur Koridoru olarak da bilinen projeye verdiği desteğin bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Söz konusu koridor, Azerbaycan'ın Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'ne kara bağlantısı sağlamanın yanı sıra, Türkiye ile Orta Asya arasında kesintisiz bir ticaret yolu oluşturmayı hedefliyor. 2020 Dağlık Karabağ Savaşı'nın ardından imzalanan ateşkes anlaşmasında yer alan bu proje, Ermenistan'ın toprak bütünlüğü konusunda Erivan'da endişelere yol açmıştı. ABD'nin bu fona kaynak aktarması, bölgedeki barış sürecine yeni bir boyut kazandırabilir.
Konstantin Sokolov, daha önce Ukrayna'ya destek veren Amerikan-Ukrayna İş Konseyi'nde görev yapmış ve Rusya karşıtı yaptırımların genişletilmesini savunmuş bir isim. Chicago merkezli yatırım şirketi Sokolov Capital Group'un kurucusu olan Sokolov, fon yönetimi ve jeopolitik risk analizi konularında uzman. Atamanın hemen ardından yaptığı açıklamada, fonun bölgesel altyapı projelerini finanse edeceğini ve yatırımcılar için cazip getiriler sağlayacağını belirtti. Trump yönetiminin bu hamlesi, Kafkasya'da ABD'nin daha aktif bir rol oynama isteğini yansıtıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu gelişme, Rusya'nın Kafkasya'daki geleneksel nüfuzuna karşı ABD'nin yeni bir ekonomik koridor oluşturma çabası olarak değerlendiriliyor. Zangezur Koridoru, Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi'ne alternatif bir ticaret rotası sunarken, İran'ın bölgedeki etkisini de sınırlayabilir. Ancak proje, Ermenistan'ın güney sınırı boyunca uzanacağı için egemenlik tartışmalarını da beraberinde getiriyor. Erivan yönetimi, koridorun kendi topraklarından geçmesine sıcak bakmazken, Bakü ve Ankara projenin hayata geçirilmesinde ısrarcı. ABD'nin fon desteği, Ermenistan'ı ikna etme çabalarının bir parçası olarak görülebilir.
Küresel ölçekte, bu girişim ABD'nin Avrupa-Asya enerji ve ticaret bağlantılarını çeşitlendirme stratejisine işaret ediyor. Koridor, Hazar Denizi'ndeki enerji kaynaklarının Batı pazarlarına taşınmasında kritik bir rol oynayabilir. Aynı zamanda, Rusya'nın Ukrayna savaşı nedeniyle zayıflayan konumu, ABD'ye Kafkasya'da yeni fırsatlar yaratıyor. Ancak bölgedeki etnik çatışmalar ve siyasi istikrarsızlık, projenin başarısını tehlikeye atabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye için bu gelişme, bölgesel bağlantısallığı artırma ve Orta Asya'ya açılan yeni bir koridor oluşturma hedefleriyle örtüşüyor. Zangezur Koridoru, Türkiye'yi Azerbaycan üzerinden Türk cumhuriyetlerine bağlayacak bir kara yolu sağlayarak İran ve Rusya'ya alternatif bir güzergah sunuyor. ABD'nin bu fonu denetlemesi, Ankara'nın Washington ile ilişkilerinde ortak çıkar alanları oluşturabilir. Ancak proje, Ermenistan'la normalleşme sürecini olumsuz etkileyebilir ve bölgedeki gerginlikleri artırabilir. Türkiye, fonun yönetiminde söz sahibi olmak ve kendi çıkarlarını korumak için diplomatik girişimlerini yoğunlaştırmalıdır.