ABD'de Başkan Donald Trump'ın başsavcı adayı Todd Blanche, Senato Adalet Komitesi'ndeki onay oturumunda yaptığı kürtaj açıklamalarıyla kritik bir oyu kaybetti. Maine'li Cumhuriyetçi Senatör Susan Collins, 8 Nisan 2025'te yaptığı yazılı açıklamada, Blanche'ın federal kürtaj yasağı konusundaki tutumunun kendisini endişelendirdiğini belirterek adaylığına karşı oy kullanacağını duyurdu. Collins'in kararı, Blanche'ın Senato'daki onay sürecini tehlikeye atan önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Collins'in Gerekçesi ve Blanche'ın Açıklamaları
Susan Collins, uzun süredir Cumhuriyetçi Parti içinde kürtaj hakkı konusunda ılımlı görüşleriyle tanınan bir isim. Senatör, Todd Blanche'ın oturumda kürtaj karşıtı grupların desteğini almak için verdiği ifadelerin, federal düzeyde bir kürtaj yasağının kapısını aralayabileceğini ifade etti. Collins yaptığı açıklamada, "Bay Blanche'ın, kadınların üreme sağlığı konusundaki haklarını koruyan mevcut yasal çerçeveyi zayıflatabilecek yorumları beni derinden kaygılandırdı. Bu nedenle bu adaylığı desteklemem mümkün değildir" dedi.
Todd Blanche, oturumda özellikle 1973 tarihli Roe v. Wade kararının iptal edilmesinin ardından eyaletlerin kürtaj konusunda kendi politikalarını belirleme hakkına vurgu yapmış, ancak federal bir yasağa açık kapı bırakan ifadeler kullanmıştı. Blanche'ın, "Kongre'nin bu konuda yetkisi olduğunu düşünüyorum" şeklindeki sözleri, Collins başta olmak üzere bazı ılımlı Cumhuriyetçilerin tepkisini çekti.
Collins'in kararı, Trump yönetiminin adayının Senato'daki 100 üyeli genel kurulda onaylanması için gereken 51 oy hesabını zorlaştırıyor. Cumhuriyetçilerin 53 sandalyeye sahip olduğu Senato'da, Collins'in yanı sıra Alaska'lı Lisa Murkowski'nin de benzer endişelerle Blanche'a karşı oy kullanabileceği konuşuluyor.
Siyasi Etkiler ve Süreç
Todd Blanche'ın adaylığı, Trump'ın ikinci döneminde Adalet Bakanlığı'nın başına getirilmek istenen isim olarak yankı uyandırmıştı. Eski bir federal savcı olan Blanche, Trump'ın hukuk ekibinde yer almış ve başkanın hakkındaki davalarda savunmasını üstlenmişti. Bu nedenle adaylığı, Trump'a sadakatiyle bilinen bir ismin Adalet Bakanlığı'nın başına geçmesi anlamına geliyordu.
Senato Yargı Komitesi'ndeki oturumlar sırasında Blanche, bağımsızlık vurgusu yapmaya çalıştı ancak kürtaj konusundaki net olmayan tutumu, özellikle kadın seçmenler üzerinde olumsuz bir etki yaratabileceği için Cumhuriyetçi senatörleri zor durumda bırakıyor. Collins'in muhalefeti, Blanche'ın onay sürecini uzatabilir ve hatta başkanın adayı geri çekmesine bile yol açabilir.
Uzmanlar, Collins'in kararının yalnızca Blanche'ı değil, Trump'ın genel yargı politikalarını da etkileyebileceğini belirtiyor. Kürtaj hakkı savunucuları, Collins'in bu tutumunu 'cesur bir adım' olarak nitelendirirken, muhafazakar gruplar ise hayal kırıklığına uğradıklarını dile getirdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, ABD'deki iç siyasi dengelerin yanı sıra küresel ölçekte de yankı uyandırıyor. Türkiye, ABD ile olan ikili ilişkilerinde Adalet Bakanlığı'nın tutumunu yakından izliyor. Özellikle Fethullah Gülen'in iadesi ve yaptırımlar konusunda ABD Adalet Bakanlığı'nın kararları kritik önem taşıyor. Todd Blanche'ın onaylanmaması durumunda, bu dosyaların takibinde gecikmeler yaşanabileceği belirtiliyor. Ayrıca, ABD'deki kürtaj tartışmalarının küresel insan hakları gündemine etkisi, Türk dış politikasının insan hakları vurgusuyla örtüşen bir perspektiften değerlendirilebilir. Ancak Türkiye'nin doğrudan bu süreçte bir rolü bulunmuyor; gelişme daha çok ABD'nin iç siyasetindeki kutuplaşmanın bir yansıması olarak algılanıyor.