Japonya'nın kuzeyindeki Hokkaido adasının Pasifik kıyısında bulunan Hakodate kentinde, Mayıs ayında balıkçı Tadasuke Nakamura, ağlarına beklenmedik bir şekilde çok sayıda mavi yüzgeçli ton balığı takıldığını fark etti. Yüzlerce değerli suşi balığı ağları doldururken, Nakamura'nın sevinci kısa sürdü; çünkü bu balıkların çoğunu serbest bırakmak zorunda kaldı. Japonya'nın yıllık ton balığı avlama kotası, balıkçıları bu tür bir bolluk karşısında zor durumda bırakıyor. Kota sınırlamaları nedeniyle Nakamura, avladığı mavi yüzgeçli ton balıklarının yalnızca küçük bir kısmını satışa çıkarabildi ve gelir kaybına uğradı.
Ton balığı patlaması ve kota sistemi
Japon sularında mavi yüzgeçli ton balığı popülasyonu, son yıllarda uygulanan başarılı koruma politikaları sayesinde önemli ölçüde arttı. Ancak bu artış, uluslararası anlaşmalarla belirlenen av kotalarını aştığı için balıkçılar için bir soruna dönüştü. Japonya, Batı Pasifik'teki mavi yüzgeçli ton balığı stokunun sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla, her yıl toplam av miktarını sınırlayan bir kota sistemi uyguluyor. 2024 yılında Japonya'nın toplam kotası yaklaşık 4.800 tonken, balıkçılar bu kotayı hızla doldurdu. Nakamura gibi küçük ölçekli balıkçılar, kotaları tükenir tükenmez avladıkları balıkları denize geri atmak veya düşük fiyata satmak zorunda kalıyor. Bu durum, hem ekonomik kayıplara yol açıyor hem de balıkçıların geçim kaynaklarını tehdit ediyor.
Japonya'da ton balığı avcılığı, yüzyıllardır süregelen bir gelenek ve ülke ekonomisi için kritik bir sektör. Balıkçılık kooperatifleri, kotaların artırılması ve daha esnek bir yönetim sistemi talep ediyor. Ancak uluslararası balıkçılık komisyonları, stokların aşırı avlanmasını önlemek için kotaların düşük tutulmasında ısrarcı. Bu çelişki, Japonya'yı hem iç politikada hem de uluslararası arenada zorluyor.
Küresel boyut ve çevresel etkiler
Ton balığı patlaması sadece Japonya'yı değil, küresel deniz ekosistemini de etkiliyor. Mavi yüzgeçli ton balığı, okyanuslardaki besin zincirinin üst sıralarında yer alan bir tür olduğu için popülasyonundaki dalgalanmalar diğer deniz canlılarını da etkiliyor. Bu balıkların aşırı avlanması, geçmişte stokların neredeyse tükenmesine yol açmıştı. Ancak bugünkü bolluk, başta iklim değişikliği olmak üzere farklı faktörlerin de etkisiyle ortaya çıkmış olabilir. Bilim insanları, artan deniz suyu sıcaklıklarının ton balıklarının göç yollarını değiştirdiğini ve Japon sularında daha yoğun bir şekilde birikmelerine neden olduğunu düşünüyor. Bu da av kotalarının mevcut bilimsel verilere dayanarak yeniden düzenlenmesi gerektiğini gösteriyor.
Ayrıca, ton balığı fiyatlarındaki dalgalanmalar küresel suşi pazarını da etkiliyor. Japonya, dünyanın en büyük ton balığı tüketicilerinden biri. Bolluk dönemlerinde fiyatlar düşerken, av kısıtlamaları fiyatları yeniden yükseltebiliyor. Bu durum, özellikle suşi restoranları ve tedarik zincirinde belirsizlik yaratıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Akdeniz'de mavi yüzgeçli ton balığı avcılığı yapan ülkelerden biri ve aynı zamanda uluslararası ton balığı koruma anlaşmalarına taraftır. Japonya'daki bu gelişme, kota yönetimi ve sürdürülebilir balıkçılık politikalarının önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. Türkiye'nin de Akdeniz'de karşı karşıya olduğu benzer sorunlar, balıkçılık kotalarının bilimsel verilere dayandırılması ve balıkçıların ekonomik kayıplarının telafi edilmesi için mekanizmalar geliştirilmesi gerektiğini hatırlatıyor. Ayrıca, iklim değişikliğinin balık popülasyonları üzerindeki etkileri, Türk balıkçılık sektörü için de yakından izlenmelidir.