ABD Başkanı Donald Trump, çocukluk çağı aşılarını kısıtlayan ve aşı programlarını bölen bir başkanlık kararnamesi imzaladı. Kararname, hükümetin aşı önerilerini gözden geçirmesini ve belirli aşıların uygulanmasını askıya almasını öngörüyor. Trump yönetimi, uzun süredir aşıların otizmle bağlantılı olduğu yönündeki bilimsel olarak çürütülmüş iddiayı destekliyor. Bu karar, ABD'de aşı karşıtlığının yeniden alevlenmesine ve halk sağlığı uzmanlarının ciddi endişelerine yol açtı.
Gelişmenin Arka Planı
Trump'ın bugün imzaladığı kararname, federal sağlık kurumlarının çocukluk aşılarına ilişkin mevcut politikalarını yeniden yapılandırıyor. Kararname ile birlikte, Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) ve Gıda ve İlaç Dairesi'ne (FDA) aşı onay süreçlerini gözden geçirme talimatı verildi. Ayrıca, 'aşı programlarının bölünmesi' ifadesi, aşıların uygulanma takviminde değişiklik yapılması ve bazı aşıların zorunlu olmaktan çıkarılması anlamına geliyor.
Trump yönetimi, seçim kampanyası sırasında da aşı karşıtı söylemleriyle biliniyordu. Başkan Trump, 2019'da yaptığı bir açıklamada, aşıların otizme yol açabileceğine dair asılsız iddiaları gündeme getirmişti. Sağlık uzmanları, bu tür iddiaların bugüne kadar yapılan hiçbir bilimsel araştırmayla doğrulanmadığını ve aşıların güvenliğinin kanıtlandığını belirtiyor. Amerikan Pediatri Akademisi (AAP) ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO), kararı sert bir dille eleştirdi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu karar, yalnızca ABD'de değil, dünya genelinde yankı uyandırdı. Uzmanlar, ABD'nin aşı politikalarındaki bu ani değişikliğin, kızamık, kabakulak ve boğmaca gibi hastalıkların yeniden yayılmasına neden olabileceğini ifade ediyor. Dünya Sağlık Örgütü, aşı kararsızlığını küresel sağlık tehditlerinden biri olarak listeliyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde, ABD'nin bu tavrının aşı karşıtlığı hareketini güçlendirebileceği ve aşılamanın önündeki engelleri artırabileceği konusunda endişeler dile getiriliyor.
Öte yandan, kararın ABD'deki hukuki ve siyasi sonuçları da merak konusu. Demokrat Parti'li bazı eyalet başsavcıları, kararnameye karşı dava açabileceklerini açıkladı. Bilim insanları ve sağlık örgütleri, aşıların otizmle bağlantısının olmadığını defalarca kanıtlamış olsa da, bu tür siyasi kararların halk sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerinin uzun vadeli olabileceği vurgulanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki bu gelişme, Türkiye'de de aşı karşıtlığı tartışmalarını alevlendirebilir. Türkiye, son yıllarda aşı reddi oranlarında artış yaşayan ülkelerden biri. Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre, Türkiye'de aşı reddi vakaları 2011'de 183 iken 2017'de 23 bini aştı. Trump'ın bu kararı, Türkiye'deki aşı karşıtı söylemleri güçlendirerek toplum sağlığını tehdit edebilir. Ancak Türk sağlık otoritelerinin, bilimsel gerçeklere dayalı aşı politikalarını sürdüreceği ve halkı aşı konusunda bilinçlendirmeye devam edeceği umulmaktadır. Bu tür dış gelişmelerin, Türkiye'nin aşı programlarını etkilememesi için uzmanların uyarıları ve sağlık bakanlığının çabaları belirleyici olacaktır.