ABD'de yayımlanan yeni bir kamuoyu yoklaması, Başkan Donald Trump'ın ekonomi yönetimine ilişkin onay oranının tüm zamanların en düşük seviyesine gerilediğini ortaya koydu. NPR/PBS News/Marist tarafından 10-13 Nisan 2025 tarihleri arasında yapılan ankete göre, Amerikalıların yalnızca yüzde 33'ü Trump'ın ekonomi politikalarını onaylıyor. Bu oran, eski Başkan Joe Biden döneminde kaydedilen en düşük ekonomi onayının (yüzde 36) tam 3 puan altında. Anket, 1.327 yetişkin Amerikalıyla telefonla gerçekleştirilirken, hata payı yüzde 3,4 olarak açıklandı.
Trump döneminde ekonomi onayında sert düşüş
Trump'ın ekonomi yönetimine verilen destek, Ocak 2025'te göreve başlamasının ardından istikrarlı bir düşüş sergiliyor. Şubat ayında yüzde 45 olan onay oranı, Mart'ta yüzde 38'e, Nisan itibarıyla ise yüzde 33'e indi. Bu düşüşün temel nedenleri arasında enflasyonun hâlâ hedeflenen seviyenin üzerinde seyretmesi, ticaret savaşlarının etkisiyle artan tüketici fiyatları ve işsizlik oranındaki hafif yükseliş gösteriliyor. Ankete katılanların yüzde 54'ü ekonomi yönetimini onaylamadığını belirtirken, yüzde 13'ü ise kararsız olduğunu ifade etti. Biden döneminde en düşük ekonomi onayı, 2022 yazında yüzde 36 ile kaydedilmişti.
Ekonomi, Amerikan seçmenleri için her zaman en önemli konulardan biri olarak öne çıkıyor. 2024 başkanlık seçimlerinde de seçmenlerin birinci önceliği ekonomiydi. Trump, seçim kampanyasında ekonomi yönetiminde Biden'a üstün olduğunu iddia etmiş ancak anket sonuçları, halkın mevcut ekonomi politikalarından memnun olmadığını gösteriyor. Özellikle orta gelirli aileler ve küçük işletme sahipleri arasında memnuniyetsizliğin yüksek olduğu belirtiliyor.
Küresel bağlamda yankılar
ABD'nin ekonomi politikalarının küresel piyasalara doğrudan etkisi bulunuyor. Trump yönetiminin korumacı ticaret politikaları, başta Çin ve Avrupa Birliği olmak üzere birçok ülkeyle ticari gerilimleri artırmış durumda. Anketteki düşüşün, ABD'nin müttefikleriyle ilişkilerini de etkileyebileceği yorumları yapılıyor. Öte yandan, Trump'ın düşük onay oranlarının Kasım 2026'da yapılacak ara seçimler öncesinde Cumhuriyetçi Parti'nin elini zayıflatabileceği kaydediliyor.
Uzmanlar, Trump'ın ekonomi politikalarına olan güvenin azalmasının, küresel yatırımcıların ABD piyasalarına olan ilgisini de olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekiyor. Özellikle gelişmekte olan ülkeler, ABD'deki ekonomik belirsizliğin kendi para birimleri ve ticaret dengeleri üzerinde yaratabileceği dalgalanmalara karşı tedbirli olmaya çağrılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD ekonomisindeki bu güven erozyonu, Türkiye açısından dolaylı ancak önemli yansımalar taşıyor. ABD'de talebin zayıflaması, Türk ihracatçıları için olumsuz bir sinyal olabilir; özellikle otomotiv, tekstil ve hazır giyim sektörleri ABD pazarına bağımlıdır. Ayrıca, Trump yönetiminin korumacı politikaları, Türkiye'nin Çin ve AB ile ticaretinde rekabet avantajı yaratabilir. Öte yandan, ABD'deki ekonomik belirsizlik, gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımlarını etkileyerek Türkiye'nin finansman koşullarını zorlaştırabilir. Türkiye, bu dönemde ABD ile ticari ilişkilerini çeşitlendirme ve alternatif pazarlara yönelme stratejisini sürdürmelidir.