ABD'de yapılan yeni bir kamuoyu yoklaması, Yüksek Mahkeme'ye olan güvenin Başkan Donald Trump'ın görev süresi boyunca belirgin şekilde azaldığını ortaya koyuyor. Ankete göre, Amerikalıların yalnızca %46'sı Yüksek Mahkeme'yi onaylarken, bu oran son yılların en düşük seviyesi olarak kaydedildi. Mahkemenin kararlarına ilişkin memnuniyetsizlik, özellikle kürtaj, silah hakları ve başkanlık yetkileri gibi tartışmalı konularda aldığı kararlarla ilişkilendiriliyor.
Yüksek Mahkeme’nin onay oranlarındaki düşüşün arka planı
Yüksek Mahkeme, Amerikan siyasetinin en önemli kurumlarından biri olarak kabul edilir. Ancak son yıllarda mahkemenin ideolojik dengeyi sağlaması ve toplumsal taleplere yanıt vermesi konusunda ciddi eleştiriler dile getiriliyor. Trump'ın başkanlığı sırasında üç yeni yargıç ataması yapması, mahkemenin muhafazakar kanadının ağırlığını artırdı. Bu durum, özellikle Demokrat seçmenler arasında mahkemeye duyulan güveni olumsuz etkiledi. Anket sonuçlarına göre, Demokratların yalnızca %28'i mahkemeye güvenirken, Cumhuriyetçilerde bu oran %68 seviyesinde. Bu keskin parti farkı, mahkemenin tarafsızlığı konusundaki endişelerin arttığını gösteriyor.
Uzmanlar, onay oranlarındaki düşüşün sadece son dönemde alınan kararlardan kaynaklanmadığını, aynı zamanda mahkemenin toplumsal değişimlere ayak uyduramadığı algısının da etkili olduğunu belirtiyor. Örneğin, 2022'de Roe v. Wade kararının iptal edilmesi, muhafazakar tabanda memnuniyet yaratırken, liberal kesimde büyük tepki çekmişti. Bu tür kutuplaştırıcı kararlar, mahkemenin genel itibarını zedeliyor.
Küresel ve bölgesel yansımalar
Yüksek Mahkeme’nin onay oranlarındaki bu düşüş, yalnızca ABD iç siyasetini ilgilendirmiyor. ABD, dünya genelinde yargı bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğü konularında referans bir ülke olarak görülüyor. Mahkemeye olan güvenin azalması, ABD’nin bu alandaki itibarını zedeleyebilir ve ülkenin demokratik kurumlarına yönelik şüpheleri artırabilir. Özellikle gelişmekte olan ülkeler, ABD’nin yargı sistemine olan güvenini sorgulamaya başlayabilir.
Avrupa Birliği ülkeleri ve diğer müttefikler, ABD’deki hukuki gelişmeleri yakından izliyor. Mahkemenin son dönemdeki kararları, transatlantik ilişkilerde de bazı gerginliklere yol açabilir. Özellikle veri gizliliği ve çevre koruma konularında alınan kararlar, Avrupalı ortakların ABD ile uyumunu etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD Yüksek Mahkemesi’nin onay oranlarındaki düşüş, Türkiye açısından dolaylı da olsa bazı çıkarımlar içeriyor. Türkiye, uzun süredir kendi yargı bağımsızlığı konusunda uluslararası eleştirilere maruz kalıyor. ABD’de mahkemeye güvenin azalması, Türk yönetiminin bu eleştirilere karşı elini güçlendirebilir. Ancak asıl önemli olan, ABD’nin iç siyasetindeki bu kutuplaşmanın küresel istikrarı etkileyebileceği. Türkiye, ABD ile olan ilişkilerinde mahkeme kararlarının yaratabileceği siyasi dalgalanmaları yakından izlemeli. Ayrıca, ABD’deki yargı reformu tartışmaları, Türkiye’nin kendi hukuk sistemi üzerindeki uluslararası baskıyı yeniden değerlendirmesine neden olabilir.