Eski ABD Başkanı Donald Trump'ı iş dünyasında yıllarca sistematik dolandırıcılık yapmakla suçlayan ve 364 milyon dolar ceza kesilmesine hükmeden New York Yüksek Mahkemesi Yargıcı Arthur Engoron, emekli olduktan sonra da hayatına yönelik tehditlerin devam ettiğini söyledi. 74 yaşındaki Engoron, New York Times'a verdiği röportajda, kararın ardından hem evinin hem de ofisinin tehdit mesajlarıyla dolduğunu, bu nedenle güvenlik önlemlerinin artırıldığını belirtti. Emekli olmasına rağmen hâlâ taciz edici mesajlar aldığını ifade eden Engoron, “Bu işin bedeli bu” diyerek mesleki risklere vurgu yaptı.
Dava süreci ve Engoron’un kararı
Arthur Engoron, Şubat 2024’te Trump ve şirketlerine karşı açılan dolandırıcılık davasında, Trump’ın mal varlıklarını olduğundan fazla göstererek bankalardan haksız kazanç sağladığına hükmetti. Yargıç, Trump’ın yıllarca finansal tablolarını manipüle ettiğini ve bu nedenle “dolandırıcı” olarak nitelendirilmesi gerektiğini belirtti. Kararın ardından Trump’ın avukatları temyize başvurdu ve dava halen New York Temyiz Mahkemesi’nde sürüyor. Engoron, 2024 yılının sonunda emekli oldu ancak dava dosyasının gölgesi hâlâ üzerinde.
Engoron, röportajında kararın ardından polis koruması altına alındığını, evine zırhlı kapı ve güvenlik kameraları takıldığını anlattı. “Kararımı verirken neyle karşılaşacağımı biliyordum. Ama bu kadar yoğun olacağını tahmin etmemiştim” dedi. Kendisine yöneltilen tehditlerin çoğunun sosyal medya ve e-posta yoluyla geldiğini, bazılarının ise doğrudan adresine gönderildiğini söyledi.
Trump destekçileri ve hukuki kriz
Trump, kararın ardından yaptığı açıklamalarda Engoron’u “partizan bir yargıç” olarak nitelendirmiş ve kararın siyasi olduğunu öne sürmüştü. Bu söylem, Trump destekçileri arasında öfkeyi körükledi ve Engoron’a yönelik tehditleri artırdı. Uzmanlar, Trump’ın yargıya yönelik saldırılarının Amerikan hukuk sistemine olan güveni zedelediğini belirtiyor. Engoron, “Ben sadece yasaları uyguladım. Trump’ın söylemleri, yargı bağımsızlığına yönelik bir tehdit oluşturuyor” ifadelerini kullandı.
Bu dava, ABD’de eski bir başkana yönelik en ağır mali cezalardan biri olarak tarihe geçti. Trump, toplamda 454 milyon doları bulan cezayı ödemek için teminat göstermek zorunda kaldı. Temyiz süreci devam ederken, dava Trump’ın yeniden başkan adayı olduğu 2024 seçimleri öncesinde siyasi bir krize dönüştü.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu olay, ABD’de yargı bağımsızlığına yönelik tehditlerin yalnızca iç siyaseti değil, uluslararası itibarı da etkilediğini gösteriyor. Türkiye’nin ABD ile ilişkilerinde hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığı gibi konular sıkça gündeme gelirken, Washington’daki bu tür krizler Türk diplomatları için önemli bir referans noktası oluşturabilir. Öte yandan, Trump’ın yeniden başkan seçilmesi halinde izleyeceği politikaların Türkiye’yi de etkileyeceği düşünüldüğünde, bu dava Türk dış politikası açısından yakından takip edilmelidir.