ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe gecesi Fox News Channel'da yayınlanan "The Ingraham Angle" programında, Demokratlar ara seçimlerin ardından Temsilciler Meclisi ve Senato'nun kontrolünü ele geçirirse, yasama gündemlerini engelleme planını açıkça dile getirdi. Trump, "Engelleyici olacağım" diyerek, Demokratların yasa tasarılarını bloke edeceğini belirtti. Bu açıklama, başkanın partisi Kongre'deki çoğunluğunu kaybettiği senaryoda izleyeceği stratejiye işaret ediyor.
Gelişmenin arka planı
Trump'ın sözleri, 2026 ara seçimleri öncesinde siyasi gerilimin tırmandığı bir dönemde geldi. Başkan, Fox News sunucusu Laura Ingraham'ın sorularını yanıtlarken, Demokratların olası zaferinin yasama sürecini tıkayacağını ve kendisinin de karşı hamle olarak yasaları veto edeceğini veya engelleyeceğini ima etti. Trump, başkanlığının ilk döneminde de benzer bir tutum sergilemiş, 2018 ara seçimlerinde Temsilciler Meclisi'ni Demokratlar kazandığında sık sık yürütme yetkisini kullanarak Kongre'yi bypass etme yoluna gitmişti.
ABD siyasi sistemi, başkanlık ve Kongre arasında denge mekanizmaları üzerine kuruludur. Başkanın yasaları veto etme yetkisi bulunur, ancak Kongre üçte iki çoğunlukla vetoyu geçersiz kılabilir. Trump'ın "engelleyici" ifadesi, yasama sürecini yavaşlatmak veya durdurmak için elindeki tüm araçları kullanacağı anlamına geliyor. Bu durum, hükümetin kapanmasına veya bütçe krizlerine yol açabilir. Demokratlar ise Trump'ın bu tutumunu "demokrasiyi sabote etmek" olarak nitelendiriyor.
Ara seçimler, her iki yılda bir yapılan ve Kongre'nin tamamının yenilendiği seçimlerdir. 2026 ara seçimlerinde Temsilciler Meclisi'nin 435 üyesi ve Senato'nun 33 üyesi seçilecek. Anketler, Demokratların Temsilciler Meclisi'nde çoğunluğu kazanma şansının yüksek olduğunu gösteriyor. Senato'da ise cumhuriyetçilerin elindeki koltukların bir kısmı savunma durumunda. Trump'ın açıklaması, seçim kampanyasında bir mobilizasyon aracı olarak da görülebilir.
Bölgesel veya küresel boyut
ABD'deki siyasi istikrarsızlık, küresel piyasalar ve uluslararası ilişkiler üzerinde doğrudan etkiye sahip. Trump'ın yasama engelleme stratejisi, özellikle ticaret anlaşmaları, savunma bütçesi ve dış yardımlar gibi konularda tıkanıklığa yol açabilir. Örneğin, Ukrayna'ya yapılan askeri yardımlar veya NATO'nun savunma harcamalarına ilişkin yasalar Kongre'den geçmek zorunda. Demokratların kontrolündeki bir Kongre ile Trump yönetimi arasındaki çatışma, ABD'nin dış politikasında belirsizlik yaratabilir. Ayrıca, hükümetin kapanması riski, küresel ekonomik güveni sarsabilir.
Trump'ın "engelleyici" olma tehdidi, ABD'nin demokratik kurumlarına olan güveni de etkiliyor. Uluslararası kamuoyu, ABD'nin iç siyasi kutuplaşmasını yakından izliyor. Avrupa ve Asya'daki müttefikler, ABD'nin taahhütlerini yerine getirme kapasitesi konusunda endişeli. Özellikle Çin ve Rusya gibi rakipler, bu iç çekişmeleri kendi lehlerine kullanabilir. Trump'ın açıklaması, ABD'nin küresel liderlik rolünü zayıflatabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki siyasi tıkanıklık, Türkiye'yi doğrudan etkileyebilecek sonuçlar doğurabilir. Türkiye, ABD ile F-16 satışı, Suriye'deki YPG/PKK unsurları ve FETÖ'nün iadesi gibi konularda müzakereler yürütüyor. Kongre'deki bir çoğunluk değişikliği, bu dosyaların seyrini değiştirebilir. Demokratlar, genellikle Türkiye'ye yönelik silah satışlarına insan hakları ve demokrasi gerekçesiyle şartlar getirme eğiliminde. Trump'ın engelleme stratejisi, yürütme organının inisiyatifini kısıtlayarak Türkiye ile yapılan anlaşmaların Kongre'den geçmesini zorlaştırabilir. Ayrıca, ABD'nin iç istikrarsızlığı, küresel güvenlik ortamını olumsuz etkileyerek Türkiye'nin bölgesel risklerini artırabilir.