Eski ABD Başkanı Donald Trump, Cuma günü yaptığı açıklamada, New York'ta düzenlenen 11 Eylül anma töreninde konuşma yapmak istemesi halinde bunu yapabileceğinden "yüzde 99" emin olduğunu belirtti. Trump, konuşma yapamayacağı için törene katılmadığına dair çıkan haberlere karşı çıkarak, "Bu doğru değil. Konuşma talebinde bulunmadım" dedi.
Gelişmenin Arka Planı
Donald Trump'ın açıklamaları, 11 Eylül saldırılarının yıl dönümünde New York'ta düzenlenen anma törenine katılmaması sonrasında gündeme geldi. Tören, her yıl olduğu gibi bu yıl da siyasi liderlerin bir araya geldiği bir etkinlik olarak planlanmıştı. Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda ve gazetecilere verdiği demeçte, törende konuşma yapma hakkı verilmediği için katılmadığı yönündeki iddiaları reddetti. "Yüzde 99 oranında eminim ki, istesem konuşabilirdim. Ama talep etmedim" ifadelerini kullandı. Trump, ayrıca törenin siyasi bir gösteriye dönüştürülmeye çalışıldığını öne sürdü.
11 Eylül 2001 saldırıları, ABD tarihinin en büyük terör saldırısı olarak kayıtlara geçti. New York'taki Dünya Ticaret Merkezi kulelerine yapılan saldırılarda yaklaşık 3 bin kişi hayatını kaybetti. Her yıl 11 Eylül'de düzenlenen anma törenleri, ABD'nin ulusal yas günü olarak kabul ediliyor. Törenlere genellikle başkanlar, eski başkanlar ve üst düzey siyasi figürler katılıyor. Trump'ın törene katılmaması, özellikle medyada geniş yankı buldu. Bazı haber kaynakları, Trump'ın konuşma yapma talebinin reddedildiğini öne sürmüştü. Trump cephesinden yapılan açıklamalar ise bu iddiaları yalanladı.
Trump, başkanlığı döneminde de 11 Eylül törenlerine katılmış ve konuşmalar yapmıştı. 2017 ve 2019 yıllarında törenlere katılan Trump, 2020'de ise pandemi nedeniyle törenler sınırlı tutulmuştu. Bu yılki tören, Joe Biden'ın başkanlığında gerçekleşti. Biden, törende yaptığı konuşmada ulusal birliğe vurgu yaparken, Trump'ın katılmaması dikkat çekti. Trump'ın açıklamaları, 2024 başkanlık seçimleri öncesinde siyasi tartışmaları yeniden alevlendirebilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'de 11 Eylül anma törenleri, sadece ulusal bir yas günü değil, aynı zamanda siyasi mesajların verildiği bir platform olarak görülüyor. Trump'ın açıklamaları, ABD iç siyasetinde kutuplaşmanın bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Trump, destekçileri nezdinde hala etkili bir figür ve açıklamaları geniş yankı uyandırıyor. Öte yandan, 11 Eylül saldırıları sonrası ABD'nin başlattığı "teröre karşı savaş" politikaları, Afganistan ve Irak müdahaleleri gibi küresel sonuçlar doğurdu. Bugün hala bu politikaların yansımaları tartışılıyor. Trump'ın "Önce Amerika" politikası, 11 Eylül sonrası müdahaleci çizgiden farklı bir yaklaşımı temsil ediyordu. Ancak Trump döneminde de terörle mücadele operasyonları devam etti. Bu açıklamalar, ABD'nin dış politikasında bir değişim sinyali olarak yorumlanmamalı; daha çok iç siyasi hesaplaşmanın bir parçası olarak görülmeli.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump'ın 11 Eylül töreniyle ilgili açıklamaları, doğrudan Türkiye'yi ilgilendiren bir gelişme olmasa da, ABD iç siyasetindeki dalgalanmalar Türkiye-ABD ilişkilerini dolaylı olarak etkileyebilir. Trump, başkanlığı döneminde Türkiye ile inişli çıkışlı bir ilişki yürütmüş, özellikle S-400 ve F-35 konularında gerilim yaşanmıştı. 2024 seçimlerinde Trump'ın yeniden aday olma ihtimali, Ankara'nın Washington ile ilişkilerini yeniden değerlendirmesine neden olabilir. Ancak şu aşamada bu açıklamanın Türk dış politikasına somut bir etkisi bulunmuyor. Yine de ABD'deki siyasi atmosferin, NATO içi dengeler ve bölgesel güvenlik iş birliği açısından takip edilmesi gerekiyor.