ABD Başkanı Donald Trump, uzun süredir destek aldığı ticari balıkçılar arasında desteğini kaybediyor. Bazı balıkçılar, Trump'ın politikalarının endüstrinin ihtiyaçlarını karşılamadığını ve vaatlerini yerine getirmediğini belirtiyor. Özellikle ticaret savaşları, artan maliyetler ve çevresel düzenlemeler balıkçıları olumsuz etkiliyor. 2020 seçimlerinde balıkçı toplulukları Trump'a güçlü destek vermişti, ancak şimdi bu destek sorgulanıyor.
Trump'ın balıkçılarla ilişkisi nasıl başladı?
Trump, 2016 ve 2020 seçim kampanyalarında ticari balıkçılara önemli vaatlerde bulundu. Özellikle deniz ürünleri ithalatına getirilen tarifeler ve Çin ile yaşanan ticaret savaşı sırasında, balıkçıların yerli üretimi artıracağını ve sektörün güçleneceğini savundu. Ayrıca, Obama döneminde getirilen bazı çevresel düzenlemeleri gevşeterek balıkçılık faaliyetlerini kolaylaştıracağını söyledi. Bu vaatler, özellikle Alaska, Maine ve Louisiana gibi balıkçılıkla geçinen bölgelerde geniş yankı buldu. Trump, bu bölgelerde büyük oy oranlarıyla kazandı.
Ancak aradan geçen sürede, balıkçıların bir kısmı Trump'ın politikalarının beklenen sonuçları doğurmadığını görüyor. Çin'e yönelik tarifeler, aslında ABD'li balıkçıların ihracatını da vurdu. Çin, ABD deniz ürünlerine karşı misilleme tarifeleri uygulayarak, Amerikan ıstakozu, somon ve yengeç gibi ürünlerin satışını zorlaştırdı. Bu da balıkçıların gelirlerinde ciddi düşüşlere yol açtı. Ayrıca, pandemi döneminde restoranların kapanması ve tedarik zinciri sorunları sektörü derinden sarstı. Trump yönetiminin sağladığı yardımlar ise yetersiz kaldı.
Diğer yandan, iklim değişikliği ve deniz suyu sıcaklığındaki artış, balık popülasyonlarını olumsuz etkiliyor. Balıkçılar, avlanma sezonlarının kısalması ve bazı türlerin azalmasıyla mücadele ediyor. Trump'ın iklim değişikliğini bir tehdit olarak görmemesi ve çevresel düzenlemeleri geri alması, uzun vadede sektörün sürdürülebilirliğini riske atıyor. Bazı balıkçılar, artık daha fazla devlet desteği ve akılcı politikalar bekliyor.
Balıkçıların desteği neden çatırdıyor?
Balıkçıların Trump'a olan desteğinin azalmasının birkaç temel nedeni var. Birincisi, ticaret savaşlarının yarattığı ekonomik belirsizlik. Çin ile yapılan anlaşmalar ve ardından gelen tarifeler, balıkçıların en büyük pazarı olan Çin'e ihracatını sekteye uğrattı. İkincisi, pandemi sonrası artan yakıt, ekipman ve işçilik maliyetleri. Üçüncüsü, göçmen işçi politikalarındaki sıkılaşma nedeniyle balıkçılıkta çalışacak işçi bulmakta zorlanılması. Dördüncüsü, çevresel düzenlemelerin gevşetilmesinin balık stoklarına zarar vermesi ve geleceği belirsizleştirmesi.
Bazı balıkçılar, Trump'ın kendilerini bir pazarlık kozu olarak kullandığını düşünüyor. Örneğin, Çin ile ticaret müzakerelerinde balıkçılık sektörü sık sık gündeme geldi ancak somut bir kazanım elde edilemedi. Ayrıca, Trump'ın sürekli değişen politikaları ve Twitter üzerinden yaptığı açıklamalar, planlama yapmayı zorlaştırıyor. Balıkçılar, istikrarlı ve öngörülebilir bir politika bekliyor.
Öte yandan, balıkçıların bir kısmı hala Trump'ı destekliyor. Özellikle küçük ölçekli balıkçılar, Trump'ın düzenlemeleri azaltmasını ve vergi indirimlerini olumlu buluyor. Ancak genel eğilim, desteğin azaldığı yönünde. 2024 seçimlerinde bu değişimin nasıl yansıyacağı merak konusu.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD'deki balıkçılık sektörü, küresel deniz ürünleri ticaretinde önemli bir yere sahip. ABD, dünyanın en büyük deniz ürünleri ithalatçılarından biri ve aynı zamanda önemli bir ihracatçı. Trump'ın politikaları, sadece ABD'li balıkçıları değil, küresel tedarik zincirini de etkiliyor. Çin ile yaşanan ticaret savaşı, deniz ürünleri fiyatlarını dalgalandırdı ve diğer ülkelerin pazarlara erişimini değiştirdi.
Örneğin, ABD'nin Çin'e uyguladığı tarifeler sonrası Çin, Kanada ve Norveç gibi ülkelerden daha fazla somon ithal etmeye başladı. Bu da ABD'li somon üreticilerini zor durumda bıraktı. Ayrıca, ABD'nin iklim politikalarındaki geri adım, küresel çevre standartlarını da etkiliyor. Paris Anlaşması'ndan çekilme, diğer ülkelerin balıkçılık yönetimi üzerinde baskı oluşturuyor.
Balıkçılık sektörü, aynı zamanda gıda güvenliği ve istihdam açısından kritik. Dünya genelinde milyonlarca insan geçimini balıkçılıktan sağlıyor. ABD'deki gelişmeler, diğer ülkelerdeki balıkçılık politikalarını da etkileyebilir. Özellikle iklim değişikliğiyle mücadelede uluslararası işbirliğinin zayıflaması, sektörün geleceği için risk oluşturuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki balıkçılık sektöründeki bu çatlak, Türkiye'yi doğrudan etkilemese de küresel ticaret ve çevre politikaları açısından dolaylı sonuçlar doğurabilir. Türkiye, deniz ürünleri ihracatında önemli bir aktör; özellikle levrek ve çipura gibi ürünlerde Avrupa pazarında güçlü. ABD-Çin ticaret savaşının seyri, küresel deniz ürünleri fiyatlarını ve talep yapısını değiştirebilir. Ayrıca, ABD'nin iklim politikalarındaki belirsizlik, Türkiye'nin yeşil dönüşüm ve sürdürülebilir balıkçılık hedeflerini dolaylı olarak etkileyebilir. Türkiye, bu süreçte kendi balıkçılık sektörünü güçlendirmek ve ihracat pazarlarını çeşitlendirmek için fırsatlar arayabilir.