NATO, Donald Trump'ın olası başkanlık döneminde varlığını sürdürebilmek için en büyük sınavlarından birine hazırlanıyor. Ancak ittifakın geleceğine dair en kritik sorular, müttefiklerin bir araya geleceği Ankara'daki toplantılarda ele alınmayacak. Trump'ın ilk döneminde NATO'ya yönelttiği ağır eleştiriler ve askeri harcamalar konusundaki baskıları, ittifakın iç dinamiklerini derinden sarsmıştı. Şimdi ise yeniden seçilmesi halinde benzer bir hatta daha da ileri gidebileceği endişesi hakim.
Arka Plan: NATO'nun Trump ile Sınavı
Trump, 2017'de başkan olduğu günden itibaren NATO'yu 'modası geçmiş' olarak nitelendirmiş ve üye ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'larının (GSYİH) yüzde 2'sini savunmaya ayırma taahhüdünü yerine getirmemelerini sert şekilde eleştirmişti. 2018 Brüksel Zirvesi'nde Almanya'yı hedef alarak 'Rusya'ya para ödüyorlar' çıkışı yapmış, ittifakın kolektif güvenlik anlayışını sorgulamıştı. Bu dönemde ABD'nin NATO'dan çekilebileceği dedikoduları dahi dolaşmıştı. Biden yönetimi ittifakı onarmaya çalışsa da, Trump'ın 2024 seçimlerinde yeniden aday olması ve anketlerde güçlü bir konumda bulunması, müttefikler arasında bir 'Trump senaryosu' planlamasını zorunlu kılıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Trump'ın olası dönüşü, yalnızca Avrupa güvenliğini değil, aynı zamanda Ukrayna'ya verilen desteği ve Rusya ile ilişkileri de doğrudan etkileyebilir. Trump'ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e yönelik ılımlı tutumu ve Ukrayna'ya askeri yardımı kesme sinyalleri, NATO'nun Doğu kanadındaki ülkeleri tedirgin ediyor. Polonya ve Baltık ülkeleri, ABD'nin güvenlik garantilerinin azalması durumunda kendi savunma bütçelerini artırmayı ve Avrupa içi işbirliklerini derinleştirmeyi tartışıyor. Ancak bu durum, ittifakın transatlantik bağını zayıflatabilir ve Avrupa'nın kendi savunmasını üstlenme baskısını artırabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, NATO'nun güney kanadında kilit bir üye olarak Trump döneminde hem fırsatlar hem de risklerle karşı karşıya kalabilir. Trump'ın askeri harcamalara yaptığı vurgu, Türkiye'nin savunma sanayii ihracatını artırma hedefiyle örtüşse de, ABD ile S-400 krizi ve Suriye politikası gibi konularda yaşanan gerilimler yeniden su yüzüne çıkabilir. Ayrıca Trump'ın Avrupa'yı ihmal eden politikası, Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Ege'deki çıkarlarını AB'ye karşı bir pazarlık aracına dönüştürebilir. Ancak ABD'nin güvenilirliğinin sorgulandığı bir ortamda, Türkiye'nin Rusya ile denge politikasını sürdürmesi daha da karmaşık hale gelebilir. Ankara, Trump'ın olası dönüşüne hazırlıklı olmalı ve NATO içinde alternatif ittifak modellerini de değerlendirmelidir.