ABD Başkanı Donald Trump, görev süresinin ilk aylarında elde ettiğini öne sürdüğü 25 önemli başarıyı kamuoyuna sundu. Ancak yeni yayınlanan anketler, Amerikalı seçmenlerin gündeminde bu başarılardan ziyade enflasyon, istihdam ve geçim sıkıntısının yer aldığını ortaya koyuyor. Trump'ın açıklamaları, ekonomik endişelerin siyasi söylemi gölgede bıraktığı bir dönemde geldi.
Trump'ın 25 Başarısı ve Ekonomik Gerçekler
Başkan Trump, sosyal medya hesabından ve düzenlediği etkinliklerde, vergi indirimleri, enerji bağımsızlığı, sınır güvenliği, ticaret anlaşmalarının yeniden müzakere edilmesi ve düzenlemelerin azaltılması gibi konularda attığı adımları 'tarihi zaferler' olarak nitelendirdi. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, bu başarıların Amerikan halkının refahını artırdığı ve ülkeyi yeniden küresel lider konumuna getirdiği savunuldu. Ancak anket verileri, halkın önemli bir kısmının bu anlatıya ikna olmadığını gösteriyor.
Son haftalarda yapılan kamuoyu araştırmaları, seçmenlerin yüzde 60'ından fazlasının enflasyonu ülkenin en önemli sorunu olarak gördüğünü ortaya koyuyor. İşsizlik oranındaki dalgalanmalar ve yaşam maliyetindeki artış, özellikle orta ve düşük gelirli aileleri zorluyor. Ekonomistler, Trump'ın politikalarının kısa vadede piyasalara olumlu yansısa da uzun vadede gelir eşitsizliğini derinleştirebileceği uyarısında bulunuyor.
Küresel ve Bölgesel Yansımalar
Trump'ın başarı listesi, yalnızca iç politikaya değil, aynı zamanda ABD'nin küresel ticaret ve güvenlik politikalarına da işaret ediyor. Özellikle Çin ile yürütülen ticaret müzakereleri, Avrupa Birliği'ne yönelik tarife tehditleri ve NATO müttefiklerinden savunma harcamalarını artırma çağrıları, uluslararası ilişkilerde belirsizliği artırıyor. Amerika'nın ekonomik milliyetçilik çizgisi, gelişmekte olan ülkelerin ihracat pazarlarını da doğrudan etkiliyor.
Uzmanlar, ABD seçmeninin önceliklerinin iç ekonomik sorunlara kaymasının, Trump yönetiminin dış politika hamlelerini daha agresif hale getirebileceğini belirtiyor. Öte yandan, anketlerdeki ekonomik hoşnutsuzluk, 2026 ara seçimleri öncesinde Cumhuriyetçiler için uyarı sinyali olarak yorumlanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki ekonomik önceliklerin değişmesi, Türkiye'yi de yakından ilgilendiriyor. Türkiye, ABD ile ticaret hacmini artırmayı ve yaptırımların hafifletilmesini hedefliyor. Ancak Washington'ın iç ekonomik baskılar nedeniyle korumacı politikaları sürdürmesi, Türk ihracatçısı için risk oluşturabilir. Ayrıca, Trump'ın 'başarı' söylemi, Türkiye'nin F-35 ve S-400 gibi savunma dosyalarında nasıl bir tutum izleneceğine dair ipuçları içermiyor. Yine de ABD seçmeninin ekonomik kaygıları, Türkiye-ABD ilişkilerinde ticari diplomasinin öne çıkacağına işaret ediyor.