Kolombiya, Latin Amerika'nın en önemli çevre politikalarına sahip ülkelerinden biri olarak bilinirken, yapılan ön seçimlerde sağcı iş insanı Abelardo de la Espriella'nın kıl payı önde gitmesi, bu politikaların sonunun gelebileceğini gösteriyor. Donald Trump'ın yakın müttefiki olan Espriella, fosil yakıt çıkarımını, özellikle de tartışmalı hidrolik kırılma (fracking) projelerini genişletmeyi vaat ediyor. Kolombiya'nın mevcut sol eğilimli hükümeti, iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında yeni petrol ve gaz arama ruhsatlarını durdurmuş, yenilenebilir enerji yatırımlarını teşvik etmişti. Ancak Espriella'nın zaferi, bu kazanımların hızla tersine dönmesine yol açabilir.
Seçim süreci ve Espriella'nın yükselişi
Abelardo de la Espriella, iş dünyasındaki başarısının ardından siyasete atılan bir figür. Özellikle enerji sektöründe büyük yatırımları bulunan Espriella, Trump yönetimiyle kurduğu yakın ilişkilerle tanınıyor. Ön seçimlerde rakibi olan merkez sol adayı dar farkla geçen Espriella, seçim kampanyasında 'ekonomik büyüme' ve 'enerji bağımsızlığı' sloganlarını öne çıkardı. Ancak bu söylemlerin arkasında, Kolombiya'nın Amazon yağmur ormanlarında ve kıyı bölgelerinde yeni petrol arama faaliyetlerine izin verme planı yatıyor. Espriella'nın seçilmesi durumunda, başta fracking olmak üzere çevreye zararlı enerji projelerinin önünün açılması bekleniyor. Mevcut hükümetin uyguladığı petrol arama moratoryumu, iklim aktivistleri tarafından büyük bir başarı olarak görülüyordu. Espriella ise bu moratoryumu 'kalkınmanın önünde engel' olarak nitelendiriyor.
Seçim anketleri, Espriella'nın özellikle kırsal bölgelerde ve madencilik sektörünün güçlü olduğu yörelerde popüler olduğunu gösteriyor. Kolombiya, uzun yıllardır iç savaş ve uyuşturucu kartelleriyle mücadele eden bir ülke olarak bilinse de, son yıllarda iklim politikalarıyla uluslararası alanda takdir toplamıştı. Espriella'nın zaferi, bu imajı tamamen değiştirebilir. Üstelik Espriella, seçim kampanyasında ABD'den gelecek yatırımlarla ülkeyi 'petrol devi' yapacağını vaat ediyor. Bu söylem, Trump'ın 'Amerika Birinci' politikasıyla da örtüşüyor. Trump'ın yeniden başkan seçilmesi halinde, Espriella ile birlikte iki ülke arasında fosil yakıt eksenli bir iş birliği kurulabileceği konuşuluyor.
Küresel iklim mücadelesine etkisi
Kolombiya, dünyanın en büyük biyolojik çeşitliliğine sahip ülkelerinden biri. Amazon havzasının önemli bir kısmı Kolombiya sınırları içinde yer alıyor. Ülke aynı zamanda Paris İklim Anlaşması'nın güçlü destekçilerinden biriydi. Mevcut hükümetin iddialı hedefleri arasında 2030'a kadar karbon emisyonlarını %51 azaltmak ve 2050'de net sıfıra ulaşmak vardı. Ancak Espriella'nın seçilmesi durumunda bu taahhütlerin rafa kalkması muhtemel. Espriella, iklim değişikliğini 'abartılmış bir sorun' olarak nitelendiren isimlerden. Trump'ın iklim inkarcılığını benimseyen Espriella, fosil yakıt çıkarımını artırarak ekonomiyi canlandırmayı planlıyor. Eğer bu gerçekleşirse, Kolombiya'nın iklim karnesi hızla kötüleşecek. Ayrıca, Amazon yağmur ormanlarının korunması da büyük darbe alacak. Espriella, ormanlık alanlarda madencilik faaliyetlerine izin verilebileceğinin sinyallerini verdi. Bu durum, küresel iklim kriziyle mücadelede önemli bir kayıp olarak değerlendiriliyor. Latin Amerika'da giderek güçlenen sol hareketlerin iklim politikalarını öncelemesine karşılık, Espriella'nın yükselişi bölgede sağ popülist dalganın da canlanabileceğini gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kolombiya'daki bu olası dönüşüm, Türkiye'nin enerji politikalarını doğrudan etkilemese de küresel iklim müzakerelerinde önemli bir aktörün kaybına yol açabilir. Türkiye, Paris Anlaşması'nı onaylayan ve yenilenebilir enerji yatırımlarını artıran bir ülke olarak, uluslararası iklim iş birliğine ihtiyaç duyuyor. Eğer Kolombiya fosil yakıtlara yönelirse, küresel emisyon hedeflerine ulaşmak zorlaşacak. Ayrıca Türkiye'nin Latin Amerika'yla ticari ilişkileri düşünüldüğünde, Espriella yönetimiyle daha korumacı bir ticaret politikası izlenebilir. Türkiye'nin enerji ithalatında fosil yakıtlara bağımlılığı göz önüne alındığında, Kolombiya'daki petrol arzının artması kısa vadede fiyatları düşürebilir, ancak uzun vadede iklim hedefleri açısından olumsuz bir sinyal oluşturuyor.