ABD'nin Tennessee eyaleti, ağır sağlık sorunları bulunan çocuklarına bakmak için devlet destekli bir sağlık programına kayıtlı göçmen aileleri insanlık dışı bir ikilemle karşı karşıya bırakıyor. Eyalet yetkilileri, bu ailelere ya sağlık programından gönüllü olarak ayrılma ya da sınır dışı edilme riskini göze alma seçeneği sunuyor. Bir anne, 10 yaşındaki oğlunun ağır spina bifida (omurga yarığı) hastalığı nedeniyle hayati önem taşıyan tedaviyi kaybetmemek için programdan çekildiğini duyurdu.
Gelişmenin arka planı
Tennessee'nin bu uygulaması, ABD'deki göçmen politikalarının en tartışmalı yönlerinden birini daha gün yüzüne çıkarıyor. Eyalet, düşük gelirli ailelere sağlık sigortası sağlayan Medicaid programının bir parçası olan CoverKids programına kayıtlı göçmen ailelerin, çocuklarının sağlık durumu ne olursa olsun programdan ayrılmalarını talep ediyor. Aksi takdirde, ailelerin ikamet statülerinin sorgulanacağı ve sınır dışı edilme sürecinin başlatılabileceği belirtiliyor.
Söz konusu anne, oğlunun doğuştan gelen spina bifida hastalığı nedeniyle sürekli tıbbi bakıma ihtiyaç duyduğunu ve CoverKids programının bu tedaviyi karşıladığını ifade etti. Ancak eyaletin baskısıyla programdan ayrılmak zorunda kaldığını ve şimdi oğlunun tedavisi için alternatif bir yol bulmaya çalıştığını söyledi. Bu durum, sağlık hizmetlerine erişimin göçmen aileler için nasıl bir lüks haline geldiğini ve çocukların hayatlarının nasıl siyasi kararların kurbanı olduğunu gözler önüne seriyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Tennessee'deki bu uygulama, sadece bir eyaletin politikası olmanın ötesinde, ABD genelindeki göçmen karşıtı söylem ve politikaların bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Özellikle son yıllarda, ABD'deki bazı eyaletler, yasadışı göçü caydırmak amacıyla sağlık, eğitim ve sosyal hizmetlere erişimi kısıtlayan yasalar çıkarmıştır.
Bu tür politikalar, uluslararası alanda da eleştirilere yol açıyor. İnsan hakları örgütleri, çocukların sağlık hizmetlerine erişiminin engellenmesinin uluslararası sözleşmelere aykırı olduğunu vurguluyor. Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, her çocuğun mümkün olan en yüksek sağlık standardına erişme hakkını güvence altına alıyor. Tennessee'nin bu uygulaması, ABD'nin küresel çaptaki insan hakları imajına da gölge düşürüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Her ne kadar bu haber doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, küresel göç ve insan hakları bağlamında önemli dersler içermektedir. Türkiye, Suriyeli mülteciler başta olmak üzere büyük bir göçmen nüfusuna ev sahipliği yapmakta ve bu bireylerin sağlık hizmetlerine erişimi konusunda uluslararası yükümlülüklerini yerine getirmeye çalışmaktadır. Tennessee'deki bu uygulamanın yarattığı insani kriz, göçmen politikalarının insan hakları temelinde şekillendirilmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatmaktadır. Türkiye'nin, özellikle çocukların sağlık hakkını koruyan politikalar izlemesi, hem ulusal mevzuat hem de uluslararası taahhütler açısından büyük önem taşımaktadır. Aksi takdirde benzer insanlık dışı ikilemlerin başka coğrafyalarda da yaşanması kaçınılmaz olabilir.