Eski İrlanda Cumhurbaşkanı ve The Elders üyesi Mary Robinson, İsrail'in Filistin'i 'fiziksel, ekonomik, kültürel ve politik olarak sildiğini' belirterek, İsrail'in 'Filistin'i yok etmeye çalıştığını' söyledi. The Elders, dünyanın önde gelen bağımsız devlet adamlarından oluşan bir grup olarak, İsrail'in Batı Şeria'daki yerleşim politikalarını ve Gazze'deki saldırılarını kınayan güçlü bir açıklama yayınladı. Bu açıklama, uluslararası toplumun Filistin sorununa yaklaşımını yeniden gözden geçirmesi gerektiğini vurguluyor.
Gelişmenin arka planı
Mary Robinson, İrlanda'nın ilk kadın cumhurbaşkanı olarak görev yaptıktan sonra 2018'de Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri olarak da görev almıştı. Robinson, The Elders'ın bir üyesi olarak, İsrail-Filistin çatışmasının çözümüne yönelik uluslararası çabaların yetersizliğine dikkat çekti. Robinson'un açıklamaları, İsrail'in Doğu Kudüs dahil Batı Şeria'da yerleşim yerlerini genişletmesi, Filistinlilere yönelik ayrımcı yasalar ve Gazze'ye yönelik abluka gibi konuların uluslararası toplum tarafından şiddetle kınanmasının ardından geldi. The Elders, Nelson Mandela'nın 2007'de başlattığı bir girişim olup, dünya barışı ve insan hakları için mücadele eden eski devlet başkanları ve liderlerden oluşuyor. Robinson, 'İsrail uluslararası hukuku ihlal ediyor ve Filistin halkının yaşam alanını sistematik olarak daraltıyor' dedi.
Mary Robinson'ın bu açıklaması, İsrail hükümetinin Filistin topraklarındaki politikalarını eleştiren uluslararası raporların arttığı bir dönemde geldi. İnsan Hakları İzleme Örgütü ve Amnesty International gibi kuruluşlar, İsrail'in politikalarını 'apartheid' olarak nitelendiren raporlar yayınlamıştı. Robinson, 'Filistinlilerin kendi kaderini tayin hakkı elinden alınıyor. Bu bir işgal değil, bir yok etme politikasıdır' ifadelerini kullandı. Ayrıca, Batı Şeria'daki yerleşim yerlerinin uluslararası hukuka göre yasa dışı olduğunu ve iki devletli çözümün giderek imkansız hale geldiğini vurguladı.
Bölgesel ve küresel boyut
The Elders'ın bu açıklaması, Orta Doğu'daki barış sürecinin durgunluğunu gözler önüne seriyor. İsrail-Filistin çatışması, yıllardır bölgesel istikrarsızlığın ana kaynaklarından biri olmuştur. Arap ülkeleriyle normalleşme anlaşmaları imzalanmasına rağmen, Filistin sorunu hala çözülmemiş durumda. Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası kuruluşların barış girişimleri ise sonuçsuz kalmıştır. Son olarak, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda İsrail'in işgal uygulamalarını kınayan kararlar kabul edilmesine rağmen, bu kararlar bağlayıcı olmaktan uzak ve etkisiz kalmıştır. Robinson'un telaffuz ettiği 'yok etme' söylemi, çatışmanın ciddiyetini ve aciliyetini vurguluyor. Uzmanlar, İsrail'in mevcut politikalarının devam etmesi halinde iki devletli çözümün tamamen ortadan kalkacağını ve bunun yerine tek devletli bir çözümün gündeme gelebileceğini belirtiyor. Bu durum, hem İsrail hem de Filistin halkları için demografik ve siyasi açıdan büyük riskler barındırıyor.
The Elders'ın açıklaması, uluslararası toplumun Filistin meselesine olan ilgisini artırmayı hedefliyor. Robinson, 'Bu konu artık sadece Orta Doğu'nun değil, tüm insanlığın vicdanına sesleniyor' dedi. Açıklamada, İsrail'in uluslararası hukuku ihlal eden eylemlerinin sonuçları olması gerektiği ve İsrail'e yönelik askıya alınmış anlaşmalar veya yaptırımlar uygulanması gerektiği belirtiliyor. Ancak, İsrail'in en güçlü müttefiki olan ABD'nin politikaları, bu tür girişimlerin önünde büyük bir engel olarak duruyor. ABD yönetimi, son dönemde İsrail'e verdiği desteği artırmış ve barış sürecini yeniden başlatma çabalarını durma noktasına getirmiştir. Bu durum, bölgede yeni bir şiddet dalgasının yaşanması endişelerini de beraberinde getiriyor. The Elders, uluslararası toplumu İsrail üzerinde baskı kurmaya ve Filistin halkının haklarını korumaya çağırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, tarihsel olarak Filistin davasını desteklemiş ve İsrail'in işgal politikalarını kınamıştır. Bu açıklama, Türkiye'nin dış politikasında savunduğu pozisyonu destekler niteliktedir. Türkiye, Uluslararası Adalet Divanı'na İsrail'in işgal uygulamaları hakkında sunulan raporları desteklemiş ve İsrail ile ilişkilerini son yıllarda gergin bir seviyede tutmuştur. The Elders'ın bu yöndeki çağrısı, Türkiye'nin uluslararası platformlarda Filistin'e destek verme çabalarını güçlendirebilir. Ayrıca, Türkiye'nin Kudüs ve Mescid-i Aksa konusundaki hassasiyeti göz önüne alındığında, bu tür açıklamalar, Türk kamuoyunun da Filistin'e olan ilgisini artırmaktadır. Türkiye'nin bölgesel nüfuzunu artırma hedefiyle örtüşen bu gelişme, Ankara'nın Orta Doğu'daki rolünü pekiştirebilir.