İngiliz sterlini, Başbakan Keir Starmer'ın önümüzdeki günlerde görevden ayrılma takvimini açıklayacağı beklentisiyle yılın en düşük seviyesine yakın seyrediyor. Döviz piyasalarındaki bu hareketlilik, Birleşik Krallık'ta artan siyasi belirsizliğin ekonomi üzerindeki baskısını gözler önüne seriyor. Sterlin/dolar paritesi, bu sabah işlemlerinde 1,2345 seviyesine kadar gerileyerek Ocak 2026'dan bu yana en düşük noktayı test etti. Uzmanlar, siyasi istikrarsızlığın yatırımcı güvenini olumsuz etkilediğini ve sterlin üzerindeki aşağı yönlü baskının sürebileceğini belirtiyor.
Starmer'ın Ayrılık Takvimi Piyasaları Tedirgin Ediyor
Keir Starmer'ın hafta sonu yaptığı kapalı devre toplantıda parti içindeki muhaliflere, 'birkaç gün içinde' başbakanlıktan ayrılacağını duyurduğu iddia ediliyor. İşçi Partisi içinde artan hoşnutsuzluk ve kamuoyu yoklamalarındaki düşüş, Starmer'ı erken bir ayrılık kararı almaya itmiş görünüyor. Parti kaynakları, Starmer'ın bu hafta içinde Downing Street'te bir basın toplantısı düzenleyerek resmi açıklamayı yapacağını belirtiyor. Ancak bu gelişme, ekonomi yönetiminde boşluk oluşacağı endişesini beraberinde getirdi. Sterlinin değer kaybı, sadece siyasi belirsizlikten değil, aynı zamanda İngiltere Merkez Bankası'nın (BoE) faiz indirimi beklentilerinden de besleniyor. BoE'nin yıl sonuna kadar iki faiz indirimi daha yapacağı tahmin ediliyor.
Ekonomistler, sterlindeki zayıflamanın ithalat maliyetlerini artırarak enflasyonu yeniden tetikleyebileceği uyarısında bulunuyor. Özellikle enerji ve gıda fiyatlarının yükselmesi, hanelerin alım gücünü daha da daraltabilir. İngiltere'de enflasyon son bir yılda yüzde 4,1'e gerilemiş olsa da, çekirdek enflasyon hâlâ hedefin üzerinde seyrediyor. Bu durum, BoE'nin para politikasını gevşetme konusunda temkinli davranmasına neden oluyor.
Küresel Piyasalar Sterlin Satışına Odaklandı
Sterlindeki düşüş, yalnızca İngiltere'ye özgü bir gelişme değil. Küresel düzeyde artan jeopolitik riskler ve ABD Merkez Bankası'nın (Fed) şahin duruşu, gelişmiş ülke para birimleri üzerinde baskı yaratıyor. Ancak İngiltere'deki siyasi kriz, sterlini benzer para birimlerine kıyasla daha kırılgan hale getiriyor. Euro/dolar paritesi haftaya sınırlı değişimle başlarken, sterlinin euro karşısında da değer kaybettiği görülüyor. Bu durum, Birleşik Krallık ihracatçıları için rekabet avantajı yaratırken, ithalatçı firmaları zor durumda bırakıyor. Özellikle otomotiv ve havacılık sektörleri, döviz kuru dalgalanmalarından en fazla etkilenen alanlar arasında yer alıyor.
Yatırım bankaları, sterlinin önümüzdeki haftalarda daha da değer kaybedebileceğini, ancak ayrılık takviminin netleşmesiyle toparlanma yaşanabileceğini öngörüyor. Yine de kısa vadede piyasalardaki volatilitenin yüksek kalması bekleniyor. İngiltere'nin Brexit sonrası ticaret anlaşmalarındaki belirsizlikler de siyasi kaosa eklenince, sterlinin toparlanması için daha güçlü sinyallere ihtiyaç duyuluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Sterlindeki değer kaybı, Türkiye'nin Birleşik Krallık ile olan ticaret hacmini etkileyebilir. İngiltere, Türkiye'nin önemli ihracat pazarlarından biri konumunda. Sterlinin zayıflaması, Türk ihracatçılarının rekabet gücünü artırabilir ancak aynı zamanda Türkiye'den yapılan ithalatı İngiltere için daha pahalı hale getirebilir. Bununla birlikte, gelişmekte olan piyasalardaki genel risk iştahı düşük olduğu için Türk lirası üzerindeki baskı da devam ediyor. Küresel belirsizlik ortamı, yabancı yatırımcıların Türkiye'ye olan ilgisini sınırlayabilir. Önümüzdeki dönemde, İngiltere'deki siyasi gelişmelerin Türk-İngiliz ticari ilişkileri üzerindeki etkisi yakından takip edilmelidir.