ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe akşamı Beyaz Saray’ın Gül Bahçesi’nde ülkenin dört bir yanından gelen bir grup Amerikalı çiftçiyi ağırladı. Ara seçimlere günler kala gerçekleşen bu özel yemek, Trump yönetiminin kırsal kesimdeki seçmenleri ikna etme çabalarının bir parçası olarak dikkat çekiyor. Çiftçiler, son dönemde artan gübre maliyetleri ve ticaret savaşlarının tarım sektörüne etkileri nedeniyle zor bir dönemden geçerken, Başkan’ın bu jesti seçim öncesi bir destek sinyali olarak yorumlanıyor.
Artan gübre maliyetleri ve ticaret savaşları gölgesinde bir kucaklaşma
Beyaz Saray’dan yapılan açıklamaya göre, yemeğe katılan çiftçiler, özellikle mısır, soya fasulyesi ve buğday üreticilerinden oluşuyor. Trump’ın tarım politikalarını destekleyen bu isimler, daha önce Başkan’ın Çin’e yönelik gümrük tarifeleri ve tarım sübvansiyon programlarından etkilenen kitleyi temsil ediyor. Çin ile yaşanan ticaret savaşı, Amerikalı çiftçileri vurmuş; soya fasulyesi ihracatında ciddi düşüşler yaşanmıştı. Trump yönetimi, bu kaybı telafi etmek için 12 milyar dolarlık bir yardım paketi açıklamıştı.
Amerikan Çiftçi Bürosu Federasyonu (AFBF) verilerine göre, 2024 yılında çiftlik gelirleri yüzde 23 oranında azalmış durumda. Gübre fiyatlarının ise geçen yıla oranla yüzde 40 arttığı belirtiliyor. Bu tablo, çiftçilerin ekonomik endişelerini artırmışken, Trump’ın Gül Bahçesi’ndeki yemeği, hem bir teşekkür hem de moral yükseltme amacı taşıyor. Beyaz Saray yetkilileri, akşam yemeğinde tarım politikaları ve sektörün geleceği üzerine samimi bir sohbet gerçekleştiğini duyurdu.
Ara seçimler ve kırsal oyların stratejik önemi
Trump’ın bu hamlesi, sadece sembolik bir jestten ibaret değil. 8 Kasım’da yapılacak ara seçimlerde, Cumhuriyetçi Parti’nin Temsilciler Meclisi ve Senato’daki çoğunluğunu koruması için kırsal kesimdeki seçmenlerin desteği kritik önem taşıyor. 2020 başkanlık seçimlerinde Trump, kırsal oyların yüzde 63’ünü almayı başarmıştı. Ancak bu kez, enflasyon ve tarımsal girdi maliyetlerindeki artış, Cumhuriyetçilerin elini zayıflatabilir.
Uzmanlar, Trump’ın çiftçilere yönelik bu tür etkinliklerle, ekonomik zorluklara rağmen kendi tabanını motive etmeye çalıştığını belirtiyor. Yemeğe katılan çiftçilerden Iowa’lı soya üreticisi John Smith, yerel basına yaptığı açıklamada, “Başkan bizim sorunlarımızı anlıyor. Ticaret anlaşmalarını yeniden müzakere edeceğine ve bize destek olacağına söz verdi” ifadelerini kullandı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD’deki tarım politikaları ve çiftçilere yönelik teşvikler, küresel tarım piyasalarını doğrudan etkileme potansiyeline sahip. Türkiye, özellikle buğday ve soya fasulyesi gibi ürünlerde ABD’den yapılan ithalata bağımlı olmasa da, Amerikan tarım sübvansiyonları dünya fiyatlarını aşağı çekerek Türk çiftçisini rekabet baskısı altında bırakabiliyor. Ayrıca, Trump’ın ticaret savaşlarını yoğunlaştırması, gelişmekte olan ülkelerin tarım ihracatını olumsuz etkileyebilir. Bu gelişme, Ankara’nın tarımda kendine yeterlilik politikasını güçlendirme kararlılığını haklı çıkarıyor. Türkiye’nin, ABD’nin kırsal kesime yönelik seçim vaatlerini yakından takip etmesi ve olası piyasa dalgalanmalarına karşı hazırlıklı olması gerekiyor.