ABD Temsilciler Meclisi üyesi Rashida Tlaib, Filistinli 6 yaşındaki Hind Rajab'ın ölümüyle bağlantılı olduğu iddia edilen İsrail askerinin ABD'de bulunduğu sırada tutuklanması çağrısında bulundu. Tlaib, yaptığı açıklamada ABD hükümetine, söz konusu askerin ülkedeyken derhal gözaltına alınması çağrısı yaptı. Michigan eyaletini temsil eden Tlaib, ABD'nin adalet ve insan hakları taahhütlerine vurgu yaparak, sorumluların hesap vermesi gerektiğini belirtti.
Olayın arka planı ve Hind Rajab'ın ölümü
Hind Rajab, 29 Ocak 2024'te Gazze Şeridi'nde yaşanan bir olayda hayatını kaybetti. İsrail ordusunun düzenlediği saldırıda Rajab'ın bulunduğu aracın hedef alındığı ve küçük kızın yaralı olarak mahsur kaldığı bildirilmişti. Filistinli ailesiyle birlikte kaçmaya çalışırken ateş altında kalan Rajab, saatler boyunca yardım çağrısında bulunmuş, ancak kurtarılamamıştı. Olayın ardından uluslararası alanda büyük tepki oluşmuş, birçok ülke ve insan hakları örgütü saldırıyı kınamıştı. Hind Rajab'ın ölümü, Gazze'deki sivil kayıpların sembollerinden biri haline geldi.
Tlaib'in açıklaması, ABD'de İsrail'e yönelik eleştirilerin arttığı bir dönemde geldi. ABD yönetimi, İsrail'in Gazze'deki operasyonlarına destek vermeye devam ederken, Kongre'de bazı isimler insan hakları ihlalleri konusunda daha fazla baskı yapılmasını istiyor. Tlaib, Filistin kökenli ilk kadın Kongre üyesi olarak biliniyor ve uzun süredir İsrail politikalarına yönelik eleştirileriyle gündemde. Daha önce de benzer konularda açıklamalar yapmış, ABD'nin İsrail'e silah satışlarının durdurulması çağrısında bulunmuştu.
Uluslararası hukuk ve hesap verebilirlik tartışması
Hind Rajab'ın ölümüne ilişkin bağımsız soruşturma çağrıları sürerken, Tlaib'in talebi, uluslararası hukuk bağlamında dokunulmazlık ve yargı yetkisi tartışmalarını yeniden alevlendirdi. İsrail askerlerinin yargılanması konusunda uluslararası toplum bölünmüş durumda. Bazı ülkeler, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) yetkisini tanırken, ABD gibi ülkeler İsrail'e yönelik uluslararası yargı girişimlerine mesafeli yaklaşıyor. Tlaib'in çağrısı, ABD'nin kendi topraklarında savaş suçu işlediği iddia edilen kişileri tutuklama yükümlülüğü olup olmadığı sorusunu gündeme getiriyor. ABD yasaları, evrensel yargı yetkisi kapsamında bazı suçlarda kovuşturma imkanı tanıyor ancak siyasi irade bu tür adımları genellikle engelliyor.
İsrail hükümeti, askerlerinin uluslararası mahkemelerde yargılanmasına şiddetle karşı çıkıyor ve bu tür girişimleri siyasi olarak nitelendiriyor. İsrail, Gazze'deki operasyonlarının uluslararası hukuka uygun olduğunu savunuyor. Ancak insan hakları örgütleri, özellikle sivil kayıplar ve çocuk ölümleri konusunda İsrail'i eleştirmeye devam ediyor. Hind Rajab vakası, bu eleştirilerin odağında yer alıyor.
Tlaib'in açıklaması, ABD iç siyasetinde de yankı uyandırabilir. Başkanlık seçimleri yaklaşırken, Demokrat Parti içinde İsrail politikalarına yönelik farklı sesler yükseliyor. Tlaib'in girişimi, özellikle genç ve ilerici seçmen tabanında karşılık bulabilir. Ancak ABD yönetiminin resmi tutumu, İsrail'in kendi iç soruşturmalarını yapması gerektiği yönünde. Beyaz Saray'dan konuya ilişkin henüz bir açıklama gelmedi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze'deki sivil kayıplar konusunda en sesli eleştiriyi yapan ülkeler arasında. Hind Rajab'ın ölümü Türkiye'de geniş yankı bulmuş, Dışişleri Bakanlığı olayı kınamıştı. Tlaib'in girişimi, ABD içinde İsrail'e yönelik artan eleştirilerin bir yansıması olarak Türkiye'nin uluslararası platformlarda yürüttüğü hesap verebilirlik çağrılarına dolaylı destek sağlayabilir. Ayrıca Türkiye, ABD'nin İsrail'e koşulsuz desteğinin bölgesel istikrarsızlığı derinleştirdiğini savunuyor. Bu tür gelişmeler, Türkiye'nin Filistin meselesindeki diplomatik pozisyonunu güçlendirebilir ve Washington ile Ankara arasında zaman zaman gerginlik yaratan konularda Türkiye'nin elini rahatlatabilir. Ancak ABD yönetiminin tutumu değişmediği sürece somut bir yaptırım beklentisi düşük.