Etiyopya'nın kuzeyindeki Tigray bölgesinde hükümet yanlısı güçlerin bölge başkenti Mekelle'yi ele geçirmesinin ardından, Tigray geçici yönetiminin bir yetkilisi isyancı güçlere silah bırakma çağrısında bulundu. Ancak bir isyancı komutan, hükümetle ittifak halindeki güçlere karşı mücadeleye devam edeceğini duyurdu. Bu gelişme, Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) ile federal hükümet arasında aylardır süren çatışmaların seyrini etkileyecek nitelikte.
Çatışmaların arka planı ve son durum
Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed'in 2020 yılında Tigray bölgesel hükümetine karşı başlattığı askeri operasyon, bölgede geniş çaplı bir çatışmaya dönüştü. Federal hükümet, TPLF'yi yasadışı ilan ederek bölgesel yönetimi feshetmişti. Uzun süren çatışmaların ardından federal güçler ve müttefikleri, Kasım 2020 sonunda Mekelle'yi kontrol altına aldı. Tigray geçici yönetimi, şehirde kontrolü sağladıktan sonra isyancı unsurlara karşı operasyonlarını sürdürüyor. Son olarak bir Tigray yetkilisi, isyancı güçlere silah bırakma çağrısı yaparak barış çağrısında bulundu. Ancak TPLF yanlısı bir komutan, mücadeleyi bırakmayacaklarını açıkladı. Bu açıklamalar, bölgede istikrarın henüz sağlanamadığını gösteriyor.
Tigray bölgesi, Etiyopya'nın en kuzeyinde yer alıyor ve uzun yıllar TPLF'nin siyasi etkisi altındaydı. 2018'de Abiy Ahmed'in iktidara gelmesiyle TPLF ile federal hükümet arasındaki gerilim arttı. 2020'de yapılması planlanan seçimlerin ertelenmesi ve TPLF'nin kendi seçimlerini düzenlemesi krizi derinleştirdi. Çatışmalar, binlerce sivilin ölümüne ve yüz binlerce kişinin yerinden edilmesine yol açtı. Uluslararası kuruluşlar, bölgede insani krizin büyüdüğü uyarısında bulunuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Tigray krizi, Etiyopya'nın istikrarını tehdit etmenin yanı sıra Afrika Boynuzu'nda da dengeleri sarsıyor. Etiyopya, bölgede önemli bir askeri ve siyasi güç. Komşu ülkeler Eritre, Sudan ve Somali, gelişmeleri yakından takip ediyor. Eritre, çatışmalarda federal hükümeti desteklemekle suçlanıyor. Sudan, Tigray'dan kaçan mültecilere kapılarını açtı. Uluslararası toplum, taraflara ateşkes çağrısı yapıyor. ABD ve Avrupa Birliği, çatışmanın sona ermesi için diplomatik girişimlerde bulunuyor. Birleşmiş Milletler, bölgeye insani yardım ulaştırılması için çağrı yapıyor. Ancak güvenlik endişeleri nedeniyle yardımların ulaştırılması zorlaşıyor.
Etiyopya hükümeti, Tigray'daki operasyonların TPLF'nin federal otoriteye meydan okumasına yanıt olduğunu savunuyor. TPLF ise meşru temsil iddiasını sürdürüyor. Çatışmanın uzaması, Etiyopya'nın ekonomik kalkınmasını da olumsuz etkiliyor. Ülke, pandemi ve çekirge istilasıyla mücadele ederken bir yandan da iç savaşla boğuşuyor. Barışçıl bir çözüm, bölgesel istikrar için kritik önemde.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Etiyopya ile son yıllarda ekonomik ve ticari ilişkilerini güçlendirdi. Türk müteahhitlik firmaları Etiyopya'da altyapı projelerinde yer alıyor. İstikrarsızlık, bu yatırımları riske atabilir. Ayrıca Türkiye, Afrika Boynuzu'nda barış ve güvenliğe önem veriyor. Tigray krizi, bölgesel güvenliği tehdit ederek Türkiye'nin Afrika açılımını olumsuz etkileyebilir. Türkiye, diplomatik kanalları kullanarak taraflara diyalog çağrısı yapabilir. İnsani yardım koridorlarının açılması için uluslararası çabalara katkı sağlayabilir.