ABD Başkanı Donald Trump, Pazar günü yaptığı açıklamada, 11 Eylül saldırılarında hayatını kaybedenlerin ailelerinin, Suudi Arabistan'ın saldırılardaki iddia edilen rolüne ışık tutabilecek kayıtların yayımlanması yönündeki taleplerini inceleyeceğini söyledi. Açıklama, saldırıların 25. yıl dönümü öncesinde geldi. Yıllardır mücadele eden aileler, Suudi Arabistan'daki köktendinci din adamlarının saldırganlara destek verdiğini öne sürüyor.
Gelişmenin arka planı
11 Eylül 2001'de düzenlenen ve yaklaşık 3 bin kişinin ölümüne yol açan saldırıların ardından ABD, saldırıların arkasında El Kaide lideri Usame bin Ladin'in olduğunu açıklamıştı. Bin Ladin Suudi Arabistanlıydı ve saldırganların 15'i de Suudi vatandaşıydı. Bu durum, o dönemden bu yana Suudi Arabistan'ın saldırılardaki rolüne dair soru işaretlerini canlı tuttu.
Kurban aileleri, yıllardır ABD hükümetinin elindeki bazı belgelerin gizliliğinin kaldırılması için kampanya yürütüyor. Özellikle FBI'ın 2021'de yayımladığı bir belge, Suudi yetkililerin saldırganlarla bağlantılı olduğu iddialarını güçlendirmişti. Ancak Suudi Arabistan, saldırılarla herhangi bir bağlantısı olduğunu reddediyor.
Trump'ın açıklaması, ailelerin uzun süredir devam eden çabalarının bir sonucu olarak geldi. Başkan, "Bu konuyu ciddi şekilde inceleyeceğim" dedi ancak hangi kayıtların yayımlanabileceğine dair ayrıntı vermedi. Aileler, özellikle Suudi Arabistan'ın saldırılardaki finansman rolüne ilişkin belgelerin açıklanmasını istiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Suudi Arabistan, ABD'nin Orta Doğu'daki en önemli müttefiklerinden biri. İki ülke arasındaki stratejik ilişkiler, petrol ticareti ve İran'a karşı ortak tavır gibi konularda derinleşmiş durumda. Bu nedenle, 11 Eylül kayıtlarının yayımlanması, iki ülke arasında yeni bir gerilim yaratabilir. Öte yandan, ABD kamuoyunda Suudi Arabistan'a yönelik şüpheler, özellikle 2018'de Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesiyle daha da arttı.
Trump'ın açıklaması, seçim dönemlerinde sıkça gündeme gelen bir konuyu yeniden alevlendirdi. 2016 seçim kampanyasında da 11 Eylül belgelerinin açıklanması çağrısı yapılmıştı. Ancak o dönemde tam bir açıklama gelmemişti. Şimdi ise başkanlığının son döneminde Trump, bu talebi yeniden gündeme taşıdı.
Uzmanlar, kayıtların yayımlanmasının Suudi Arabistan ile ilişkileri zorlaştırabileceğini, ancak ABD'nin bölgedeki çıkarları nedeniyle temkinli davranabileceğini belirtiyor. Ayrıca, belgelerin açıklanması durumunda Suudi Arabistan'a yönelik olası yaptırımlar veya hukuki süreçler de tartışma konusu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
11 Eylül saldırıları sonrası ABD'nin Orta Doğu politikası, Türkiye'yi de yakından etkiledi. Suudi Arabistan'ın rolüne ilişkin kayıtların açıklanması, bölgesel dengeleri sarsabilir. Türkiye, Suudi Arabistan ile ilişkilerini son yıllarda normalleştirme çabasında. Olası bir skandal, Riyad'ın bölgesel konumunu zayıflatırken, Türkiye'nin arabuluculuk rolünü güçlendirebilir. Ayrıca, ABD'nin Suudi Arabistan'a yönelik tutumu, Türkiye'nin Washington ile ilişkilerinde de yeni bir denge arayışına yol açabilir. Türkiye, hem NATO müttefiki ABD hem de bölgesel ortak Suudi Arabistan arasında hassas bir denge gözetmek durumunda.