ABD Başkanı Donald Trump, perşembe günü Beyaz Saray'ın Rose Garden'ında 100'den fazla avcı, balıkçı ve açık hava endüstrisi temsilcisinin katıldığı bir akşam yemeğinde, avcılık ve balıkçılık kısıtlamalarını geri alan yürütme emirlerini imzaladı. Trump, "Kamu arazilerinin Amerikan halkına ait olduğuna inanıyoruz" diyerek, avcıların ve balıkçıların bu topraklara erişiminin kısıtlanmaması gerektiğini vurguladı. Etkinlikte, gelecekte çıkarılması planlanan ve "Outdoors Act 2.0" olarak adlandırılan yeni bir yasa tasarısının sinyali de verildi.
Gelişmenin Arka Planı
Trump yönetimi, göreve geldiği günden bu yana çevre düzenlemelerini gevşetme yönünde adımlar atıyor. Son imzalanan yürütme emirleri, özellikle federal kamu arazilerinde avlanma ve balık tutma faaliyetlerini kısıtlayan düzenlemeleri hedef alıyor. Bu kararnamelerle, önceki yönetimler döneminde getirilen ve avcılık ile balıkçılığı sınırlayan bazı kuralların kaldırılması veya hafifletilmesi öngörülüyor.
Rose Garden'daki yemek, Trump'ın seçim kampanyası sırasında önemli bir destekçi kitlesi olan kırsal kesim ve avcılık topluluklarına verdiği sözleri yerine getirme çabası olarak yorumlanıyor. Etkinliğe katılanlar arasında avcılık ve balıkçılık derneklerinin temsilcileri, açık hava endüstrisi yöneticileri ve bazı milletvekilleri bulunuyordu. Trump, konuşmasında kamu arazilerinin korunması ve genişletilmesi konusunda da taahhütlerde bulundu, ancak ayrıntı vermedi.
Beyaz Saray'dan yapılan açıklamaya göre, yürütme emirleri kapsamında İçişleri Bakanlığı ve Tarım Bakanlığı'na bağlı kurumların, avcılık ve balıkçılık faaliyetlerini kolaylaştıracak düzenlemeleri gözden geçirmesi isteniyor. Ayrıca, bazı bölgelerde avlanma sezonlarının uzatılması ve limitlerin artırılması gibi değişiklikler gündeme gelebilir. Çevre örgütleri ise bu adımların ekosistem üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği uyarısında bulunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'de avcılık ve balıkçılık, sadece bir hobi değil, aynı zamanda ekonomik bir faaliyet. ABD Balık ve Yaban Hayatı Servisi'nin verilerine göre, her yıl milyonlarca Amerikalı avlanma ve balık tutma lisansı alıyor ve bu faaliyetler eyalet ekonomilerine milyarlarca dolar katkı sağlıyor. Trump'ın attığı adımlar, bu sektördeki işletmeler ve kırsal topluluklar tarafından memnuniyetle karşılanırken, çevreciler ve bazı bilim insanları tarafından endişeyle izleniyor.
Küresel ölçekte ise, ABD'nin çevre politikalarındaki değişimler, Paris İklim Anlaşması'ndan çekilme gibi önceki kararlarla birlikte değerlendirildiğinde, ülkenin çevre koruma konusundaki tutumunun gevşediği yönünde bir algı yaratıyor. Bu durum, diğer ülkelerin çevre politikalarını da dolaylı olarak etkileyebilir. Özellikle Avrupa Birliği ve bazı Asya ülkeleri, yeşil mutabakat ve sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda ilerlerken, ABD'nin bu alandaki geri adımları transatlantik ilişkilerde gerginliğe yol açabilir.
"Outdoors Act 2.0" olarak anılan yeni yasa tasarısı ise, 2020'de kabul edilen ve kamu arazilerinin korunması için kalıcı fon sağlayan Great American Outdoors Act'ın genişletilmiş bir versiyonu olacak. Trump, bu yeni yasayla kamu arazilerine yapılan yatırımların artırılmasını ve bakım işlerinin hızlandırılmasını hedefliyor. Ancak tasarının içeriği henüz netleşmiş değil.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'de avcılık ve balıkçılık kısıtlamalarının gevşetilmesi, doğrudan Türkiye'yi etkileyen bir gelişme olmasa da, küresel çevre politikaları ve doğal kaynak yönetimi açısından dolaylı sonuçlar doğurabilir. Türkiye, son yıllarda çevre koruma ve sürdürülebilir avcılık konusunda AB standartlarına uyum sağlama çabası içinde. ABD'nin bu alandaki geri adımları, uluslararası çevre müzakerelerinde dengeleri değiştirebilir. Ayrıca, Türkiye'nin ABD ile yürüttüğü ticaret ve yatırım görüşmelerinde çevre standartları başlığı altında bu tür düzenlemeler gündeme gelebilir. Kısacası, doğrudan bir etki olmasa da, küresel çevre yönetişimi açısından takip edilmesi gereken bir gelişme.