ABD Başkanı Donald Trump'ın özel elçileri, İran'la olası nükleer müzakerelerin zeminini hazırlamak üzere İsviçre'ye hareket etti. Kaynaklar, görüşmelerin henüz erken aşamada olduğunu ve taraflar arasında doğrudan bir temas bulunmadığını belirtiyor. Ancak Trump yönetiminin, Tahran'ı müzakere masasına çekmek için dolaylı kanalları kullandığı ifade ediliyor. Özellikle Lübnan'daki son gelişmelerin, İran'ın nükleer programına ilişkin olası bir anlaşmanın parametrelerini etkileyebileceği vurgulanıyor.
Görüşmelerin arka planı ve Lübnan bağlantısı
İddialara göre, Trump'ın İran Özel Temsilcisi Brian Hook ve ekibi, İsviçre'de Avrupalı ve Ortadoğulu diplomatlarla bir araya geliyor. Bu toplantıların ana gündem maddesi, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin sınırlandırılması ve uluslararası denetime açılması. Ancak kaynaklar, masadaki seçeneklerin büyük ölçüde Lübnan'daki siyasi ve askeri gelişmelere bağlı olduğunu aktarıyor.
İran destekli Hizbullah'ın Lübnan'da hükümet krizi ve silahlı gücüyle ilgili yaşanan belirsizlikler, Tahran'ın elini zayıflatabilir. Nitekim Trump yönetimi, İran'ı bölgesel taşeronları üzerinden sıkıştırmayı hedefliyor. Bu bağlamda, Lübnan'daki reform talepleri ve Hizbullah'ın etkisinin azaltılması, nükleer müzakere sürecinde ABD'nin elini güçlendirecek bir koz olarak görülüyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD-İran arasındaki bu dolaylı temas, tüm Ortadoğu dengelerini etkileyebilecek bir potansiyele sahip. İsrail ve Suudi Arabistan başta olmak üzere bölge ülkeleri, olası bir nükleer anlaşmaya sıcak bakmıyor. Ancak Trump'ın seçim vaatleri arasında İran'a yönelik 'maksimum baskı' politikasının yanı sıra, yeni bir anlaşma imzalama isteği de bulunuyor. Öte yandan, İran'da devam eden protestolar ve ekonomik sıkıntılar, Tahran yönetimini müzakereye zorlayabilir.
Küresel enerji piyasaları da bu gelişmeleri yakından izliyor. İran'ın tekrar uluslararası petrol piyasasına dönmesi, arz fazlası yaratarak fiyatları aşağı çekebilir. Ancak Avrupalı güçler (Fransa, Almanya, İngiltere) İran'ın balistik füze kapasitesi ve bölgesel faaliyetleri konusunda daha katı koşullar talep ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran'la komşu olması ve enerji ithalatının bir kısmını karşılaması nedeniyle olası bir ABD-İran anlaşmasından doğrudan etkilenecektir. Anlaşma sağlanması halinde, İran'ın izolasyonunun azalması ve Ukrayna-Rusya savaşı sonrası enerji krizi yaşayan Avrupa'ya yeni doğalgaz hatlarının açılması, Türkiye'nin enerji koridoru olma hedefini güçlendirebilir. Ancak ABD'nin İran'ı Lübnan üzerinden sıkıştırma taktiği, Tahran'ın Türkiye sınırındaki PKK/PYD bağlantılı gruplarla iş birliğini artırmasına yol açabilir. Ayrıca, İran'ın nükleer programı konusunda Türkiye'nin arabuluculuk rolü üstlenmesi gündeme gelebilir, bu da Ankara'ya bölgesel diplomaside yeni bir alan açacaktır.