ABD eski Başkanı Donald Trump’ın oğulları Eric Trump ve Donald Trump Jr.’ın sahibi olduğu şirketin Arnavutluk’un güneyinde Adriyatik kıyısında yürüttüğü lüks tatil köyü projesi, çevre örgütlerine göre geri dönülemez ekolojik tahribata yol açtı. Sivil toplum kuruluşları, mayıs ayında 25 günlük bir sürede bir yolun açıldığını, bir bölgenin tamamen ormansızlaştırıldığını ve bir köprü inşa edildiğini belirterek, bu faaliyetlerin doğal yaşam üzerinde kalıcı etkiler bıraktığını bildirdi.
Proje ve çevresel etkileri
Trump Organization’ın Arnavutluk’taki yatırımı, ülkenin güney sahil şeridinde yer alan Vlorë bölgesinde, yaklaşık 15 hektarlık bir alanda “Trump International Hotel & Tower” adıyla bir lüks otel ve konut kompleksi inşasını öngörüyor. Proje kapsamında yapılan yol genişletme ve asfaltlama çalışmaları, bölgedeki endemik bitki türlerine ve yaban hayatına zarar verdi. Yerel çevre örgütleri, söz konusu alanın Akdeniz foku ve deniz kaplumbağaları gibi koruma altındaki türler için önemli bir habitat olduğunu vurguluyor.
Arnavutluk hükümeti, projeyi ‘stratejik yatırım’ olarak nitelendirerek çeşitli imtiyazlar tanıdı. Ancak çevreciler, çevresel etki değerlendirme raporlarının yetersiz olduğunu ve projenin bölgenin ekolojik dengesini bozduğunu savunuyor. Ormansızlaştırılan alanın yerine getirilen bitki örtüsünün ise yapay ve bölgeye uyumsuz olduğu belirtiliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Arnavutluk’taki bu proje, Batı Balkanlar’da yabancı yatırımların çevre mevzuatını nasıl esnettiğine dair tartışmaları alevlendirdi. Bölge, turizm potansiyeli sayesinde uluslararası yatırımcıların ilgisini çekerken, hızlı kalkınma adına doğal alanların feda edildiği eleştirileri artıyor. Küresel ölçekte de Trump ailesinin ticari faaliyetleri, siyasi etki ve çevre duyarlılığı arasındaki çelişkiler nedeniyle sık sık gündeme geliyor. Proje, ABD’deki seçim sürecinde Trump’ın oğullarının işlerini sorgulatan bir başka örnek olarak da değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, benzer şekilde turizm ve inşaat odaklı büyüme modeliyle çevre tahribatı arasındaki dengeyi sıkça tartışan bir ülke. Arnavutluk’taki bu vaka, Türkiye’nin kıyı şeridinde yürütülen büyük ölçekli projelerde çevresel etki değerlendirme süreçlerine ve doğal alanların korunmasına ilişkin önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Ayrıca, ABD ile ticari ilişkilerde siyasi figürlerin aile şirketlerinin faaliyetlerinin yol açtığı tartışmalar, Türkiye’nin uluslararası yatırım politikalarında da dikkate alınması gereken bir boyut.