ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz günlerde katıldığı bir televizyon programında kendisine uygulanan bilişsel testten 'mükemmel' puan aldığını açıkladı. Trump, bu testin başkanlık dahil tüm üst düzey siyasi görevlere aday olanlara uygulanması gerektiğini savundu. Peki bu test nedir, nasıl yapılır ve Trump'ın iddia ettiği gibi 'mükemmel' bir puan almak ne anlama geliyor?
Montreal Bilişsel Değerlendirme Testi (MoCA)
Söz konusu test, tıp literatüründe 'Montreal Cognitive Assessment' (MoCA) olarak biliniyor. Hafif bilişsel bozuklukları tespit etmek amacıyla geliştirilen bu test, hafıza, dikkat, dil, görsel-mekansal beceriler ve yönetici işlevler gibi çeşitli zihinsel yetenekleri ölçüyor. Toplam 30 puan üzerinden değerlendirilen testte 26 ve üzeri puan 'normal' kabul ediliyor. Trump'ın 30 üzerinden 30 puan alması, yaşıtlarına göre üst düzey bir bilişsel performansa işaret ediyor. Testte hastalara bir dizi resim gösteriliyor, kelime listeleri hatırlatılıyor, basit matematik soruları soruluyor, bir saat çizimleri yapmaları isteniyor ve belirli harflerle başlayan hayvan isimleri saymaları bekleniyor. Trump, programda özellikle 'kiraz, sandalye, mor' gibi kelimeleri hatırlaması gerektiğini ve tümünü doğru yanıtladığını belirtti.
Ancak uzmanlar, MoCA testinin günlük yaşamdaki karmaşık karar alma süreçlerini tam olarak yansıtmadığını vurguluyor. Test daha çok erken evre demans veya hafif bilişsel bozukluk taraması için tasarlanmış bir araç. Bu nedenle bir başkanın stratejik düşünme, kriz yönetimi veya diplomatik becerilerini ölçmekten uzak olduğu ifade ediliyor.
Siyasette Bilişsel Test Tartışmaları
Trump'ın bu açıklaması, ABD siyasetinde yaş ve zihin sağlığı tartışmalarını yeniden alevlendirdi. 77 yaşındaki Trump, 2024 seçimleri öncesinde rakibi Joe Biden'ın (81) bilişsel yeteneklerini sorgularken kendi sağlığını ön plana çıkarmaya çalışıyor. Biden, düzenli olarak fiziksel ve bilişsel sağlık raporlarını kamuoyuyla paylaşsa da, Trump'ın 'test yapılsın' çağrısı siyasi bir manevra olarak yorumlanıyor. Uzmanlar, her iki adayın da yaşları itibarıyla düzenli sağlık kontrollerinden geçmesi gerektiğini belirtirken, bilişsel testlerin siyasi bir silah olarak kullanılmasının etik sorunlar doğurabileceğini söylüyor.
Öte yandan, testin salt bir sayıya indirgenmesi de eleştiriliyor. 30 üzerinden 30 almak, kişinin her koşulda doğru kararlar vereceği anlamına gelmiyor. Örneğin, testte başarılı olan bir kişi, gerçek bir kriz anında stres altında yanlış kararlar alabiliyor. Dolayısıyla bilişsel testler, siyasi liderlik için gerekli ancak yeterli olmayan bir araç olarak görülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD ile karmaşık ve çok boyutlu bir ilişkiye sahip. ABD başkanının bilişsel sağlığı, iki ülke arasındaki müzakerelerde alacağı kararların kalitesini doğrudan etkileyebilir. Özellikle savunma sanayii, terörle mücadele ve Doğu Akdeniz gibi konularda ABD Başkanı'nın tutarlı ve stratejik davranması Türkiye'nin çıkarları açısından önem taşıyor. Ancak bu tartışma, Türkiye'nin kendi siyasi liderliğinde benzer şeffaflık taleplerini gündeme getirebilir. Kamuoyunda siyasetçilerin sağlık durumlarının düzenli olarak paylaşılması yönünde bir beklenti oluşabilir. Dolayısıyla bu gelişme, küresel ölçekte lider sağlığı ve siyasi hesap verebilirlik standartlarını yeniden tartışmaya açıyor.