ABD Başkanı Donald Trump'ın üst düzey danışmanlarından Ric Grenell'in, geçen yıl bir Türk milyardere 'POTUS'a erişim', 'VIP etkinlikler' ve yönetim yetkilileriyle görüşmeler karşılığında etki satın alma teklifinde bulunduğu iddia edildi. Axios'un özel haberine göre, Grenell'in söz konusu teklifi, Kennedy Center'a yapılacak bir bağışla ilişkilendirildi. Beyaz Saray ve Grenell cephesinden iddialara ilişkin henüz resmi bir açıklama gelmedi; ancak haber, Washington'da siyasi nüfuz ticareti tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
İddianın arka planı: Kennedy Center bağışı ve MAGA içi gerilim
Axios'un 14 Ekim 2026 tarihli haberine göre, Ric Grenell geçen yıl bir Türk milyardere, Trump yönetimine yakınlık sağlayacak bir 'etki karşılığı bağış' paketi sundu. İddiaya göre paket, Başkan Trump'a ('POTUS') doğrudan erişim, özel VIP etkinliklere katılım ve üst düzey yönetim yetkilileriyle toplantılar vaat ediyordu. Haberde, bu teklifin Kennedy Center'a yapılacak bir bağışla bağlantılı olduğu belirtildi. Kennedy Center, ABD'nin başkentinde bulunan ve federal destekle de ayakta duran önemli bir kültür kurumu; Trump döneminde yönetimine yakın isimlerin atanmasıyla tartışmaların odağında yer almıştı.
Grenell, Trump'ın ilk döneminde Almanya Büyükelçiliği ve geçici Ulusal İstihbarat Direktörlüğü gibi görevlerde bulunmuş, ikinci dönemde ise özel elçi olarak kritik dosyalarda görevlendirilmişti. Haberde, söz konusu teklifin 'MAGA' hareketi içindeki bir çatışmayla aynı döneme denk geldiği ifade ediliyor. Kennedy Center yönetiminde yaşanan değişiklikler ve bağışçılarla ilişkiler, muhafazakâr çevrelerde de tartışma yaratmış durumda.
Axios, haberin ayrıntılarında 'para karşılığı oyun' ifadesini kullanarak, bağışın siyasi nüfuza dönüştürülmesinin yasal ve etik sınırlarını sorguluyor. ABD'de yabancı uyruklu kişilerin federal seçim kampanyalarına doğrudan bağış yapması yasak; ancak kültür kurumlarına yapılan bağışlar ve lobi faaliyetleri farklı düzenlemelere tabi. Yine de bir Beyaz Saray yetkilisinin 'erişim' vaadiyle bağış toplaması, yasal danışmanlar için gri alan oluşturuyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Nüfuz ticareti ve Türk iş dünyası
Haberde adı geçen Türk milyarder doğrudan teyit edilmedi; Axios da kimliği açıklamadı. Ancak iddia, Türk iş dünyasının ABD'de artan lobi ve ilişki ağına işaret ediyor. Son yıllarda Türk şirketleri ve iş insanları, ABD'deki yatırımlarını ve siyasi bağlantılarını güçlendirmeye çalışıyor. Böyle bir teklifin varlığı, Türk yatırımcıların Washington'da 'doğrudan hat' arayışının bir yansıması olarak okunabilir.
Öte yandan, ABD'de yabancı bağışçıların siyasi nüfuz elde etme çabaları, özellikle 2024 seçimlerinden bu yana daha sıkı inceleniyor. Federal Seçim Komisyonu (FEC) ve Adalet Bakanlığı, yabancı kaynaklı bağış ve lobi faaliyetlerine yönelik soruşturmalarını artırmış durumda. Bu haber, Trump yönetiminin 'Amerika First' söylemiyle çelişen bir tablo ortaya koyuyor: Dışarıdan gelen parayla şekillenen bir erişim ağı iddiası.
Kennedy Center'a yapılan bağışlar, vergi indirimi avantajı da taşıyor; bu da bağışın 'hayırseverlik' kılıfı altında siyasi amaçla kullanılabileceği eleştirilerini beraberinde getiriyor. Haberde, Trump yönetiminin Kennedy Center yönetimine yaptığı atamaların bu tür bağışlarla ilişkilendirilip ilişkilendirilmediği sorusu yanıtsız kalıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu iddia, Türk iş insanlarının ABD'de artan görünürlüğünü ve lobi faaliyetlerini gündeme getiriyor. Eğer doğruysa, Türk yatırımcıların Washington'da 'doğrudan erişim' arayışının boyutunu gösteriyor. Türkiye-ABD ilişkileri son yıllarda dalgalı bir seyir izlerken, özel sektör üzerinden yürütülen ilişkilerin şeffaflığı sorgulanabilir. Ankara'nın resmi kanallardan yürüttüğü diplomasi ile iş dünyasının bireysel girişimleri arasındaki ayrım, olası bir skandalda Türkiye'nin itibarını zedeleyebilir. Ayrıca ABD'de yabancı bağışlara yönelik artan denetim, Türk şirketlerinin gelecekteki yatırımlarını ve siyasi bağlantılarını daha dikkatli yönetmesini gerektirecek.