ABD Kongresi'nin bu hafta kabul ettiği bütçe paketinde, Afrika Büyüme ve Fırsat Yasası'nı (AGOA) 2028 yılı sonuna kadar uzatan bir hüküm yer aldı. Sahra Altı Afrika ülkelerine ABD pazarına gümrüksüz erişim sağlayan tercihli bir ticaret anlaşması olan AGOA, 2000 yılından bu yana yürürlükte. İki yıllık uzatma, Trump yönetiminin küresel ticarette korumacı söylemine rağmen Afrika ile ticari ilişkileri sürdürme iradesini gösteriyor. Anlaşma, 2025'te sona erecekti; uzatma ile 2028'e kadar geçerli olacak.
AGOA Nedir ve Neden Önemli?
AGOA, 2000 yılında dönemin Başkanı Bill Clinton tarafından imzalanan ve Sahra Altı Afrika ülkelerine ABD pazarına gümrük vergisi olmadan mal ihraç etme imkanı tanıyan bir ticaret yasasıdır. Yasaya göre, demokratik yönetim, hukukun üstünlüğü ve piyasa ekonomisi kriterlerini karşılayan ülkeler bu ayrıcalıktan yararlanabiliyor. Bugün 30'dan fazla Afrika ülkesi AGOA kapsamında ABD'ye tekstil, tarım ürünleri, mineral ve imalat sanayi ürünleri ihraç ediyor. Anlaşma, Afrika'nın ABD'ye ihracatının önemli bir bölümünü oluşturuyor ve kıtada milyonlarca istihdamı destekliyor.
AGOA'nın 2025'te sona ermesi halinde, Afrika ülkelerinin ABD pazarına erişiminde ciddi bir daralma yaşanacak ve özellikle tekstil ile tarım sektöründe faaliyet gösteren işletmeler zor durumda kalacaktı. Bu nedenle uzatma kararı, hem Afrika başkentlerinde hem de ABD'li iş çevrelerinde olumlu karşılandı. Kongre'deki her iki partinin de destek verdiği uzatma, Başkan Donald Trump'ın onayının ardından yürürlüğe girecek.
Trump yönetiminin AGOA'ya verdiği destek, yönetimin genel ticaret politikasıyla çelişkili görünüyor. Trump, görev süresi boyunca Çin, Avrupa Birliği ve diğer ticaret ortaklarına yönelik yüksek gümrük tarifeleri uyguladı ve mevcut ticaret anlaşmalarını sık sık eleştirdi. Ancak Afrika ile ticaret, ABD'nin küresel rekabette Çin'e karşı konumunu güçlendirmek için stratejik bir araç olarak görülüyor. Çin, son yirmi yılda Afrika'da ekonomik ve siyasi nüfuzunu hızla artırdı; ABD, AGOA aracılığıyla kıtadaki varlığını korumaya çalışıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
AGOA'nın uzatılması, Afrika'nın küresel ticaret sistemindeki yerini sağlamlaştırıyor. Afrika Kıtasal Serbest Ticaret Anlaşması (AfCFTA) gibi bölgesel entegrasyon girişimleriyle paralel ilerleyen AGOA, kıtanın ABD ile ticaretini artırma potansiyeli taşıyor. Ancak uzatmanın yalnızca iki yıl olması, işletmeler için uzun vadeli yatırım planlamasını zorlaştırıyor. Afrika ülkeleri, daha öngörülebilir bir ticaret ortamı için uzatmanın daha uzun süreli olmasını talep ediyordu.
Öte yandan, ABD'nin Afrika'ya yönelik ticaret politikası, insan hakları ve iyi yönetişim koşullarına bağlı. Son yıllarda Etiyopya, Kamerun ve Uganda gibi ülkeler, demokratik gerileme ve insan hakları ihlalleri nedeniyle AGOA'dan çıkarıldı. Bu durum, anlaşmanın sadece ekonomik değil siyasi bir araç olarak da kullanıldığını gösteriyor. Uzatma kararı, bu koşulların gözden geçirilmesi için yeni bir dönem başlatabilir.
Küresel ticaret savaşları ve korumacılığın yükseldiği bir dönemde, AGOA'nın uzatılması serbest ticaret yanlıları için sembolik bir zafer. Ancak anlaşmanın etkinliği, ABD'nin Afrika'daki diplomatik ve ekonomik angajmanının derinliğine bağlı. Trump yönetiminin Afrika'ya yönelik ilgisizliği ve büyükelçiliklerdeki personel eksikliği, uzatmanın pratikte ne kadar etkili olacağı sorusunu gündeme getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
AGOA'nın uzatılması, Türkiye'nin Afrika açılımı ve küresel ticaret stratejisi açısından dolaylı ama önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, son yıllarda Afrika ülkeleriyle ticaretini ve yatırımlarını artırıyor; kıtada 40'tan fazla büyükelçiliği bulunuyor. ABD pazarına gümrüksüz erişim, Afrika ülkelerinin Türkiye ile rekabet gücünü artırabilir. Öte yandan, AGOA kapsamındaki ülkelerde üretim yapan Türk şirketleri için yeni fırsatlar doğabilir. Ancak anlaşmanın kısa süreli uzatılması, belirsizlik yaratmaya devam ediyor. Türkiye, Afrika ile ticaretinde kendi tercihli anlaşmalarını geliştirmeye ve kıtadaki ekonomik varlığını güçlendirmeye odaklanmalı.