Eski ABD Başkanı Donald Trump, Alaska'daki Senato seçimlerine ilişkin yaptığı açıklamada, “Birçok insan ‘incumbent’ (görevdeki) kelimesinin ne anlama geldiğini bilmiyor” dedi. Trump, Alaska Senatosu oy pusulasında yer alan iki Sullivan adayını eleştirerek, seçmenlerin kafasını karıştıran bir düzenleme olduğunu savundu. Bu açıklama, 2022 ara seçimlerinde Alaska'da yaşanan adaylık ve oy pusulası tartışmalarını yeniden gündeme getirdi.
Alaska Senato Yarışı ve ‘İki Sullivan’ Sorunu
Alaska'da 2022 Senato seçimlerinde Cumhuriyetçi Senatör Dan Sullivan ile aynı soyadını taşıyan ve bağımsız aday olan bir başka Sullivan daha yarıştı. Bu durum, seçmenlerin oy pusulasında kime oy vereceği konusunda kafa karışıklığı yaşamasına neden oldu. Trump, mitinglerinde ve sosyal medya paylaşımlarında sık sık bu karışıklığa değinerek, seçmenlerin “incumbent” kelimesini anlamadığını ve bu nedenle yanlış oy kullanabileceğini öne sürdü.
Alaska'da 2020'de kabul edilen yeni seçim sistemi ile partili ön seçimler kaldırılmış ve sıralı tercihli oylama getirilmişti. Bu sistemde tüm adaylar aynı ön seçime giriyor ve ilk dört aday genel seçime kalıyor. Genel seçimde ise seçmenler adayları tercih sırasına göre sıralıyor. Bu karmaşık sistem, özellikle aynı soyadını taşıyan adayların bulunması durumunda seçmenler için daha da zorlaşıyor.
Trump'ın eleştirisi, aslında Alaska'daki seçim sistemine ve oy pusulası düzenine yönelik daha geniş bir memnuniyetsizliğin parçası. Eski başkan, 2020 seçimlerinden bu yana seçim güvenliği konusunda sık sık asılsız iddialarda bulunmuş ve bazı eyaletlerdeki oy pusulası düzenlemelerini hedef almıştı. Alaska'daki bu özel durum, Trump'ın seçim sistemi eleştirilerine yeni bir örnek teşkil ediyor.
ABD Seçim Sistemi ve ‘Incumbent’ Kavramı
“Incumbent” kelimesi, siyasette görevde olan adayı ifade eder. ABD seçimlerinde görevdeki başkan, senatör veya temsilci için kullanılır. Ancak Trump, bu terimin halk tarafından yeterince bilinmediğini savunarak, özellikle Alaska gibi karmaşık oy pusulalarında seçmenlerin yanıltılabileceğini ima ediyor. Bu eleştiri, aslında seçim sisteminin basitliği ve anlaşılırlığı konusundaki tartışmaları alevlendiriyor.
Alaska'daki Senato yarışında Dan Sullivan, görevdeki senatör olarak “incumbent” etiketiyle yer aldı. Ancak diğer Sullivan'ın da aynı soyadı taşıması, seçmenlerin hangi Sullivan'ın görevde olduğunu karıştırmasına yol açtı. Trump, bu karışıklığın seçim sonuçlarını etkileyebileceğini belirterek, seçim yetkililerini daha net bir oy pusulası düzenlemeye çağırdı.
Uzmanlar, Alaska'nın sıralı tercihli oylama sisteminin diğer eyaletlere göre daha karmaşık olduğunu ve seçmen eğitiminin önemli olduğunu vurguluyor. Ancak Trump'ın bu eleştirisi, daha çok siyasi bir söylem olarak öne çıkıyor ve seçim sistemi reformu tartışmalarına katkıda bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump'ın Alaska seçimlerine ilişkin açıklamaları, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de ABD iç siyasetindeki seçim sistemi tartışmaları, Amerikan demokrasisinin işleyişine dair algıyı etkiliyor. Türkiye-ABD ilişkileri açısından, Washington'daki siyasi istikrar ve seçim süreçlerinin şeffaflığı, iki ülke arasındaki diplomatik ve ekonomik işbirliğini dolaylı yönden etkileyebilir. Ayrıca, ABD'de seçim sistemine yönelik artan sorgulamalar, küresel ölçekte demokrasi tartışmalarına yansıyarak Türkiye'nin de takip ettiği bir konu olabilir. Ancak somut bir etki beklenmiyor.