İngiltere'de toplu taşıma ağının engelli yolcular için tamamen erişilebilir hale getirilmesi halinde, ekonominin 176 milyar sterlin (yaklaşık 6,7 trilyon lira) büyüyebileceği belirtildi. Yeni bir rapora göre, mevcut otobüs, tren ve istasyon ağı, yaklaşık 2,8 milyon engelli bireyin iş gücüne katılımını fiilen engelliyor. Bu durum, hem bireysel potansiyeli hem de ulusal ekonomik büyümeyi sınırlıyor.
Gelişmenin arka planı
Engelli hakları örgütleri ve ulaşım uzmanları tarafından hazırlanan rapor, mevcut ulaşım altyapısının engelli bireyler için önemli engeller oluşturduğunu vurguluyor. Örneğin, tren istasyonlarının yalnızca %50'si tekerlekli sandalye erişimine uygunken, otobüs duraklarının büyük bir kısmı sesli anons veya görsel bilgilendirme sistemlerinden yoksun. Bu eksiklikler, engelli bireylerin işe gitmesini, eğitim almasını veya sosyal hayata katılmasını zorlaştırıyor.
Rapor, tam erişilebilirlik sağlanması halinde, engelli bireylerin iş gücü katılım oranının %53'ten %75'e yükselebileceğini hesaplıyor. Bu da yaklaşık 2,8 milyon yeni çalışanın ekonomiye kazandırılması anlamına geliyor. Ayrıca, erişilebilir ulaşımın turizm ve perakende sektörlerine de olumlu yansıyacağı, engelli bireylerin daha kolay seyahat ederek harcamalarını artıracağı öngörülüyor.
İngiltere Ulaştırma Bakanlığı, konuya ilişkin bir açıklama yaparak, altyapı yatırımlarının bir kısmının erişilebilirliğe ayrıldığını ancak daha fazla adım atılması gerektiğini kabul etti. Muhalefet partileri ise hükümeti bu konuda yetersiz kalmakla eleştiriyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Benzer erişilebilirlik sorunları, gelişmiş ekonomilerin çoğunda mevcut. Avrupa Birliği, engelli bireylerin ulaşımda ayrımcılığa uğramaması için yasal düzenlemeler yaparken, ABD'de de Amerikalılar Engelliler Yasası (ADA) kapsamında toplu taşıma araçlarında erişilebilirlik standartları belirlenmiş durumda. Ancak uygulamada hâlâ büyük farklılıklar bulunuyor. İngiltere'deki bu rapor, küresel ölçekte benzer politikaların ekonomik faydasını ortaya koyması açısından dikkat çekiyor. Özellikle yaşlanan nüfus ve artan engelli oranları göz önüne alındığında, erişilebilir ulaşım yatırımlarının uzun vadede yalnızca sosyal bir adalet meselesi değil, aynı zamanda ekonomik bir zorunluluk olduğu görülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de engelli bireylerin toplu taşımaya erişiminde benzer sıkıntılar yaşanıyor. Büyükşehirlerde metroların bir kısmı erişilebilir olsa da otobüs ve minibüslerde durum daha vahim. Bu rapor, Türkiye için de önemli bir kılavuz niteliği taşıyor. Engelli bireylerin iş gücüne katılımını artırmak için ulaşım altyapısına yapılacak yatırımlar, hem sosyal refahı artıracak hem de ekonomik büyümeye katkı sağlayacaktır. Ayrıca, Türkiye'nim turizm potansiyeli göz önüne alındığında, erişilebilir ulaşım uluslararası turistler için de çekicilik unsuru olacaktır.