İngiltere ekonomisi, bu yılın ikinci çeyreğinde beklenenden daha fazla yavaşlayarak büyümenin, İran'daki savaşın küresel enerji piyasalarında yarattığı şokun etkisiyle hız kestiğini gösterdi. Ulusal İstatistik Ofisi'nin (ONS) açıkladığı verilere göre, gayri safi yurt içi hasıla (GSYH) Nisan-Haziran döneminde bir önceki çeyreğe kıyasla yalnızca yüzde 0,4 arttı. Bu oran, ilk çeyrekte kaydedilen yüzde 0,6'lık büyümenin oldukça altında kalırken, ekonomistlerin yüzde 0,5'lik beklentisini de karşılayamadı.
İran Savaşı'nın Enerji Fiyatlarına Etkisi
ONS verileri, büyümedeki yavaşlamanın ana nedenlerinden birinin, İran'daki çatışmaların Körfez bölgesindeki enerji arzını tehdit etmesiyle artan petrol ve doğal gaz fiyatları olduğunu ortaya koyuyor. Ham petrol fiyatları, çatışmaların başladığı haziran ayından bu yana varil başına yaklaşık yüzde 15 artışla 95 dolara kadar yükseldi. Bu durum, enerji yoğun sektörlerde maliyetleri artırırken, hane halklarının enerji faturalarını da olumsuz etkileyerek tüketici harcamalarını baskıladı.
Hizmet sektörü, ekonominin en büyük bileşeni olarak yüzde 0,3 ile sınırlı bir büyüme kaydederken, üretim sektörü yüzde 1,2 küçüldü. İnşaat sektörü ise yüzde 0,8'lik bir düşüş yaşadı. Özellikle imalat sanayisindeki daralma, küresel tedarik zincirlerindeki aksaklıklar ve artan girdi maliyetleri nedeniyle üretimin azaldığını gösteriyor. Ayrıca, işletmelerin geleceğe yönelik belirsizlikler nedeniyle yatırım kararlarını ertelemesi de büyüme üzerinde ek bir baskı oluşturdu.
Küresel Ekonomik Görünüm ve Riskler
İngiltere'deki yavaşlama, dünya genelinde jeopolitik gerilimlerin ekonomik büyümeyi tehdit ettiği bir döneme denk geldi. Uluslararası Para Fonu (IMF), küresel büyüme tahminlerini aşağı yönlü revize ederken, İran savaşının enerji fiyatları üzerindeki etkisinin dünya ekonomisine maliyetinin 1 trilyon doları bulabileceğini öngörüyor. Avrupa Birliği ülkeleri de benzer zorluklarla karşı karşıya; Almanya ve Fransa'da büyüme verileri zayıf gelirken, enflasyon oranları hedeflerin üzerinde seyrediyor.
İngiltere Merkez Bankası (BoE), enflasyonu kontrol altına almak için faiz oranlarını yüzde 5,25'e yükseltmiş durumda. Ancak yüksek faizler, ekonomik aktiviteyi daha da yavaşlatma riski taşıyor. Ekonomistler, BoE'nin önümüzdeki aylarda büyümeyi desteklemek için faiz indirimine gitmesini beklese de, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar bu planları zorlaştırabilir. Pound sterlin, dolar karşısında değer kaybederek ihracatçıların rekabet gücünü bir miktar artırsa da, ithalat maliyetlerindeki artış ticaret dengesini olumsuz etkiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'deki ekonomik yavaşlama, Türkiye için dolaylı ancak önemli etkiler barındırıyor. Türkiye'nin en büyük ticaret ortaklarından biri olan İngiltere'deki talep daralması, Türk ihracatçıları için risk oluşturabilir. Özellikle tekstil, otomotiv ve beyaz eşya sektörlerinde İngiltere'ye yapılan satışlar azalabilir. Ayrıca, İran savaşının enerji fiyatlarını yükseltmesi, Türkiye'nin enerji ithalatı faturasını artırarak cari açık üzerinde baskı yaratabilir. Küresel ekonomik belirsizlikler, Türkiye'nin dış finansman ihtiyacını da artırabilir. Ancak Türkiye'nin enerji arzını çeşitlendirme çabaları ve güçlü ihracat pazarları, bu olumsuz etkileri kısmen dengeleyebilir.