ABD'de federal bir yargıç, eski Başkan Donald Trump döneminde yürürlüğe konulan ve 39 ülkeyi kapsayan tartışmalı bir göçmenlik politikasını yasadışı bularak iptal etti. Kaliforniya Kuzey Bölgesi Başyargıcı James Donato, ABD Vatandaşlık ve Göçmenlik Hizmetleri'nin (USCIS) bu politikayla yasayı açıkça ihlal ettiğini belirterek, uygulamanın “Amerika’da yaşayan sayısız göçmenin hayatını belirsiz bir hukuki çıkmaza sürüklediğini” ifade etti. Karar, özellikle Asya, Afrika ve Latin Amerika ülkelerinden gelen göçmenler için önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Politikanın arka planı ve hukuki süreç
Trump yönetimi tarafından 2020 yılında başlatılan ve “Ülke Bazında Geçici Koruma Statüsü Değerlendirmeleri” olarak bilinen bu politika, USCIS’in belirli ülkelerden gelen sığınma başvurularını önceliklendirme ve değerlendirme sürecini yeniden düzenlemesini hedefliyordu. Ancak uygulama, özellikle vize başvuruları ve oturum izinlerinde keyfiyete yol açtığı gerekçesiyle yoğun eleştiri almıştı. Yargıç Donato, 12 Eylül 2024 tarihli kararında, USCIS'in bu politikayı uygularken “hukukun üstünlüğünü hiçe saydığını” vurguladı. Karar metninde, politikanın “göçmenleri ve ailelerini gereksiz yere mağdur ettiği, başvuruların sonuçlandırılmasını yıllarca geciktirdiği” belirtildi.
Davayı açan sivil toplum kuruluşları, politikanın özellikle Müslüman çoğunluklu ülkeleri hedef aldığını ve ayrımcılık içerdiğini savunuyordu. Mahkeme, politikanın yürürlüğe girdiği günden bu yana 39 ülkeden binlerce göçmenin başvurusunun askıya alındığını, bazılarının ise haksız yere sınır dışı edilme riskiyle karşı karşıya kaldığını tespit etti. USCIS, kararın ardından yazılı bir açıklama yaparak mahkemenin kararını incelemekte olduğunu ve gerekli adımları atacağını duyurdu. Ancak göçmen hakları savunucuları, kararın “gecikmiş bir adalet” olduğunu söylüyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu karar, yalnızca ABD'de yaşayan göçmenler için değil, aynı zamanda küresel göç politikaları açısından da emsal teşkil edebilir. Özellikle Joe Biden yönetiminin göçmenlik reformu çabaları bağlamında, mahkeme kararı yürütme organına yeni bir uyarı niteliği taşıyor. Uzmanlar, kararın ABD'nin uluslararası itibarına katkı sağlayacağını ve diğer ülkelerdeki benzer uygulamalara karşı hukuki mücadeleleri güçlendirebileceğini belirtiyor. Asya ülkeleri başta olmak üzere, politikanın hedefi olan devletler kararı memnuniyetle karşıladı. Öte yandan, kararın uygulanmasının zaman alabileceği ve USCIS'in yeni bir düzenleme yapma olasılığı bulunduğu için sürecin yakından takip edilmesi gerekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD ile göçmenlik ve vize konularında sık sık diplomatik temaslarda bulunan bir ülke. Trump dönemi politikasının iptali, Türk vatandaşlarının ABD'ye seyahat, eğitim veya iş amaçlı başvurularında yaşadıkları gecikmelerin azalmasına katkı sağlayabilir. Ancak bu karar, yalnızca belirli bir politikanın iptalini kapsıyor; ABD'nin genel göçmenlik sistemindeki yapısal sorunlar devam ediyor. Türkiye'nin, özellikle vize serbestisi ve göçmenlik konularında ABD ile ikili ilişkilerini güçlendirmek için bu tür hukuki gelişmeleri yakından izlemesi ve diplomatik kanalları etkin kullanması önem taşıyor. Ayrıca, kararın küresel göç hukukunda yaratacağı etkiler, Türkiye'nin de taraf olduğu uluslararası sözleşmeler çerçevesinde değerlendirilmelidir.