Alman sanayi devi Thyssenkrupp AG, küresel sanayi ortamındaki zorluklara rağmen çelik ve savaş gemisi bölümlerindeki güçlü performansı sayesinde tam yıl kâr beklentisinin alt sınırını yükselttiğini açıkladı. Şirketin bu hamlesi, Avrupa'nın en büyük çelik üreticilerinden biri olan Thyssenkrupp'un, otomotiv ve makine sektörlerindeki zayıf talebe rağmen savunma ve denizcilik alanındaki yatırımlarından olumlu sonuç aldığını gösteriyor.
Gelişmenin arka planı
Thyssenkrupp, Perşembe günü yayımladığı ara dönem raporunda, 2023-2024 mali yılı için düzeltilmiş faiz ve vergi öncesi kâr (EBIT) beklentisini yüzde 50'nin alt sınırından yüzde 70'e çıkardığını duyurdu. Bu revizyon, şirketin özellikle denizcilik sistemleri bölümünde (thyssenkrupp Marine Systems) aldığı yeni siparişler ve çelik bölümündeki operasyonel iyileşmelerle desteklendi. Şirket, mali yılın ilk yarısında çelik biriminin, otomotiv sektöründeki zayıf talebe rağmen fiyat istikrarı ve maliyet disiplini sayesinde beklentilerin üzerinde performans gösterdiğini belirtti.
Thyssenkrupp CEO'su Miguel López, yaptığı açıklamada, "Özellikle denizcilik sistemlerimizdeki sipariş defterimiz güçlü seyrediyor ve bu bize yılın geri kalanı için daha fazla görünürlük sağlıyor. Çelik tarafında ise zorlu piyasa koşullarına rağmen maliyet ve performans programlarımız meyvesini veriyor" ifadelerini kullandı. Şirket, ayrıca Almanya'daki çelik tesislerinde karbonsuzlaştırma yatırımlarının hızlandırılacağını ve bu alanda devlet desteğiyle yürütülen projelerin devam edeceğini duyurdu.
Bölgesel veya küresel boyut
Thyssenkrupp'un kararı, Avrupa çelik sektörünün karşı karşıya olduğu zorlukların gölgesinde geldi. ABD'nin çelik ithalatına uyguladığı gümrük tarifeleri ve Çin'in aşırı üretim kapasitesi, Avrupalı üreticilerin rekabet gücünü olumsuz etkiliyor. Ancak Thyssenkrupp'un özellikle denizcilik bölümündeki büyüme, savunma harcamalarındaki küresel artışın bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Rusya-Ukrayna savaşı sonrası Avrupa ülkelerinin savunma bütçelerini artırması, denizaltı ve savaş gemisi üretiminde uzmanlaşmış şirketler için yeni fırsatlar yaratıyor.
Thyssenkrupp Marine Systems, Almanya'nın en büyük denizaltı üreticisi olarak öne çıkıyor. Şirketin, Norveç ve Almanya hükümetleriyle yürüttüğü ortak denizaltı projesi ve İsrail ile imzalanan yeni denizaltı anlaşmaları, sipariş defterinin güçlü kalmasını sağlıyor. Analistlere göre, küresel savunma harcamalarındaki bu artış eğilimi, Thyssenkrupp'un önümüzdeki yıllarda da bu alandaki başarısını sürdürmesine katkıda bulunacak.
Öte yandan, Avrupa Birliği'nin yeşil çelik geçişine yönelik politikaları, Thyssenkrupp'un uzun vadeli stratejisinde önemli bir yer tutuyor. Şirket, 2050 yılına kadar karbon nötr olma hedefi doğrultusunda Almanya'daki tesislerinde hidrojen bazlı üretime geçişi planlıyor. Ancak bu dönüşümün maliyetleri, şirketin kısa vadeli kârlılığı üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Thyssenkrupp'un güçlü performansı, Türkiye'nin savunma sanayii ve çelik sektörü açısından dolaylı etkiler barındırıyor. Almanya, Türkiye'nin en büyük ticaret ortaklarından biri; dolayısıyla Alman sanayi devlerinin mali durumları, iki ülke arasındaki ticaret hacmini etkileyebilir. Ayrıca, Thyssenkrupp'un denizaltı ve savaş gemisi üretimindeki başarısı, Türkiye'nin MİLGEM projesi gibi yerli savunma girişimlerine örnek teşkil edebilir. Türk çelik üreticileri, Avrupa pazarındaki rekabet koşullarını yakından izlerken, Thyssenkrupp'un yeşil çelik yatırımları, Türkiye'nin de sürdürülebilir üretim politikalarını şekillendirmede referans noktası olabilir.