ABD Başkanı Donald Trump, 6 Kasım'da yapılacak ara seçimlerin İran'a yönelik tutumunu etkilemeyeceğini belirterek, Tahran'a yönelik savaş tehdidini yineledi. Trump, salı günü Beyaz Saray'da gazetecilere yaptığı açıklamada, "Seçimler İran konusundaki yaklaşımımı etkilemez. İran'a karşı sert duruşumuz devam edecek" dedi. Bu açıklama, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımları ve askeri baskısını artırdığı bir dönemde geldi.
Trump'ın açıklamaları ve İran politikası
Trump, geçen yıl Mayıs ayında İran ile imzalanan nükleer anlaşmadan çekilmiş ve Tahran'a yönelik ekonomik yaptırımları yeniden yürürlüğe koymuştu. Ağustos ayında yürürlüğe giren ilk yaptırım paketi, İran'ın otomobil ve ticari uçak alımını hedef alırken, Kasım ayında yürürlüğe girecek ikinci paket İran'ın petrol ve bankacılık sektörlerini vuracak. Trump yönetimi, İran'ı Orta Doğu'da istikrarsızlaştırıcı faaliyetlerde bulunmakla suçluyor ve nükleer programını sınırlandırması için baskı yapıyor. İran ise yaptırımlara rağmen nükleer anlaşmaya bağlı kaldığını ve programının barışçıl olduğunu savunuyor.
Trump'ın seçimlerin politikasını etkilemeyeceği yönündeki açıklaması, iç siyasette Cumhuriyetçilerin 6 Kasım ara seçimlerinde Kongre'deki çoğunluğunu koruma çabasıyla çelişiyor. Bazı uzmanlar, Trump'ın İran'a yönelik sert söyleminin seçim öncesi Cumhuriyetçi tabanı konsolide etmeyi amaçladığını belirtiyor. Ancak Trump, gazetecilerin seçimlerin kararını etkileyip etkilemeyeceği sorusuna "Hayır, hiç etkilemez" yanıtını verdi.
İran ile gerilim ve bölgesel yansımalar
ABD ile İran arasındaki gerilim, geçen yılın başından bu yana askeri çatışma riskini artırdı. İran, ABD yaptırımlarına karşılık olarak Hürmüz Boğazı'nda askeri tatbikatlar düzenledi ve bölgedeki vekil güçler üzerinden ABD müttefiklerine yönelik tehditlerini sürdürdü. Temmuz ayında İran Devrim Muhafızları'na bağlı güçler, Basra Körfezi'nde bir İngiliz tankerini alıkoymuş, ABD ise buna karşılık bölgeye ek askeri güç konuşlandırmıştı. Ayrıca İran'ın balistik füze denemeleri ve Suriye, Irak, Lübnan ve Yemen'deki etkisi, ABD'nin güvenlik endişelerinin başında geliyor.
Trump'ın açıklamaları, ABD'nin İran'a yönelik "maksimum baskı" politikasının seçim sonrasında da devam edeceğinin sinyalini veriyor. Ancak İran, ABD'nin askeri bir müdahalesi durumunda Körfez'deki petrol akışını kesme tehdidinde bulunmuştu. Bu durum, küresel enerji piyasaları ve bölgesel istikrar açısından risk oluşturuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile ABD arasındaki gerilimden doğrudan etkilenebilecek konumda. Türkiye, İran'a uygulanan ABD yaptırımlarına rağmen İran ile ticari ilişkilerini sürdürme çabasında; ancak ABD'nin yaptırımlarına uymaması halinde kendisinin de yaptırım riskiyle karşılaşabileceği bir denklemde. Ayrıca İran'ın nükleer programı ve bölgesel yayılmacılığı, Türkiye'nin güvenlik kaygılarını artırıyor. Olası bir ABD-İran çatışması, Türkiye'nin enerji ithalatını ve bölgesel ticaret yollarını olumsuz etkileyebilir. Türkiye, diplomasiye öncelik vererek gerilimin azaltılması için arabuluculuk yapabilir.