Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, ülke genelinde süren akaryakıt fiyatları artışını hafifletmek için yeni bir girişim başlatmaya hazırlanıyor. Beyaz Saray kaynaklarına göre, yönetim uzun süredir tartışılan ve deniz ticaretini düzenleyen Jones Yasası'nın geçici olarak askıya alınması seçeneğini masaya yatırdı. Bu adımın, özellikle Doğu Yakası'ndaki rafinerilere ham petrol tedarikini kolaylaştırarak pompa fiyatlarına yansıması bekleniyor. Ancak uzmanlar, bu hamlenin kısa vadede sınırlı bir etki yaratacağını ve asıl sorunun küresel petrol arzındaki daralmadan kaynaklandığını vurguluyor.
Jones Yasası nedir ve nasıl işliyor?
1920 tarihli Merchant Marine Act'in bir parçası olan Jones Yasası, ABD limanları arasında yapılan ticari taşımacılıkta kullanılacak gemilerin ABD'de inşa edilmiş, ABD şirketlerine ait olması ve mürettebatının Amerikan vatandaşlarından oluşması şartını getiriyor. Bu yasa, ulusal güvenlik ve yerli denizcilik sektörünün korunması amacıyla çıkarılmış olsa da, eleştirmenler yasanın deniz taşımacılığı maliyetlerini artırdığını ve özellikle Porto Riko, Hawaii ve Alaska gibi bölgelere yapılan sevkiyatları olumsuz etkilediğini savunuyor.
Trump yönetimi, daha önce de benzer bir adım atarak 2021'de Colonial Pipeline siber saldırısının ardından yakıt taşımacılığına yönelik kısıtlamaları geçici olarak gevşetmişti. Şimdi ise benzer bir uygulamanın bu kez daha geniş kapsamlı bir şekilde hayata geçirilmesi gündemde. Ancak Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, henüz kesin bir karar verilmediği ve seçeneklerin değerlendirildiği belirtiliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD'deki akaryakıt fiyatları, Rusya-Ukrayna savaşı ve OPEC+ ülkelerinin üretim kısıtlamaları nedeniyle son aylarda rekor seviyelere ulaştı. Ulusal ortalama benzin fiyatı galon başına 4,5 doları aşarken, bu durum enflasyonu körüklüyor ve Başkan Trump'ın ekonomik politikalarını zor durumda bırakıyor. Uzmanlar, Jones Yasası'nın askıya alınmasının yalnızca kıyı bölgelerindeki rafinerilere avantaj sağlayabileceğini, ancak Ortabatı ve Körfez Bölgesi'ndeki tesislere doğrudan bir etkisinin olmayacağını ifade ediyor.
Ayrıca, bu adım ABD'nin enerji bağımsızlığı hedefleriyle çelişkili görünüyor. Zira yasa, yerli gemi inşa sektörünü destekleyerek ABD'nin deniz ticaretindeki hakimiyetini güçlendirmeyi amaçlıyor. Öte yandan, Avrupa Birliği'nin Rusya'ya yönelik petrol yaptırımları ve Çin'deki ekonomik yavaşlama, küresel petrol piyasasındaki belirsizliği artırıyor. Bu tabloda, Trump'ın hamlesinin uluslararası piyasalarda da yankı bulması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki akaryakıt fiyatları ve enerji politikaları, küresel piyasalar üzerinden Türkiye'yi doğrudan etkiliyor. Türkiye, enerji ithalatında büyük oranda dışa bağımlı bir ülke olduğundan, ABD'deki fiyat hareketleri ve küresel petrol arzındaki değişimler, Türkiye'nin cari açığı ve enflasyonu üzerinde belirleyici oluyor. Jones Yasası'nın askıya alınması, ABD iç piyasasına yönelik bir düzenleme olsa da, bu kararın küresel petrol ticaretinde yaratacağı dalgalanmalar, Türkiye'nin enerji maliyetlerini ve dolayısıyla tüketici fiyatlarını etkileyebilir. Ayrıca, Türk denizcilik sektörü, ABD'nin bu tür korumacı politikalarının kaldırılması durumunda uluslararası taşımacılıkta yeni fırsatlar bulabilir; ancak bu konuda henüz somut bir gelişme yok.