Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) güçlerinin, Etiyopya'nın kuzeyindeki Tigray bölgesinde bulunan ana havalimanını polis güçlerinden ele geçirdiği bildirildi. Bölge sakinlerinin BBC'ye aktardığı bilgilere göre, Tigray güçleri stratejik öneme sahip havalimanının kontrolünü sağladı. Etiyopya hükümeti ile TPLF arasındaki tansiyonun yeniden yükselmesi, bölgede yeni bir savaş riskini gündeme getirdi. Kasım 2022'de imzalanan barış anlaşmasına rağmen, taraflar arasındaki güven bunalımı devam ediyor.
Gelişmenin Arka Planı
Etiyopya'nın kuzeyinde 2020-2022 yılları arasında yaşanan iç savaş, yüz binlerce kişinin ölümüne ve milyonlarca insanın yerinden edilmesine neden olmuştu. Tigray bölgesel yönetimi ile federal hükümet arasındaki çatışma, TPLF'in iktidardan uzaklaştırılması ve bölgesel özerklik talepleri etrafında şekillenmişti. Kasım 2022'de Afrika Birliği'nin arabuluculuğuyla Pretoria'da imzalanan barış anlaşması, çatışmalara resmi olarak son vermişti. Ancak anlaşmanın uygulanmasında yaşanan aksaklıklar, Tigray'ın silahsızlandırılması sürecinin tamamlanamaması ve bölgedeki Eritre askerlerinin varlığı, kırılgan barışı tehdit ediyor.
Son haftalarda Tigray yönetimi, federal hükümeti anlaşma şartlarını ihlal etmekle suçladı. Özellikle Tigray'ın batı ve güney sınırlarındaki tartışmalı bölgelerde yaşanan gerilim, silahlı çatışmalara dönüşme riski taşıyor. Havalimanının ele geçirilmesi, TPLF'in askeri kapasitesini koruduğunu ve gerektiğinde güç kullanmaktan çekinmeyeceğini gösteriyor. Etiyopya hükümeti henüz konuyla ilgili resmi bir açıklama yapmadı. Uluslararası toplum, taraflara itidal çağrısında bulunuyor. ABD, AB ve BM, barış anlaşmasının korunması için diplomatik girişimlerini sürdürüyor.
Bölge sakinleri, havalimanı çevresinde yoğun askeri hareketlilik olduğunu ve halkın panik halinde olduğunu belirtiyor. Tigray'ın başkenti Mekelle'deki havalimanı, bölgeye insani yardım ulaştırılması ve sivil ulaşım açısından kritik öneme sahip. Havalimanının kontrolünün el değiştirmesi, insani yardım operasyonlarını da sekteye uğratabilir. Etiyopya hükümeti, Tigray'a yönelik hava operasyonları düzenleyebileceği sinyalini vermişti. Bu durum, sivil kayıpları artırabilir ve bölgedeki istikrarsızlığı derinleştirebilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Etiyopya, Afrika Boynuzu'nun en stratejik ülkelerinden biri. Kızıldeniz'e yakınlığı, Nil Nehri üzerindeki konumu ve Afrika Birliği'nin merkezi olması, ülkeyi bölgesel dengeler açısından önemli kılıyor. Tigray'daki istikrarsızlık, komşu ülkeler Sudan, Eritre, Cibuti ve Somali'yi doğrudan etkiliyor. Eritre, iç savaş sırasında federal hükümeti desteklemiş ve Tigray'da askeri varlık bulundurmuştu. Eritre askerlerinin çekilmemesi, Tigray ile Eritre arasında yeni bir çatışma riskini artırıyor. Sudan, Tigray sınırındaki El Fashaga bölgesinde toprak anlaşmazlığı yaşıyor ve mülteci akınıyla karşı karşıya.
Küresel aktörler açısından bakıldığında, Çin ve Rusya'nın Etiyopya'daki etkisi son yıllarda artmış durumda. Çin, Etiyopya'nın altyapı yatırımlarında önemli bir paya sahip; Rusya ise silah tedarikinde öne çıkıyor. Batılı ülkeler, Tigray savaşı sırasında insan hakları ihlalleri nedeniyle Etiyopya'ya yaptırım uygulamıştı. Barış anlaşmasının ardından ilişkiler normalleşme sürecine girmişti. Ancak yeni bir çatışma, Batı ile Etiyopya arasındaki gerilimi yeniden artırabilir. ABD'nin Afrika Boynuzu'ndaki askeri varlığı ve terörle mücadele operasyonları da bu gelişmelerden etkilenebilir. El Şebab gibi terör örgütlerinin istikrarsızlıktan faydalanması muhtemel.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Afrika Boynuzu'nda son yıllarda etkinliğini artıran bir aktör. Etiyopya ile ticari ve diplomatik ilişkileri güçlü; Türk müteahhitlik firmaları ülkede önemli altyapı projeleri yürütüyor. Tigray'daki çatışma, Türk yatırımlarını ve bölgedeki ekonomik çıkarları riske atabilir. Ayrıca Türkiye, Somali'de askeri üs bulunduruyor ve bölgesel istikrarı yakından takip ediyor. Etiyopya'daki istikrarsızlık, Kızıldeniz ve Aden Körfezi'ndeki güvenlik dengelerini etkileyerek Türkiye'nin deniz ticaret yollarını tehdit edebilir. Ankara'nın, taraflar arasında diplomatik çözüm için devreye girmesi ve Afrika Birliği'nin çabalarına destek vermesi bekleniyor.