ABD Başkanı Donald Trump'ın danışmanı Massad Boulos, savaşın parçaladığı Libya'da ortak bir hükümet kurulması için güç paylaşımı planı üzerinde çalıştığını açıkladı. Financial Times'a konuşan Boulos, Libya'nın doğusundaki Tobruk merkezli Temsilciler Meclisi ile Batı'daki Trablus merkezli Ulusal Mutabakat Hükümeti arasında bir diyalog başlatmayı hedeflediğini belirtti. Planın temel amacı, ülkenin zengin petrol kaynaklarının adil dağılımı ve siyasi birliğin sağlanması olarak öne çıkıyor.
Gelişmenin arka planı
Libya, 2011 yılında Muammer Kaddafi'nin devrilmesinin ardından iç savaşa sürüklenmişti. Ülke, 2014'ten bu yana iki rakip hükümet arasında bölünmüş durumda: Doğu'da General Halife Hafter'in desteklediği Temsilciler Meclisi ve Batı'da Birleşmiş Milletler tarafından tanınan Ulusal Mutabakat Hükümeti. Boulos'un girişimi, bu iki tarafı bir araya getirerek siyasi krizi sona erdirmeyi amaçlıyor. Boulos, Financial Times'a yaptığı açıklamada "Libya'da tek bir birleşik hükümet kurmak için çabalıyoruz" ifadelerini kullandı. Planın, ülkenin petrol zenginliklerinin yönetimi konusunda da bir anlaşma içerdiği belirtiliyor. Libya, Afrika'nın en büyük petrol rezervlerine sahip ülkelerinden biri ve bu kaynakların kontrolü, iç savaşın temel nedenlerinden birini oluşturuyor.
Boulos'un bu girişimi, Trump yönetiminin Libya politikasında bir değişiklik sinyali olarak yorumlanıyor. Daha önce ABD, Libya'da BM öncülüğündeki barış sürecini desteklerken, doğrudan bir güç paylaşımı planı önermemişti. Boulos, Trump'ın Beyaz Saray'da görev yaparken de Ortadoğu politikalarında etkili bir isimdi. Özellikle Lübnan ve Suriye konularında danışmanlık yapan Boulos, şimdi de Libya dosyasına eğilmiş durumda. Planın başarıya ulaşması halinde, Libya'nın siyasi istikrar kazanması ve petrol üretiminin artması bekleniyor. Ancak, ülkedeki silahlı grupların ve yabancı güçlerin varlığı, sürecin önündeki en büyük engel olarak görülüyor.
Bölgesel boyut
Libya'daki siyasi kriz, yalnızca ülke içinde değil, aynı zamanda bölgesel güçler arasında da bir rekabet alanı haline gelmiş durumda. Türkiye, Trablus merkezli Ulusal Mutabakat Hükümeti'ni askeri ve diplomatik olarak desteklerken; Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır ve Rusya, doğudaki Hafter güçlerine destek veriyor. Boulos'un planı, bu bölgesel aktörlerin çıkarlarını da dengelemeyi hedefliyor. Financial Times'a konuşan Boulos, "Bölgesel güçlerin Libya'da barış istediğini düşünüyorum, ancak herkesin farklı öncelikleri var" dedi. Planın, özellikle Türkiye'nin Libya'daki askeri varlığı ve enerji anlaşmaları üzerinde etkili olması bekleniyor. Türkiye, 2019 yılında Libya ile deniz yetki alanları sınırlandırma anlaşması imzalamış ve Doğu Akdeniz'deki hak iddialarını bu anlaşmaya dayandırmıştı. Yeni bir hükümet yapısı, bu anlaşmaların akıbetini de belirleyecek.
Planın küresel boyutta da yankıları olması bekleniyor. Petrol fiyatları üzerinde etkili olan Libya, uluslararası enerji piyasalarında önemli bir oyuncu. Ülkedeki istikrar, OPEC üretim kotaları ve küresel petrol arzı açısından kritik öneme sahip. Ayrıca, Libya üzerinden Avrupa'ya yönelen göç akınları, AB ülkeleri için ciddi bir güvenlik sorunu oluşturuyor. Boulos'un planı, göç ve güvenlik konularında da Avrupa ile iş birliğini öngörüyor. Ancak, Fransa başta olmak üzere bazı Avrupa ülkelerinin Libya'da farklı çıkarları bulunuyor. Fransa, Hafter güçlerine verdiği destekle biliniyor ve Boulos planına şüpheyle yaklaşabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Libya, Türkiye'nin Doğu Akdeniz politikasında kilit bir ülke konumunda. Ankara, Trablus hükümetiyle imzaladığı anlaşmalarla Libya sahasında önemli kazanımlar elde etmişti. Boulos'un güç paylaşımı planı, bu kazanımları tehdit edebilir. Türkiye, özellikle deniz yetki alanları anlaşmasının korunması ve askeri üslerin statüsü konusunda hassas. Yeni bir hükümet yapısında Ankara'nın çıkarlarının gözetilip gözetilmeyeceği belirsiz. Ayrıca, planın başarıya ulaşması, Türkiye'nin Libya'daki etkinliğini azaltabilir. Bu nedenle Türkiye'nin, süreci yakından takip ederek kendi kırmızı çizgilerini korumaya çalışması bekleniyor.