ABD eski Başkanı Donald Trump’ın desteklediği, daha önce hiçbir kamu görevinde bulunmamış gösterişli avukat Abelardo de la Esprie, Pazar günü yapılan Kolombiya cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunu kıl payı kazandı. Sandıkların yüzde 99’undan fazlasının sayıldığı seçimde De la Esprie, uyuşturucu kaçakçılığı yapan gerilla gruplarına karşı topyekûn savaş sözü vererek ülkeyi sert bir sağa dönüşe taşıdı.
Seçim maratonu ve sonuçlar
De la Esprie, rakibi solcu eski gerilla savaşçısı Gustavo Petro’yu yüzde 50,2’ye karşı yüzde 49,8 gibi son derece dar bir farkla mağlup etti. Resmi olmayan sonuçlara göre iki aday arasındaki fark sadece 72 bin oy civarında. Seçim süreci boyunca kutuplaşmanın tavan yaptığı ülkede, De la Esprie'nin zaferi hem ülke içinde hem de uluslararası arenada şaşkınlıkla karşılandı. Zira anketler, seçimin başa baş geçeceğini gösterse de De la Esprie'nin bu denli güçlü çıkması beklenmiyordu.
Yeni cumhurbaşkanı, seçim kampanyasında “düzen ve güvenlik” söylemini ön plana çıkardı. Uyuşturucu kartelleri ve solcu gerilla gruplarına karşı acımasız bir savaş başlatacağını, ordunun yetkilerini genişleteceğini ve ABD ile güvenlik iş birliğini artıracağını vaat etti. De la Esprie, Trump’ın başkanlığı döneminde kendisine “Güney Amerika’nın Trump’ı” lakabını kazandıran popülist ve provokatif üslubuyla tanınıyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Kolombiya’nın sağa kayışı, Latin Amerika’daki siyasi dengeleri de etkileyecek. Son yıllarda bölgede sol dalganın yükselişi gözlenirken, De la Esprie’nin zaferi sağ popülizmin de gücünü koruduğunu gösteriyor. ABD açısından ise De la Esprie, uyuşturucuyla mücadele ve Çin’in bölgedeki etkisine karşı iş birliği konularında önemli bir müttefik olarak görülüyor. Trump’ın seçim zaferi sonrasında Kolombiya ile ilişkilerin daha da yakınlaşması bekleniyor.
Öte yandan, seçim sonucunun dar bir farkla belirlenmesi ülkede siyasi kutuplaşmayı derinleştirebilir. Petro, seçim sonuçlarına itiraz edeceğini açıklarken, destekçileri protesto gösterileri düzenliyor. De la Esprie’nin ise uzlaşmacı bir dil kullanmak yerine, “düzeni sağlama” söylemiyle muhalefeti bastırmaya yönelebileceği belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kolombiya, Türkiye ile Latin Amerika arasında köprü olma potansiyeli taşıyan bir ülke. Ancak De la Esprie’nin ABD yanlısı ve güvenlik odaklı politikaları, Türkiye’nin Kolombiya ile ticari ve siyasi ilişkilerine doğrudan bir etki yapmasa da, bölgesel dengeleri değiştirebilir. Kolombiya’nın sağa kayması, Venezuela’ya yönelik baskıyı artırabilir ve Türkiye’nin Venezuela ile olan yakın ilişkilerini dolaylı olarak etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye’nin savunma sanayii ihracatı açısından Kolombiya pazarındaki fırsatlar, yeni hükümetin güvenlik harcamalarını artırmasıyla genişleyebilir. Ancak bu ilişkilerin gelişmesi, iki ülkenin dış politika önceliklerine bağlı olacak.