İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) ve Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği (ACLU), Çarşamba günü yayımladıkları 84 sayfalık ortak raporda, Teksas'ın El Paso kentindeki Fort Bliss askeri üssünde bulunan Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) tesisinde gözaltına alınan düzensiz göçmenlerin sistematik olarak dövüldüğü, istismar edildiği ve tıbbi bakımdan mahrum bırakıldığı suçlamalarında bulundu.
Fort Bliss'te Neler Oluyor?
"Ya Sınırdışı Edilip Çıkarsın ya da Ölürsün" başlıklı raporda, 2021 ile 2023 yılları arasında tesiste kalan 84 eski gözaltı tanığının ifadelerine yer verildi. Görgü tanıkları, gardiyanların gözaltındakilere sebepsiz yere yumruk ve tekme attığını, elektroşok cihazları kullandığını ve tecrit hücrelerinde saatlerce bekletildiklerini anlattı. Raporda ayrıca, tıbbi müdahale taleplerinin sıklıkla reddedildiği, diyabet ve hipertansiyon gibi kronik hastalığı olan göçmenlerin ilaçlarını alamadığı belirtildi. Fort Bliss tesisi, ABD ordusuna ait alanlarda geçici olarak kurulmuş en büyük sivil göçmen merkezlerinden biri olarak biliniyor.
HRW ve ACLU, ABD İç Güvenlik Bakanlığı'na (DHS) bağlı ICE'in, gözaltı standartlarını ihlal ettiğini ve soruşturma açılması gerektiğini vurguluyor. Raporda, "Bu merkez, insan onuruna yakışmayan koşulların ve keyfi şiddetin bir örneği haline gelmiştir" ifadesi kullanıldı. ICE sözcüsü ise iddiaları reddederek, "Tesislerimiz federal yasalara ve insani standartlara uygun şekilde yönetilmektedir. Herhangi bir ihlal tespit edilmesi halinde gerekli adımlar atılır" dedi.
Sınır Politikası ve İnsan Hakları Krizi
Bu rapor, ABD'de başkanlık seçimleri yaklaşırken göçmenlik politikasının yeniden ateşli bir tartışma konusu haline geldiği bir dönemde yayımlandı. Özellikle Teksas Valisi Greg Abbott'un sınır güvenliği önlemlerini sertleştirmesi ve eyalet polisinin göçmenleri tutuklaması, federal hükümetle eyalet arasında hukuki bir mücadeleye yol açmıştı. HRW'nin kıdemli araştırmacısı John Raphling, "Fort Bliss, daha büyük bir insan hakları krizinin sadece bir parçası. ABD, göçmenleri cezalandırmak yerine korumak zorunda" dedi.
Uluslararası Af Örgütü de rapora destek vererek, ABD Kongresi'ne bağımsız bir denetim mekanizması kurulması çağrısı yaptı. Benzer iddialar, Arizona ve Kaliforniya'daki diğer ICE tesisleri için de daha önce dile getirilmişti. Uzmanlar, bu tür raporların gözaltı koşullarının iyileştirilmesi için kamuoyu baskısı yaratmasını umuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin de sıkça karşılaştığı göçmen hakları ihlalleri tartışmalarına benzer bir örnek oluşturuyor. Her ne kadar ABD iç politikasına ait bir mesele olsa da, uluslararası insan hakları örgütlerinin bu tür raporları, küresel göç yönetiminde hesap verebilirliğin önemini hatırlatıyor. Türkiye, düzensiz göçle mücadele ederken sınır güvenliği ile insan hakları arasında denge kurmaya çalışıyor. ABD'de yaşanan bu olay, benzer baskılar altındaki tüm ülkeler için gözaltı koşullarının denetlenmesi gerektiğine dair bir uyarı niteliği taşıyor. Ayrıca, Türkiye'nin AB ile yaptığı göç anlaşması kapsamında, göçmenlerin insani koşullarda barındırılması yükümlülüğü bulunuyor; bu rapor, bu yükümlülüğün ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.